Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Tako pričate sami zoper sebe, da ste sinovi teh, ki so morili proroke.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Täyttäkää siis te isäinne mitta.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.U erkent dus dat u zonen bent van hen, die de profeten hebben vermoord.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Vous témoignez ainsi contre vous-mêmes que vous êtes les fils de ceux qui ont tué les prophètes.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ωστε μαρτυρειτε εις εαυτους οτι εισθε υιοι των φονευσαντων τους προφητας.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Сим же сьвідкуєте самі на себе, що ви сини тих, що вбивали пророків.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Така щото свидетелствувате против себе си, че сте синове на ония, които избиха пророците.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.таким образом вы сами против себя свидетельствуете, что вы сыновья тех, которые избили пророков;
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.ובכן תעידו על נפשכם כי בנים אתם לרוצחי הנביאים׃
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.فانتم تشهدون على انفسكم انكم ابناء قتلة الانبياء.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.這 就 是 你 們 自 己 證 明 、 是 殺 害 先 知 者 的 子 孫 了
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.這 就 是 你 們 自己 證明 、 是 殺害 先 知者 的 子孫了
Böylemi yolculuk ediyorsun?Господи, ты так собираешься ехать?
- Bu çerçeve niye boş diye merak ediyorsunuzdur. - Hayır.Ti domanderai perché questa cornice č vuota... -No.
- Bu çerçeve niye boş diye merak ediyorsunuzdur.Je bent verwonderd dat die lijst leeg is nietwaar?
- Bu çerçeve niye boş diye merak ediyorsunuzdur.On miał żonę i dziecko.
- Bu çerçeve niye boş diye merak ediyorsunuzdur.- Určite sa pýtate, prečo je ten rám prázdny.
- Bu çerçeve niye boş diye merak ediyorsunuzdur.- Určitě se ptáte, proč je ten rám prázdný.
- Bu çerçeve niye boş diye merak ediyorsunuzdur.Сигурно се питате защо е празна рамката.
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu birAceaste, aşa cum mulţi dintre voi aţi ghicit, este o cutie de bere recent golită din Portugalia.
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu birEsto, como muchos habrán adivinado es una
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu bir이것은, 많은 분들이 짐작하셨겠지만, 바로
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu birQuesta come avrete potuto indovinare è una
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu birTo, jak większość z Was się pewnie domyśliła, jest ostatnio opróżniona puszka piwa w Portugalii.
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu birVật này, như quý vị có thể đã đoán được,
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu birКакто много от вас вероятно са се сетили, това е наскоро изпразнена бирена кутия в Португалия.
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu birЭто, как многие из вас возможно догадались, это недавно опустошенная банка пива в Португалии.
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu birזאת, כפי שרבים מכם ודאי ניחשו, היא
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu birهذا,كما يكون قد خمن الكثير منكم, هو
Bu, çok büyük olasılıkla siz tahmin ediyorsunuz, bu birこれは、誰が見ても当然ですが ポルトガルで撮った 飲み干したばかりのビール缶です
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Apa maksudmu kamu akan meninggalkan rumah ini?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Che vuol dire che stai per lasciare questa casa?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Co masz na mysli mówiąc, że się "wyprowadzasz"?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Čo myslíš tým, že sa odsťahuješ?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Con nói dọn ra khỏi nhà là sao hả?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Cum adica pleci de acasa?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Que veux-tu dire quand tu parles de quitter la maison ?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Vad menar du att du lämnar detta hus?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Was meinst du,du verlässt dieses Haus?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Wat bedoel je dat je uit dit huis gaat vertrekken?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Τι εννοείς ότι φεύγεις απ'αυτό το σπίτι;
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?Хочешь сказать, ты оставляешь этот дом?
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?مالذي تقصده بمغادرة هذا المنزل ؟
Bu evi terk ediyorsun da ne demek?今まで 両親によくしてもらったよね
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti. "Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""Esto es realmente un misterio", comenté. "¿Qué crees que significa?"
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti. "Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""이것은 실제로 신비이다,"내가 언급. "당신은 의미 무슨 생각을 하는거야?"
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti. "Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""זו אכן תעלומה," ציינתי. "מה אתה לדמיין כי זה אומר?"
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti. "Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""هذا هو في الواقع لغزا ،" لاحظ أنا. "ماذا تتصور أن ذلك يعني؟"
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti. "Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""私はまだデータがありません。それは前に理論化する資本の誤りです
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Ați clădit lucruri fantastice având-o la bază, mizând pe ea că este tare ca piatra.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Ci hai costruito sopra cose fantasiose, fidandoti che fosse stabile come una roccia.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Construímos coisas fantasiosas em cima dele, porque acreditámos que era sólido como uma rocha.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Des théories fantasques se sont construites autour en le considérant comme une pierre angulaire.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Fantazmagóriákat építettünk rá, bízva benne, hogy sziklaszilárd.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Je hebt er elegante constructies bovenop gebouwd, omdat je ervan uit gaat dat het rotsvast is.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.그 위에서 기발한 것들을 세웠습니다. 바위처럼 단단하다고 의지하면서요.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Man har bygget smukke ting ovenpå det, i forvisningen om, at det var bundsolidt.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Man har konstruerat fantasifulla saker på det, förlitat sig på det som om det var gjort av sten.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Na nim zbudowano wymyślne teorie, był solidny jak skała.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Přidávali jste k němu další zvláštní věcičky, spoléhaje na to, že je pevné jako skála.