Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.I lekarze tego nienawidzą, OK. Mam na myśli, że nieustannie na to narzekają.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.의사들이 제일 싫어하는 거죠. 말하자면, 의사들은 그게 늘 불만입니다.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Se remonta a Aristoteles Y los doctores lo odian, ¿cierto?.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Și doctorii o urăsc, corect. Adică, se plâng de ea tot timpul.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Tudo remonta a Aristóteles. Até os médios as odeiam, certo.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Und ja, Ärzte hassen das. Sie beschweren sich andauernd darüber.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Và bác sĩ thì ghét điều này, phải chứ? Ý tôi là họ phàn nàn về vấn đề này mọi lúc.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Vine se až daleko zpátky k Aristotelovi. A doktoři to nesnáší, víte?
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Δεν αρέσει καθόλου στους γιατρούς, σωστά? Διαμαρτύρονται συνέχεια γι' αυτό.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.И врачи ее, конечно, ненавидят. Я имею ввиду, что они жалуются на неё все время.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Още от времето на Аристотел. И лекарите го ненавиждат.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.ורופאים שונאים את זה, נכון. כלומר, הם מתלוננים על זה כל הזמן.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.والاطباء يكرهون هذا الامر .. اليس هذا صحيح اعني انهم يشتكون دوماً من العادات الغير صحية
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.いつも文句を言ってます。 不順守、例えば
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.而且醫生都討厭呢種行為,係嗎? 我意思係﹐醫生經常都抱怨呢個問題。
Dört köşeden. Yarbay, bize ateş ediyorlar!Ja, sikkert!
Dört köşeden. Yarbay, bize ateş ediyorlar!Полковник, стрелят по нас!
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.A lidé z celého světa si osvojují naši formu stravování.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.A ľudia z celého sveta dovážajú náš potravinový systém.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.Cały świat importuje nasz system żywieniowy.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.Dan orang dari seluruh dunia mengimpor sistem pangan kita.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.E em todo o mundo as pessoas estão a importar o nosso sistema de alimentação.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.En mensen van over de hele wereld importeren ons voedselsysteem.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.És a világ különböző részein élő emberek a mi élelmezési rendszerünket importálják.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.Et partout dans le monde, les gens importent notre système alimentaire.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.그리고 전세계 사람들은 우리의 식품 시스템을 수입하고 있습니다.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.Și oameni de peste tot din lume importă sistemul nostru alimentar.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.Und Leute aus aller Welt importieren unser Ernährungssystem.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.Và mọi người ở mọi nơi lại đang nhập vào hệ thống thực phẩm của chúng ta.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.Y de otras partes del mundo importan nuestro sistema de alimentos.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.Και άνθρωποι απ' όλον τον κόσμο εισάγουν το σύστημα τροφίμων μας.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.А хора от цял свят внасят нашата хранителна система.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.Много других стран импортируют нашу продовольственную систему.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.ואנשים מכל רחבי העולם מייבאים את מערכת המזון שלנו.
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.وفي نفس الوقت نحن نصدر عاداتنا الغذائية الى جميع انحاء العالم
Dünyadaki herkes bizim yiyecek sistemimizi ithal ediyorlar.新たな見方に大きな意味があるわけです
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Au inventat cutare și cutare lucru, care va schimba lumea în bine pe vecie.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Feltaláltak ezt, azt vagy amazt, ami majd örökre jobbá teszi a világunkat.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Han inventado esto y lo otro que hará del mundo un lugar mejor para siempre.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Hanno inventato qualche tipo di questa cosa, di questa, o di quella, che renderà migliore il nostro mondo.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Họ phát minh ra thứ này, thứ kia hoặc thứ nọ để làm thế giới mãi mãi tốt hơn.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Ils ont inventé ceci et cela qui rendra notre monde meilleur pour toujours.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Inventaram isto, ou aquilo, ou aqueloutro que vai tornar o nosso mundo melhor, para sempre
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.세상을 영원히 더 나아지게 만들 이런, 저런, 여러가지 물건을 발명해냈습니다
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Mereka menciptakan alat ini atau itu, yang dapat membuat dunia kita lebih baik.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Vynalezli tohle, nebo támhleto, co navždy změní náš svět v lepší.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Wynaleźli to i tamto, co zmieni nasz świat na lepsze.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Ze hebben iets uitgevonden, dit, of dat, of dit, dat onze wereld voor eeuwig beter zal maken.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Έχουν εφεύρει εκείνο, και τούτο και το άλλο που θα κάνει τον κόσμο μας για πάντα καλύτερο.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Вони винайшли таку чи сяку річ, і вона зробить наш світ кращим віднині і назавжди.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Изобретено е това и онова и т.н. което ще подобри света ни завинаги.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Они изобрели какую-то такую вещь, и такую, и такую, и все это навсегда улучшит наш мир.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.הם המציאו סוג של משהו, או משהו אחר, או אחר שיהפוך את העולם שלנו למקום טוב יותר.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.ومنهم من اخترعوا كذا و كذا والذي سوف يحيل عالمنا للأبد نحو الافضل
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.それが世界を永遠に良くするのだと言います 軍事領域に目を向ければ たくさんの
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Viz nepřátely mé, jak mnozí jsou, a nenávistí nešlechetnou nenávidí mne.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!(24:19) Посмотри на врагов моих, как много их, и какою лютоюненавистью они ненавидят меня.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Guarda i miei nemici: sono molti e mi detestano con odio violento
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Hãy xem xét kẻ thù nghịch tôi, vì chúng nó nhiều; Chúng nó ghét tôi cách hung bạo.
Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar!Hãy xem_xét kẻ thù_nghịch tôi , vì chúng_nó nhiều ; Chúng_nó ghét tôi cách hung_bạo .