efe ile cümle
efe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
1963'te bu kategori En İyi Görsel Efekt ve En İyi Ses Efekti olarak ikiye ayrıldı.En 1964, la catégorie fut scindée en Meilleurs effets visuels et Meilleurs effets sonores.
Efendiler ve atalar, 7 Kasım 680'de imparatorluk sarayında toplandılar.Les légats et les patriarches se rassemblèrent au palais impérial le 7 novembre 680.
Edip Bey (ya da Sarı Efe Edip Bey) (ö.Il est seigneur de Versols et autres places.
İnceleme ayrıca oyun aydınlatması ve parçacık efektlerini övdü.La revue a également loué l'éclairage du jeu et les effets de particules.
Efendi ilk defa ortaya çıktığında, Sunnydale'in altındaki Cehennem Ağzı'nda kapalı kalmıştır.Quand il rencontre le Maître, celui-ci est déjà piégé dans la Bouche de l'Enfer de Sunnydale.
RÇ: "Ama öldü efendim" dedi.Le docteur a dit : « Il l'a fait, il est mort ».
Ken Ralston ve ekibi Indistrual Light&Magic şirketi, filmin görsel efektlerinden sorumluydu.Ken Ralston et son équipe d'Industrial Light & Magic s'occupent des effets spéciaux du film.
Sıklıkla, sesleri ve aranjmanları manipüle etmek için elektronik efektleri kullanılır.Souvent, la production peut induire des effets électroniques pour manipuler les sons et arrangements.
O gülmüş: "Hayır efendim.Mais il m'a répondu en riant : “Ah non !
İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.Je vous en supplie, mon lieutenant.
Mahmûd Trabzonî Efendi’den tarîkatı tamamlayarak yola girmiş ve öğretme icazetnamesi (izin belgesi) almıştır.Hârûn ar-Rachîd interdisait, en vain, aux médinois de lui rendre visite et de suivre son enseignement.
Suların efendisi olarak adlandırılır.Ils sont décrits comme les maîtres des eaux.
Galip Efendi, Cidde'ye doğru çekilmek zorunda kaldı.Le roi fut donc contraint de se retirer bredouille.
Ben hemen var efendim dedim.J'ai accepté immédiatement.
Efesli İoannes, üç Augusta'nın Büyük Saray'da yaşadıklarını belirtir.Jean d'Éphèse mentionne ainsi que les trois Augustas vivaient dans le Grand Palais.
Bu efekt Lense–Thirring olarak bilinir.Ce phénomène est appelé effet Lense-Thirring.
Suların Efendisi Ulmo, Arda'nın köklerinin altında Vaiya'da yaşar.Ulmo le Seigneur des eaux demeure en Vaiya, sous les racines d'Arda.
Efesli İoannes'e göre, Tiberius her akşam onların yanına gidip, her sabah Büyük Saray'a dönüyordu.Selon Jean d'Éphèse, Tibère allait leur rendre visite chaque soir puis revenait au Grand Palais le matin venu.
Şeyhülislamlık yapmış olan Zekeriyazade Yahya Efendi oğludur.Il est le fils de Joseph Élie, cultivateur, et d'Éloïse Bélisle.
Ayni gün Sirukuzalı Antifolus kardeşini aramak için Efes'e gelir.Ce même jour, Antipholus arrive à Éphèse, à la recherche de son frère.
Amiş Efendi'nin talebesi.La plainte d'un ami.
Osman Bayezid Efendi hiç evlenmedi ve çocuğu yoktu.Osman Bayezid Osmanoğlu ne s'est jamais marié et n'a pas d’enfants.
Engin Arslan, Çocuklar İçin Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)Puissions-nous être pardonnés - A.M. Homes.
Yüzüklerin Efendisi Kral'ın DönüşüLe Seigneur des anneaux : Le Retour du roi.
Üftade'ye talebe olmak arzusuyla yanına gidince şu cevabı aldı: "Yazıklar olsun ey Kâdı Efendi!Lorsque, en descendant, on lui demanda le résultat de son affaire, il répétait : “Il m'a traité de lâche !”
Altı görsel efekt firması bu projede çalıştı.Six projectionnistes y travaillent.
Çeşmiahu Hanım Efendi.Monsieur Mademoiselle Mesdames Dame Milady
Ronin, efendisiz kalmış Samuray.Ryonosuke est un samouraï sans scrupules.
Kabri Küçük Emir Efendi yakınındadır.Il est proche du régime Seignalet.
Efes Pilsen, Türkiye'de üretilen bir bira markası.Efes Pilsen est une marque de bière produite en Turquie par le groupe Efes Beverage Group.
Burada efektif talebi mutlak talebten ayırmak gerekmektedir.En ce sens la théorie demande de concéder l’existence d’absolues.
Theodosios ve oğlu keşiş olarak Efes'te bir manastıra çekildiler.Théodose et son fils reçoivent l'autorisation de se retirer dans un monastère comme moines.
Şarkının girişinde Roger Linn tarafından geliştirilen Adrenalinn efekt işlemcisi kullanıldı.Il a participé à la conception de l'Adrenalinn, un processeur d'effets créé par Roger Linn.
Küskünüm efendim.""宗 氏."
Efektleri Ray Harryhausen tasarlamıştır.L'information a été confirmée par Ray Harryhausen lui-même...
Afiyetinizi temenni ederim efendim.Batissez votre avenir.
Eser Reisülküttab Ebubekir Efendi'ye ithaf edilmiştir.L’acte est passé chez Maître Passez.
Meclis Başkanı: Ne gibi efendim?Adamo : Vous permettez, Monsieur ?
18 Ocak 1971'de Avusturya, Eferding'de öldü.Il meurt à Eferding, le 18 janvier 1971.
Aynı zamanda Efes bu hakkı beş defa kazanmıştır.Velež l'a gagné 15 fois.
Sami Efendi.Antoine Mestre.
Ebûishakzâde Esad Efendi Divânı.Par le sieur Daudiguier.
Ahmet Mithat Efendi, sözlü halk hikâyeciliğinden eserlerinde bol bol faydalandı.C. Delores Tucker a eu une longue histoire dans le mouvement des droits civiques.
Fakat Efesliler kendini hiç tanımadıklarını söylerler.Les terriens disent eux-mêmes ne jamais avoir entendu parler d'eux.
''Efendi'' olarak hitap edilirler.Ils sont surnommés « les seigneurs ».
Germiyanzâde Şeyh Yakub Efendi veya Yakub-ı Germiyani (d.Al Amâlî de Abû Tâlib Yahyâ.
Fakat Dede Efendi'nin başına ilginç hadiseler geliyor.Chez Vince, il se passe des choses étranges.
Oğlu Mehmed Bedreddin Efendi iki yaşında vefat etti.Son fils Malik al-Mansour lui succède à l’âge de neuf ans.
Bir yandan da Giritli Kutbi Efendi’den Osmanlı şiirini öğrendi; ilk şiirini 14 yaşında yazdı.Jacques Herman est aussi poète, il a publié ses premiers poèmes à l'âge de 15 ans.
Ayrıca kendisi Efendi Hazretleri'dir.Le voici maître lui aussi.
Evenor'un oğlu Efesli Parrhasius (Παρράσιος), Antik Yunanistan'ın en tanınmış ressamlarından biriydi.Parrhasios (en grec ancien Παρράσιος) est l'un des peintres les plus célèbres de la Grèce antique.
Bir sonuç olarak güven (ve ona bağlı olan güven aralığı) sadece efekt hacmine "bağımlı değildir".Il n'y a vraiment qu'un seul moyen de s'en sortir : c'est de ne pas tomber ».
Efes, antik çağdaki önemini yalnızca buna borçlu değildir.La précocité de Thérèse, au regard des habitudes de l'époque, n'est donc pas exceptionnelle.
Nick Davis de görsel efekt süpervizörüydü.En fait, Donald Pierce survécut aussi.
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.Ces vassaux devaient prêter foi et hommage au seigneur.
Kariyerinin en parlak dönemlerini Cibona Zagreb ve Efes Pilsen'de geçirmiştir.Il a passé le plus clair de sa jeunesse à Saskatchewan et Alberta.
Yapım esnasında 500 galondan fazla sahte kan özel efektler için kullanıldı.Pour tout le tournage, plus de 200 litres de faux sang furent donc utilisés.
Şeyhülislam Feyzullah Efendi'nin soyundandır."Les origines du despotat d'Épire.
Karşıtı efendi ahlakıdır.La honte l'oppresse.
Bir tür yazılım modülü olan VST'ler enstrüman ve efekt eklentileri olarak ikiye ayrılır.Les nazis jouent sur un double registre, alliant propagande et répression.