Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Katso minun vihollisiani, kuinka heitä on paljon, ja he vihaavat minua väkivaltaisella vihalla.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!내 원수를 보소서 저희가 많고 나를 심히 미워함이니이다
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Lásd meg ellenségeimet, mert megsokasodtak, és gyilkos gyûlölséggel gyûlölnek engem.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Lihatlah betapa banyak musuhku; mereka sangat membenci aku
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Mira cómo se han multiplicado mis enemigos, y con odio violento me aborrecen
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Obacz nieprzyjaciół moich, jako się rozmnożyli, a mają mię niesłusznie w nienawiści.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Olha para os meus inimigos, porque são muitos e me odeiam com ódio cruel.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Poglej sovražnike moje, veliko jih je, in z zlovoljnim sovraštvom me sovražijo.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Se därtill att mina fiender äro så många och hata mig med orätt.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Se hen til mine Fjender, thi de er mange og hader mig med Had uden Grund.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Se mine fiender, de er mange, og de hater mig med urettferdig hat.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Siehe, daß meiner Feinde so viel sind und hassen mich aus Frevel.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Vezi cît de mulţi sînt vrăjmaşii mei, şi cu ce ură mare mă urmăresc.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Vidz mojich nepriateľov, lebo ich je mnoho, a nenávidia ma ukrutnou nenávisťou.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Vois combien mes ennemis sont nombreux, Et de quelle haine violente ils me poursuivent.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Ziet U hoeveel vijanden ik heb en hoe hartgrondig zij mij haten?
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Ιδε τους εχθρους μου, διοτι επληθυνθησαν και μισος αδικον με εμισησαν.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Виж неприятелите ми, защото са много, И с люта ненавист ме мразят.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!ראה אויבי כי רבו ושנאת חמס שנאוני׃
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!انظر الى اعدائي لانهم قد كثروا. وبغضا ظلما ابغضوني.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!求 你 察 看 我 的 仇 敵 、 因 為 他 們 人 多 . 並 且 痛 痛 的 恨 我
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!求你 察看 我 的 仇敵 、 因為 他 們人多 . 並且痛痛 的 恨我
Düşünürseniz, bu finansal kurumlar da aslında borsa yükselirken daha çok kar ediyorlar.A všichni tito lidé mají prospěch, když akciové trhy rostou.
Düşünürseniz, bu finansal kurumlar da aslında borsa yükselirken daha çok kar ediyorlar.주식 시장이 오를 때 이러한 사람들 모두가 혜택을 받습니다.
Düşünürseniz, bu finansal kurumlar da aslında borsa yükselirken daha çok kar ediyorlar.Tous ces acteurs trouvent donc leur compte lorsque les Bourses sont en hausse.
Düşünürseniz, bu finansal kurumlar da aslında borsa yükselirken daha çok kar ediyorlar.明らかに、投資信託マネージャーは、、
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Chúng dự đoán các hậu quả dựa trên cảm giác và loại trừ nó đi.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Dzieci przewidują czuciowe konsekwencje i odejmują je.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Ellos predicen las consecuencias sensoriales y las sustraen.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Előrejelzik az érzékszervi következményt és levonják.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Ils prédisent les conséquences sensorielles et les soustraient.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.그리고 감각적 결과가 이것을 상쇄한다고 예상했죠.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Predpovedia zmyslové následky a odčítajú ich.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Předpoví smyslové následky a odečtou je.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Prevăd consecința senzorială și o extrag.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Prevedono le conseguenze sensoriali e le sottraggono.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Preveem as consequências sensoriais e subtraem-nas.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Sie sagen die sensorischen Folgen voraus und zogen es ab.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Ze voorspellen de sensorische gevolgen en trekken ze af.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Προβλέπει τις αισθητήριες συνέπειες και μετά την αφαιρεί.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Вони передбачають, сенсорні наслідки і віднімають їх.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Они предсказывают сенсорные последствия и вычитают их.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.Те предвиждат сетивните последствия и я изваждат от общото.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.הוא חוזה את התוצאות החושיות ומחסיר אותן.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.ويتوقعون النتائج حسية ويقومون بطرحها.
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.そうすると彼らは自分が思っていたより弱くたたいたつもりになるのです
- Eğer bunu yapacak kadar aptal iseler, sonuçlarını da hak ediyorlar.Se sono così stupidi da farlo allora si meritano le conseguenze
- Eğer bunu yapacak kadar aptal iseler, sonuçlarını da hak ediyorlar.S'ils sont aussi stupide de jouer, ils méritent les conséquences.
Eğer bu sanayiciler ve fabrika sahipleri bu kadar güçlüyseler, bütün kârı onlar elde ediyorlardır.Když tedy Karl Marx říká:
Eğer bu sanayiciler ve fabrika sahipleri bu kadar güçlüyseler, bütün kârı onlar elde ediyorlardır.자본들 다 가지고 있는 사람들이 모든 영향력을 가지고 있으면
Eğer bu sanayiciler ve fabrika sahipleri bu kadar güçlüyseler, bütün kârı onlar elde ediyorlardır.انظر إن كان هذا الرجل بكل رأس المال الذي يملكه لديه كل النفوذ
Eğer gerçekten ilgililerse, güncellemeleri cep telefonlarından takip ediyorlar.A ak ich to naozaj zaujíma, dostanú správy sms-kou na mobil.
Eğer gerçekten ilgililerse, güncellemeleri cep telefonlarından takip ediyorlar.Als ze echt geïnteresseerd zijn, krijgen ze de updates als tekstberichten op hun mobiel.
Eğer gerçekten ilgililerse, güncellemeleri cep telefonlarından takip ediyorlar.Dacă sunt cu adevărat interesaţi, primesc actualizarea ca mesaj text pe telefonul lor mobil.
Eğer gerçekten ilgililerse, güncellemeleri cep telefonlarından takip ediyorlar.Ha valóban érdekled őket, szöveges üzenet formájában a mobil telefonjukra kapják a frissítéseket.
Eğer gerçekten ilgililerse, güncellemeleri cep telefonlarından takip ediyorlar.Jeśli są bardzo zainteresowani, dostają je jako SMS.
Eğer gerçekten ilgililerse, güncellemeleri cep telefonlarından takip ediyorlar.Jika mereka benar-benar tertarik mereka mendapatkannya sebagai SMS di ponsel mereka.
Eğer gerçekten ilgililerse, güncellemeleri cep telefonlarından takip ediyorlar.Jos he ovat todella kiinnostuneita, heillä on mahdollisuus saada päivitykset tekstiviestinä puhelimeen.
Eğer gerçekten ilgililerse, güncellemeleri cep telefonlarından takip ediyorlar.만약 사람들이 진정으로 관심이 있다면 모바일전화를 통해 문자메세지로 수신을 할 수도 있습니다. 만약 사람들이 진정으로 관심이 있다면 모바일전화를 통해 문자메세지로 수신을 할 수도 있습니다.
Eğer gerçekten ilgililerse, güncellemeleri cep telefonlarından takip ediyorlar.Nếu thực sự quan tâm họ sẽ cập nhập thông tin dưới dạng tin nhắn văn bản trên điện thoại.