Ana içeriğe geç
Sözlük

ediyorlar ile cümle

ediyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.Dělají to, že se někam nastěhují a pokusí se v té oblasti založit novou tradici.
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.그래서 그들은 한 지역으로 이사를 가서 그 곳에서 새로운 문화를 만들고자 노력했어요
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.Và họ đã tìm đến một khu vực nào đó và cố gắng tạo ra một truyền thống trong một khu vực địa lý nhỏ đó.
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.Ze verhuizen naar een gebied en proberen een nieuwe traditie in een klein geografisch gebied te introduceren.
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.אז הם עוברים לאזור ומנסים לבסס מסורת חדשה בשטח גאוגרפי קטן.
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.فينتقلا إلى منطقة ويحاولا ابتداع تقليد جديد في مساحة جغرافية صغيرة
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.小さい地域の中で新しい習慣を打ち立てようとしています これはテネシー東部で
Bir avukat olarak söylemeliyim ki, bu insanlar yasayı, ve yerleşik kararları icat ediyorlar.Jako prawnik muszę wspomnieć, że w tym procesie tak naprawdę wymyślają prawo, przestrzegają stare decisis itp.
Bir avukat olarak söylemeliyim ki, bu insanlar yasayı, ve yerleşik kararları icat ediyorlar.변호사로서 제가 할 말은, 이 사람들이 법률, 선례구속 뭐 그런 것들을 그런 진행과정 속에서 발명해내는 격이라는 점입니다.
Bir avukat olarak söylemeliyim ki, bu insanlar yasayı, ve yerleşik kararları icat ediyorlar.Как юрист, скажу, что в процессе эти ребята изобретают закон, и прецедентное право, и все в таком духе.
Bir avukat olarak söylemeliyim ki, bu insanlar yasayı, ve yerleşik kararları icat ediyorlar.Як адвокат, я мушу визнати, що вони винаходять закони і створюють прецеденти.
Bir avukat olarak söylemeliyim ki, bu insanlar yasayı, ve yerleşik kararları icat ediyorlar.כעורך דין, אני חייב להגיד שהבחורים האלה ממציאים את החוק וממשיכים לשמר אותו.
Bir avukat olarak söylemeliyim ki, bu insanlar yasayı, ve yerleşik kararları icat ediyorlar.وكمحامي، أن هؤلاء الناس يصنعون القانون وبلزوم ما سبق تقريره وأشياء من هذا القبيل طوال مسيرتهم.
Bir avukat olarak söylemeliyim ki, bu insanlar yasayı, ve yerleşik kararları icat ediyorlar.先例拘束の原則といったものを 運営する中で作り出しているのです これはWikipedia に限った話ではありません
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Ils manipulent le rythme des autres.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Îşi manipulează ritmul fiecăruia.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Oni manipulują nawzajem swoimi rytmami.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Ze manipuleren elkaars ritmes.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Τα παιδιά διαχειρίζονται το ρυθμό του καθενός.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Те манипулират взаимно ритмите си.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.リズムを演奏したり聞いたりすることを 学ぶだけでなく
Bir coşku var. Latin Amerika'da, şimdi bir lider ordusu var yeni başlangıçlar vaat ediyorlar.Ahora hay multitud de lideres ofreciendo nuevos comienzos en Latinoamérica.
Bir coşku var. Latin Amerika'da, şimdi bir lider ordusu var yeni başlangıçlar vaat ediyorlar.Nu finns det många ledare som erbjuder en ny början i Latinamerika.
Bir coşku var. Latin Amerika'da, şimdi bir lider ordusu var yeni başlangıçlar vaat ediyorlar.V Latinski Ameriki je zdaj množica voditeljev, ki ponujajo nov začetek.
Bir coşku var. Latin Amerika'da, şimdi bir lider ordusu var yeni başlangıçlar vaat ediyorlar.В Латинска Америка има една група от нови лидери, които дават ново начало.
Bir noktadan sonra çok ufalıyolar. Bölünmeye devam ediyorlar.Te przewody stają się bardzo cienkie, ale ciągle się dzielą.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.A když se zraníme, cévy musí vyrůst pod strupem, a ránu tak zahojit.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.A po urazie, naczynia krwionośne muszą odtworzyć się pod strupem aby wyleczyć ranę.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.E dopo una lesione, i vasi sanguigni devono crescere sotto la crosta, per guarire la ferita.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.En na een verwonding moeten bloedvaten onder het littekenweefsel groeien om de wonde te helen.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.És sérülés után, vérereknek kell nőnie a var alatt, hogy beforrhasson a seb.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.부상 후, 혈관은 상처를 치료하기 위해 딱지아래에서 성장해야 합니다.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.Loukkaantumisen jälkeen verisuonten täytyy kasvaa ruven alle parantaakseen haavan.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.Po poškodbi morajo krvne žile zrasti pod krasto, da se rana zaceli.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.Quando temos uma ferida, debaixo da crosta formam-se vasos sanguíneos para cicratizá-la.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.Setelah cedera, pembuluh darah harus tumbuh di bawah jaringan yang rusak untuk menyembuhkannya.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.Şi după rănire, vasele sanguine de fapt trebuie să crească sub crustă pentru ca rana să se vindece.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.Und nach einer Verletzung wachsen Blutgefässe unter dem Wundschorf um die Wunde zu heilen.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.Và sau khi bị chấn thương, mạch máu phải tái tạo ở dưới vảy để làm lành vết thương.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.Y luego de una lesión, los vasos sanguíneos tienen que crecer bajo la cáscara para poder curar la herida.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.А после ранений кровеносные сосуды должны формироваться под струпом, чтобы рана заживала.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.Також у випадку поранення, кров'яні судини мусять рости під поверхнею рани, щоб її заживити.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.ולאחר פציעה, כלי דם צומחים מתחת לצלקת במטרה לרפא את הפצע.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.و بعد التعرض للجروح, يجب على الأوعية الدموية أن تنمو تحت قشرة الجرح من أجل أن يشفى الجرح.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.傷を治すために かさぶたの下でつくられています こんな感じです
Bizi konuk ediyorlar.Saamme olla täällä yötä.
Bizi konuk ediyorlar. Uslu dur.Chcą nas gościć, więc się zachowuj.
Bizi konuk ediyorlar. Uslu dur.Ci lasciano stare qui, quindi comportati bene.
Bizi konuk ediyorlar. Uslu dur.Dejan que nos quedemos, así que pórtate bien.
Bizi konuk ediyorlar. Uslu dur.Vá, eles deixam-nos ficar aqui, comporta-te.
Bizi konuk ediyorlar. Uslu dur.Vi er gæster, opfør dig pænt.
Bizi konuk ediyorlar. Uslu dur.Vi får bo här, så uppför dig.
Bizi konuk ediyorlar. Uslu dur.Μας φιλοξενούν, γι' αυτό να φερθείς καλά.
Bizi konuk ediyorlar. Uslu dur.Нас приглашают в дом, веди себя прилично.
Bizi korumak için buradaydılar. Milyonlarca yıldır Dünya'yı ziyaret ediyorlar.Do you?
Bizi korumak için buradaydılar. Milyonlarca yıldır Dünya'yı ziyaret ediyorlar.Wij zijn zelf maar beneden gekomen uit menselijke bevolkingen van planeten van veraf.
Bizi korumak için buradaydılar. Milyonlarca yıldır Dünya'yı ziyaret ediyorlar.אנו צאצאים של אוכלוסיות אנושיות .מפלנטות רחוקות
Bizimle alay ediyorlar...Ci prendono in giro.
Bizimle alay ediyorlar...De hånar oss...
Bizimle alay ediyorlar...De håner os.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod