& 3B efektler:& Просторові ефекти:
& 3B efektler:& Триизмерни ефекти:
& 3B efektler:ثلاثي الأبعاد:
3B Gölge & Efektleri3D 그림자 효과( E)
3B Gölge & Efektleri3D schaduweffecten
3B Gölge & Efektleri3D-Schatteneffekte
3B Gölge & Efektleri3D skuggeffekter
3B Gölge & Efektleri3D- skyggeeffekter
3B Gölge & Efektleri3D tieňové & Efekty
3B Gölge & Efektleri3D シャドウエフェクト(E)
3B Gölge & Efektleri& Efectos de sombra 3D
3B Gölge & Efektleri& Efeitos 3D de Sombra
3B Gölge & Efektleri& Efekty cieni 3D
3B Gölge & Efektleri& Effets d'ombre 3D
3B Gölge & Efektleri& Effetti di ombre 3D
3B Gölge & Efektleri& Εφέ 3D Σκιάς
3B Gölge & Efektleri& Ефекти тривимірної тіні
3B Gölge & EfektleriТриизмерни & сенки
3B Gölge & Efektleriثلاثي الأبعاد ظل التأثيرات
42 elde edilmiş. Efe:Prímszámokat, természetesen.
7.50 won lütfen. Efendim?Κάνουν $7.50 παρακαλώ.
7.50 won lütfen. Efendim?الحساب 7.5 دولار
7 de bir asal sayı. Efe:3 επί 7 και το 7 είναι πρώτος αριθμός και τελειώσαμε.
7 de bir asal sayı. Efe: Evet.3 vezes 7 e, em seguida, 7 é primo e seu Ben feito: isso é certo!
7 de bir asal sayı. Efe: Evet.7이 소수이니 이제 계산이 끝났습니다
7 de bir asal sayı. Efe: Evet.Jep, 3 går op i 21 7 gange.
7 de bir asal sayı. Efe: Evet.サル: ここの答えには,2 がもうここにあるので, ここに書くのは
Aaah,neyleri efendim?Así que me puedes chupar...
Aaah,neyleri efendim?Vos quoi boss?
Aaah,neyleri efendim?אלה מה, אדוני?
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim.Igen, maga vette észre először.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim.Karl, ta god tid på dig.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim. Siz kesinlikle ilksiniz.Sim, foi de facto o primeiro.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim.Tak, z pewnością byłeś pierwszy.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim.Ud. definitivamente es el primero.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim.Да, вие сте първият.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim."אני רוצה לקרוא לה "דוטי .על שם אשתי
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Al acercarse al otro, le dijo lo mismo; y él respondió diciendo: "¡Sí, señor, yo voy!" Y no fue
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.A másikhoz is odamenvén, hasonlóképen szóla. Az pedig felelvén, monda: Én elmegyek, uram; de nem méne el.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.A pristúpiac k druhému povedal mu to isté. A ten odpovedal a riekol: Idem, pane; ale neišiel.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.A przystąpiwszy do drugiego, rzekł także; a on odpowiadając rzekł: Ja idę, panie! ale nie szedł.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.In pristopivši k drugemu, reče ravno tako. On pa odgovori in reče: Pojdem, gospod! A ni šel.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.I přistoupiv k druhému, řekl jemu též. A on odpověděv, řekl: Jdu, pane. A nešel.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.둘째 아들에게 가서 또 이같이 말하니 대답하여 가로되 싫소이다 하더니 그 후에 뉘우치고 갔으니
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Och han kom till den andre och sade sammalunda. Då svarade denne och sade: 'Ja, herre'; men han gick icke,
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Og han gikk til den andre og sa det samme til ham. Han svarte: Ja, herre! men gikk ikke.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Og han gik til den anden og sagde ligeså. Men han svarede og sagde: Ja, Herre! og gik ikke derhen.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Rivoltosi al secondo, gli disse lo stesso. Ed egli rispose: Non ne ho voglia; ma poi, pentitosi, ci andò
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.S`adressant à l`autre, il dit la même chose. Et ce fils répondit: Je veux bien, seigneur. Et il n`alla pas.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.S'a dus şi la celălalt, şi i -a spus tot aşa. Şi fiul acesta a răspuns: ,Mă duc, doamne!` Şi nu s'a dus.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Und er ging zum andern und sprach gleichalso. Er antwortete aber und sprach: Herr, ja! -und ging nicht hin.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Και ελθων προς τον δευτερον ειπεν ωσαυτως. Και εκεινος αποκριθεις ειπεν Εγω υπαγω, κυριε και δεν υπηγε.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Дойде и при втория, комуто каза същото. И той в отговор каза: Аз ще ида, господине! Но не отиде.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.И подойдя к другому, он сказал то же.Этот сказал в ответ: иду, государь, и не пошел.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.І, прийшовши до другого, рече так само. Він же, озвавшись, сказав: Ійду, Господи; та й не пійшов.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.ויגש אל השני וידבר כזאת גם אליו ויען ויאמר הנני אדני ולא הלך׃
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.وجاء الى الثاني وقال كذلك. فاجاب وقال ها انا يا سيد. ولم يمض.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.又 來 對 小 兒 子 也 是 這 樣 說 、 他 回 答 說 、 父 阿 、 我 去 . 他 卻 不 去
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.又 來對 小 兒子 也 是 這樣說 、 他 回答 說 、 父阿 、 我 去 . 他 卻不去
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.A gdym ja to słyszał a nie zrozumiałem, rzekłem: Panie mój! cóż za koniec będzie tych rzeczy?