Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.언어 문자는 중간 부분에 있습니다.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.L'écriture linguistiques occupe la gamme du milieu.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Le scritture linguistiche occupano la fascia centrale.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Linguistische Skripte sind im mittleren Bereich.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Linguïstisch schrift zit in het middelste bereik.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Lingvistiske tekster ligger i midterfeltet.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Los textos lingüísticos ocupan el rango medio.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Naskah bahasa menempati rentang menengah.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Písomné podoby jazyka sa nachádzajú v strede škály.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Scriiturile lingvistice ocupă partea de mijloc.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Skrivtecken ligger i mitten av skalan
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Văn bản ngôn ngữ nằm ở khoảng giữa.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Οι γλωσσικές γραφές καταλαμβάνουν το μέσο χώρο.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Лингвистичните надписи заемат средните стойности.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Мовні послідовності знаходяться посередині спектру.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Языковые скрипты попадают в среднюю категорию.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.כתבי שפות מאכלסים את התחום האמצעי.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.النصوص اللغوية تحتل مجموعة الوسط.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.中間範囲に見られます さてインダス文字は どのあたりでしょう?
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.cari s'au abătut dela adevăr. Ei zic că a şi venit învierea, şi răstoarnă credinţa unora.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.họ xây bỏ lẽ thật ; nói rằng sự sống lại đã đến rồi , mà phá đổ đức_tin của một_vài người cách như_vậy .
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.họ xây bỏ lẽ thật; nói rằng sự sống lại đã đến rồi, mà phá đổ đức tin của một vài người cách như vậy.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.ki sta zgrešila resnico, govoreč, da je že bilo vstajenje, in izpodkopavata nekaterim vero.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.진리에 관하여는 저희가 그릇되었도다 부활이 이미 지나갔다 하므로 어떤 사람들의 믿음을 무너뜨리느니라
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.Kteříž při pravdě pobloudili od cíle, pravíce, že by se již stalo vzkříšení, a převracejí víru některých.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.ktorí čo do pravdy zablúdili a teraz hovoria, že už bolo vzkriesenie, a prevracajú niektorých vieru.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.que se desviaram da verdade, dizendo que a ressurreição é já passada, e assim pervertem a fé a alguns.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.som ere afvegne fra Sandheden, idet de sige, at Opstandelsen er allerede sket, og de forvende Troen hos nogle.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.А това да знаеш, че в последните времена ще настанат усилни времена.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.которые отступили от истины, говоря, что воскресение уже было, и разрушают в некоторых веру.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.котрі проти правди согрішили, говорячи, що воскресеннє вже було, і перевертають деяких віру.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.אשר תעו מן האמת באמרם כי תחית המתים כבר היתה ויבלבלו אמונת קצת אנשים׃
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.اللذان زاغا عن الحق قائلين ان القيامة قد صارت فيقلبان ايمان قوم.
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.他 們 偏 離 了 真 道 、 說 復 活 的 事 已 過 、 就 敗 壞 好 些 人 的 信 心
Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar.他 們偏離 了 真道 、 說復 活 的 事 已 過 、 就 敗壞 好些 人 的 信心
Dışardakileri merak ediyorlar.Curieux sur les gens de l'extérieur.
Dışardakileri merak ediyorlar.Curiosidade sobre quem está fora da tribo.
Dışardakileri merak ediyorlar.Curiosidad sobre gente fuera de ella.
Dışardakileri merak ediyorlar.Curiosi degli outsider.
Dışardakileri merak ediyorlar.Curiozitate despre cei din afara tribului.
Dışardakileri merak ediyorlar.Hiếu kỳ về những người ngoài.
Dışardakileri merak ediyorlar.Interesują się tymi z zewnątrz.
Dışardakileri merak ediyorlar.Kiváncsiák a kivülállókra.
Dışardakileri merak ediyorlar.Nieuwsgierig naar buitenstaanders.
Dışardakileri merak ediyorlar.Nyfikna på utomstående.
Dışardakileri merak ediyorlar.Penasaran tentang orang yang tidak setuju.
Dışardakileri merak ediyorlar.Sie sind neugierig Außenseitern gegenüber.
Dışardakileri merak ediyorlar. Sorular soruyorlar.외부인들에 대한 호기심도 있죠. 이들은 질문을 해댑니다.
Dışardakileri merak ediyorlar. Sorular soruyorlar.סקרנים לגבי אנשים מבחוץ. הם שואלים שאלות.
Dışardakileri merak ediyorlar. Sorular soruyorlar.لديهم فضول واهتمام بغرباء عنهم باشخاص لديهم أسئلة
Dışardakileri merak ediyorlar. Sorular soruyorlar.彼らは人々を他の人たちと結びつけます
Dışardakileri merak ediyorlar.Zajímají je lidé mimo klan.
Dışardakileri merak ediyorlar.Zvedavosť voči cudzincom.
Dışardakileri merak ediyorlar.Любопитни за тези извън.
Dışardakileri merak ediyorlar.Любопытны к тем, кто вне племени.
Dışardakileri merak ediyorlar.Цікавість до сторонніх.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.E i dottori lo odiano, davvero. Intendo dire che se ne lamentano continuamente.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.En ja, artsen haten dat.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.És az orvosok ezt gyűlölik, valóban. Mármint, állandóan erről panaszkodnak.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Et les médecins détestent ça, n'est-ce pas.