Bir noktada numaranın kime yapıldığını merak ediyorsunuz.Οπότε στο σημείο αυτό αρχίζεις να αναρωτιέσαι ποιός πραγματικά εξαπατάται.
Bir noktada numaranın kime yapıldığını merak ediyorsunuz.В този момент почваш да се чудиш, кой точно кого се опитва да изиграе.
Bir noktada numaranın kime yapıldığını merak ediyorsunuz.Именно тогда начинаешь задумываться, над кем на самом деле пошутили.
Bir noktada numaranın kime yapıldığını merak ediyorsunuz.Тоді я задумалася, хто кого розігрує насправді.
Bir noktada numaranın kime yapıldığını merak ediyorsunuz.בשלב הזה את מתחילה לחשוב, מי באמת עובד על מי.
Bir noktada numaranın kime yapıldığını merak ediyorsunuz.في هذه النقطة بدات اتسائل على من تنطلي هذه الخدعة كل يوم يا ترى ؟
Bir noktada numaranın kime yapıldığını merak ediyorsunuz.とにかく 色を区別できた人たちは
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Aspettate un'ora, ma la buona notizia è che aiutate a salvare il pianeta, e comunque, l'elettricità è gratis.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Chờ 1 tiếng đi, nhưng có sao đâu, bạn đang cứu Trái Đất. Vả lại, điện miễn phí mà.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.한 시간은 기다려야 합니다. 좋은 소식은 당신이 지구 환경을 지킨다는 것이고,
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Mutta hyvät uutiset, kun odotat tunnin, autat pelastamaan planeetan, ja muuten, sähkö on ilmaista.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Poczekaj godzinę, ale dobre wieści to, że pomagasz ratować planetę, a poza tym prąd jest za darmo.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Vent en time, men den gode nyhed er, man hjælper med at redde planeten, og for øvrigt, er strømmen gratis.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Wacht een uur, maar zo help je wel de planeet redden.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Περίμενε μια ώρα, αλλά τα καλά νέα είναι, βοηθάς στη διάσωση του πλανήτη, και επιπλέον, το ρεύμα είναι δωρεάν.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.חכה שעה, אבל הבשורות הטובות הן, שאתה עוזר להציל את כוכב הלכת,
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.صحيح أنك تنتظر ساعة، لكن الخبر السار أنك تنقذ الكوكب
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.貢献できることで おまけに電気がタダになって 一文も払わなくていいと
Bir şekilde hareket ediyorsunuz.Aţi văzut tot ce fac oamenii aceia din video.
Bir şekilde hareket ediyorsunuz.아까 영상 속의 사람들이
Bir şekilde hareket ediyorsunuz.Widzieliście ludzi na filmie,
Bir şekilde hareket ediyorsunuz.ראיתם את כל הדברים שאנשים עושים
Bir şekilde hareket ediyorsunuz.رأيتم جميع الأشياء التي كان يقوم بها الناس
Bir şekilde hareket ediyorsunuz.いろんなことをしていましたね
Bir şeyi merak ediyorum. 10. yıl kutlaması hakkında çoktan konuştuk. Neyi merak ediyorsun?Защо закъсня толкова?
Bir sinema emektarının burada ne yaptığını merak ediyorsunuz.여러분은 생각하시겠죠. 저 영화 장사치가 저기서 뭘 하려 하나?
Bir sinema emektarının burada ne yaptığını merak ediyorsunuz.Piensan, ¿qué hace aquí una estrella de cine?
Bir sinema emektarının burada ne yaptığını merak ediyorsunuz.Premýšľate, čo robí chlap z filmu práve tu.
Bir sinema emektarının burada ne yaptığını merak ediyorsunuz.Sie denken, was macht ein Filmehändler hier?
Bir sinema emektarının burada ne yaptığını merak ediyorsunuz.State pensando: cosa ci fa qui un mercante di film?
Bir sinema emektarının burada ne yaptığını merak ediyorsunuz.Vă întrebați ce caută un om de film aici?
Bir sinema emektarının burada ne yaptığını merak ediyorsunuz.Vous pensez, qu'est-ce qu'un représentant du cinéma fait ici?
Bir sinema emektarının burada ne yaptığını merak ediyorsunuz.Σκέφτεστε, "Τι κάνει εδώ ένας έμπορος ταινιών?"
Bir sırayı takip ediyorsunuz--ama kolaylık olsun diye şöyle hatırlayın--Donc on prend la premiere rangee et on multiplie chaque terme par
Bir sırayı takip ediyorsunuz--ama kolaylık olsun diye şöyle hatırlayın--사실 아무 행으로나 갈 수 있지만-- 간단하게 하기 위해 이렇게 하는 방법을 기억해두세요.
Bir sırayı takip ediyorsunuz--ama kolaylık olsun diye şöyle hatırlayın--Můžete vlastně jít přes libovolný řádek-- ale jen pro jednoduchost, zapamatujte si tuto cestu.
Bir sırayı takip ediyorsunuz--ama kolaylık olsun diye şöyle hatırlayın--Si lo aplicas esto a esto, obtienes el matriz de cofactores.
Bir sırayı takip ediyorsunuz--ama kolaylık olsun diye şöyle hatırlayın--عبرتم-- يمكنكم عبور اي صف --لكن من اجل التبسيط، تذكروه بهذه الطريقة
Bir sırayı takip ediyorsunuz--ama kolaylık olsun diye şöyle hatırlayın--このように覚えるのが、わかりやすいです。 1行目の各項に関連する余因子行列を掛けて、
Böylece bir renk dizisi elde ediyorsunuz; tıpkı bir çelenk gibi bir çember haline sokulmuş vaziyette.둥글게 만들어 화관같이 만든 것이나..
Böylece bir renk dizisi elde ediyorsunuz; tıpkı bir çelenk gibi bir çember haline sokulmuş vaziyette.Получается палитра, из которой можно выложить круг, похожий на гирлянду.
Böylece bir renk dizisi elde ediyorsunuz; tıpkı bir çelenk gibi bir çember haline sokulmuş vaziyette.ושם אותו במעגל כמו זר.
Böylece bir renk dizisi elde ediyorsunuz; tıpkı bir çelenk gibi bir çember haline sokulmuş vaziyette.و تضعه في دائرة كإكليل.
Böylece bir renk dizisi elde ediyorsunuz; tıpkı bir çelenk gibi bir çember haline sokulmuş vaziyette.これを作った子が言ったのは
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Altså give I eder selv det Vidnesbyrd, at I ere Sønner af dem, som have ihjelslået Profeterne.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Así dais testimonio contra vosotros mismos de que sois hijos de aquellos que mataron a los profetas
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Assim, vós testemunhais contra vós mesmos que sois filhos daqueles que mataram os profetas.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.A tak sami si vydávate svedoctvo, že ste synovia tých, ktorí povraždili prorokov.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.A tak świadczycie sami przeciwko sobie, że jesteście synowie tych, którzy proroki pozabijali.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ấy đó , các ngươi tự làm_chứng cho mình rằng thật_là con_cháu những người giết các đấng tiên_tri .
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ấy đó, các ngươi tự làm chứng cho mình rằng thật là con cháu những người giết các đấng tiên tri.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.e così testimoniate, contro voi stessi, di essere figli degli uccisori dei profeti
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Így hát magatok ellen tesztek bizonyságot, hogy fiai vagytok azoknak, a kik megölték a prófétákat.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Jadi kalian mengaku sendiri bahwa kalianlah keturunan orang-orang yang membunuh nabi-nabi
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.그러면 너희가 선지자를 죽인 자의 자손 됨을 스스로 증거함이로다
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Prin aceasta mărturisiţi despre voi înşivă că sînteţi fiii celor ce au omorît pe prooroci.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Protož osvědčujete sami proti sobě, že jste synové těch, kteříž proroky zmordovali.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Så gir I da eder selv det vidnesbyrd at I er deres barn som slo profetene ihjel;
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Så vittnen I då om eder själva, att I ären barn av dem som dräpte profeterna.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.So gebt ihr über euch selbst Zeugnis, daß ihr Kinder seid derer, die die Propheten getötet haben.