Ana içeriğe geç
Sözlük

edo ile cümle

edo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.тогда смутились князья Едомовы, трепет объял вождей Моавитских, уныли все жители Ханаана.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.אז נבהלו אלופי אדום אילי מואב יאחזמו רעד נמגו כל ישבי כנען׃
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.حينئذ يندهش امراء ادوم. اقوياء موآب تأخذهم الرجفة. يذوب جميع سكان كنعان.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.那 時 以 東 的 族 長 驚 惶 、 摩 押 的 英 雄 被 戰 兢 抓 住 、 迦 南 的 居 民 、 心 都 消 化 了
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.那 時以東 的 族長驚惶 、 摩押 的 英雄 被 戰兢 抓住 、 迦南 的 居民 、 心都 消化 了
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.( 22 : 48 ) Bấy_giờ , dân Ê - đôm không có vua , có một quan trấn_thủ cai_trị .
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.(22:48) Bấy giờ, dân Ê-đôm không có vua, có một quan trấn thủ cai trị.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.(22:48) Il n`y avait point de roi en Édom: c`était un intendant qui gouvernait.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.22:48 Und es war kein König in Edom; ein Landpfleger war König.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.[22:48] V Edomu pa ni bilo kralja, namestnik je vladal.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.A férfi paráznákat is, a kik még megmaradtak volt az õ atyjának, Asának idejébõl, kiûzte az országból.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.Aj ostatok zasvätených smilstvu, ktorí boli pozostali za dní Azu, jeho otca, odpratal zo zeme.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.De sidste af Mandsskøgerne, som var tilbage fra hans Fader Asas Tid, udryddede han af Landet.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.Egli spazzò via dalla regione il resto dei prostituti sacri, che esistevano al tempo di suo padre Asa
Edomlular, İsmaililer, Moavlılar, Hacerliler,Las tiendas de Edom, los ismaelitas, Moab, los hagrienos
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.Han utrotade ock ur landet de tempelbolare som ännu funnos där, vilka hade lämnats kvar i hans fader Asas tid.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.Han utryddet også av landet de tempel-bolere som var blitt tilbake i hans far Asas dager.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.În Edom nu era împărat pe atunci: cîrmuia un dregător.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.그 때에 에돔에는 왕이 없고 섭정왕이 있었더라
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.Nesse tempo não havia rei em Edom; um vice-rei governava.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.No había entonces rey en Edom; sólo había un gobernador de parte del rey
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.Ten ostatky ohyzdných sodomářů, kteříž ještě pozůstali za dnů Azy otce jeho, vyplénil z země.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.Ten wyplenił z ziemi ostatek Sodomczyków, którzy byli pozostali za dni Azy, ojca jego.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.Τοτε δεν υπηρχε βασιλευς εν Εδωμ διοικητης ητο βασιλευς.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.В Идумее тогда не было царя; был наместник царский.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.В това време нямаше цар в Едом, но наместник царуваше.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.ומלך אין באדום נצב מלך׃
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.ولم يكن في ادوم ملك. ملك وكيل.
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.那 時 以 東 沒 有 王 、 有 總 督 治 理
Edomda kral yoktu, yerine bir vekil bakıyordu.那 時以 東沒 有 王 、 有 總督 治理
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.A obráceni budou potokové její v smolu, a prach její v siru, a země její obrátí se v smolu hořící.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.A tak budú obrátené jej potoky na smolu a jej prach na síru, a jeho, Edomova zem sa obráti na horiacu smolu.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Da werden Edoms Bäche zu Pech werden und seine Erde zu Schwefel; ja sein Land wird zu brennendem Pech werden,
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.De rivieren van Edom zullen gevuld zijn met brandende pek en de grond zal met vuur zijn bedekt.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Edomin purot muuttuvat pieksi ja sen multa tulikiveksi; sen maa tulee palavaksi pieksi.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.És változnak patakjai szurokká, és pora kénkõvé, és lészen földe égõ szurokká.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.In potoki Edomovi se premene v smolo in prah njegov v žveplo, in zemlja njegova bo kakor goreča smola.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.I obrócą się potoki jej w smołę, a proch jej w siarkę, a ziemia jej obróci się w smołę gorejącą;
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.I torrenti di quel paese si cambieranno in pece, la sua polvere in zolfo, la sua terra diventerà pece ardente
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.에돔의 시내들은 변하여 역청이 되고 그 티끌은 유황이 되고 그 땅은 불 붙는 역청이 되며
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Og Edoms bekker skal bli til bek, og dets jord til svovel; dets land skal bli til brennende bek.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Sus arroyos se convertirán en brea, y su polvo en azufre. Su tierra llegará a ser brea ardiente
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.И превратятся реки его в смолу, и прах его – в серу, и будет земля его горящею смолою:
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Потоците на Едом ще се превърнат в смола. И пръстта му в сяра, И земята му ще стане пламтяща смола
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.ונהפכו נחליה לזפת ועפרה לגפרית והיתה ארצה לזפת בערה׃
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.وتتحول انهارها زفتا وترابها كبريتا وتصير ارضها زفتا مشتعلا.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.以 東 的 河 水 要 變 為 石 油 、 塵 埃 要 變 為 硫 磺 、 地 土 成 為 燒 著 的 石 油
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.以東 的 河水 要 變為 石油 、 塵埃 要 變為 硫磺 、 地土 成 為燒 著 的 石油
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.A gdy nie chciał Edom pozwolić Izraelowi przejścia przez granice swoje, tedy Izrael uczynił odwrót od niego.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Ainsi Édom refusa de donner passage à Israël par son territoire. Et Israël se détourna de lui.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Also weigerten sich die Edomiter, Israel zu vergönnen, durch ihr Gebiet zu ziehen. Und Israel wich von ihnen.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Assim recusou Edom deixar Israel passar pelos seus termos; pelo que Israel se desviou dele.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Astfel Edom n'a vrut să lase pe Israel să treacă prin ţinutul lui. Şi Israel s'a abătut dela el.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Ấy vậy , Ê - đôm không cho_phép Y-sơ-ra-ên đi ngang bờ_cõi mình ; Y-sơ-ra-ên trở đi khỏi người .
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Ấy vậy, Ê-đôm không cho phép Y-sơ-ra-ên đi ngang bờ cõi mình; Y-sơ-ra-ên trở đi khỏi người.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Como Edom rehusó dejar pasar a Israel por su territorio, Israel se alejó de ellos
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Così Edom rifiutò a Israele il transito per i suoi confini e Israele si allontanò da lui
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Då alltså Edom icke tillstadde Israel att tåga genom sitt område, vek Israel av och gick undan för honom.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Da Edom således formente Israel at drage igennem sine Landemærker, bøjede Israel af og drog udenom.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Když tedy nedopustil Edom Izraelovi, aby přešel meze jeho, uchýlil se Izrael od něho.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod