Ana içeriğe geç
Sözlük

ediyorlar ile cümle

ediyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Ornitologi lahko na podlagi tega lažje opazujejo populacije, selitve ptic itd.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Później ornitolodzy mogą wykorzystać te informacje, by śledzić populacje, migracje itd.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Rồi sau đó các nhà điểu học có thể đi và giúp đỡ theo dõi mật độ, di trú, vân vân.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Şi apoi ornitologii pot merge să ajute în monitorizarea populaţiei, migraţiei etc.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Und dann können die Ornithoglogen dabei helfen Populationen zu verfolgen, Migrationen, et cetera.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Y luego los ornitólogos pueden ir y ayudar a seguir las poblaciones, migraciones, etcétera.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Έπειτα οι ορνιθολόγοι μπορούν να πάνε και να βοηθήσουν την καταγραφή πληθυσμών, αποδημιών κτλ.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.А после орнитолозите могат да отидат и да помогнат за проследяване на популации, миграции и т.н.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.А потім орнітологи можуть взяти і відслідкувати популяції, міграції і так далі.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.И затем орнитологи могут взять и отследить популяции, миграции и так далее.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.ואז יכולים אורניתולוגים להיעזר בכך לעקוב אחר אוכלוסיות, נדידות, וכו'
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.وبعد ذلك عالم الطيور المتخصص يبدأ ويساعد في مراقبة أعدادهم , هجراتهم , إلخ .
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.鳥の数や季節移動などを追跡するのです イギリスにマイク オーツという人がいます
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Bailan, actúan, y cuanto más lo hacen, más elogios reciben.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Ballano, interpretano -- e più lo fanno, più vengono ammirati.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Dansează, interpretează, și cu cât fac mai multe, cu atât sunt mai lăudați.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Elas dançam, representam, e quanto mais fazem, mais elogiadas são.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Họ nhảy, họ diễn -- và họ càng làm nhiều, họ lại được ca tụng.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Ils dansent, ils jouent la comédie -- et plus ils font ça, plus on les admire.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Im dłużej tańczą, grają, tym więcej ich chwalą.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.노래하고 춤추고 연기하고 뿐만 아니라, 그걸 하면 할수록 칭찬을 받아요.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Sie tanzen, sie handeln - und je mehr sie tun, desto mehr werden sie gelobt.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Ze dansen, ze acteren, en ze worden erom geprezen.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Вони танцюють, вони щось роблять - і що більше вони роблять, то більше їх хвалять.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Они поют, играют — и ими восхищаются.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.הם רוקדים, הם משחקים - וככל שהם עושים את זה יותר, הם מקבלים יותר שבחים.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.يرقصون، يمثلون -- وكلما فعلوا أكثر، يُمدحون أكثر.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.そうなると彼らが妬ましくなってくる
Dediğim gibi, milyonlarca genç insan önceden sahip olamadıkları bir eğitim şansı elde ediyorlar. Şimdi...Romney está promoviendo ahora.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Ils essaient de construire des canalisations. Ca n'arrive pas.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Încearcǎ şi constuiesc conducte; nu se intâmplǎ.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Intentan construir tuberías, pero no lo consiguen.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Próbują zbudować rurociągi; jednak nic z tego nie wychodzi.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Sie versuchen und bauen Pipelines, und es klappt nicht!
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Намагаються і будують труби; нічого не стається.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Они пытаются построить трубопроводы, но ничего не меняется.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Опитват се да строят водопроводи; не се случва.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Dicono che costruiranno le condutture, ma non succede mai
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Họ đã thử xây những ống dẫn nước ngầm; điều đó đã không xảy ra.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.파이프라인을 설치하는 등의 노력을 해야 하지만, 그러지 않았죠.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Próbálkoznak csővezetékek építésével.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Ze proberen het, ze proberen leidingen aan te leggen, maar het lukt niet.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Προσπαθούν να φτιάξουν δίκτυα υδροδότησης, αλλά αποτυγχάνουν.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.הם מנסים לבנות את זה. הם מנסים ובונים מערכות ביוב, זה לא קורה.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.فقد حاولوا بناء البنى التحتية .. وشبكة الانابيب .. ولكنهم لم ينجحوا في ذلك
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.多国籍企業が機械を提供しますが、それを購入する余裕がありません
Deniyor ve inşa ediyorlar.Ils essayent de le faire.
Deniyor ve inşa ediyorlar.Încearcǎ şi le construiesc.
Deniyor ve inşa ediyorlar.Lo intentan.
Deniyor ve inşa ediyorlar.Próbują i budują.
Deniyor ve inşa ediyorlar.Sie versuche es zu bauen.
Deniyor ve inşa ediyorlar.Вони намагаються і будують.
Deniyor ve inşa ediyorlar.Оно пытаются и строят.
Deniyor ve inşa ediyorlar.Опитват се да строят.
Denizaltıdaki üç kişi geminin güvertesine alınıyor ve hepsi de aynı temel şeyi merak ediyorlar:שלושה אנשים בתוך הצוללת, שמובלת לים על סיפון אוניה, וכולם חושבים את אותה מחשבה מעמיקה:
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.A nyelvi szövegek a középső tartományba esnek.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.As escritas linguísticas ocupam a variação média.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Jazyková písma se nacházejí uprostřed.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Języki pisane znajdują się pośrodku skali.
Dil yansıtan metinler ise, ortaları işgal ediyorlar.Kielelliset kirjoitukset sijaitsevat keskiasteikolla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod