Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Но проблема с философами в том, что они философствуют там, где они должны опираться на научные знания.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Но проблемът с философите е, че те философстват вместо да се базират на науката.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.אבל הבעיה עם הפילוסופים הוא שהם התפלספו בזמן שהם היו צריכים "להתמדען".
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.ولكن المشلكة مع هؤلاء الفلاسفة هم انهما كانوا يفلسفون الامور كثيراً بدلا من ان يسلكوا منحى علمياً في النقاش
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.科学的に思考すべきところを 哲学的に思考するのです この問題は 完全に科学的な問題ですから
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Aber wir haben herausgefunden, dass sie die pro-soziale Marke bevorzugen.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Ale odkryliśmy, że one wolą klocek prospołeczny.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Ale zistili sme, že dávajú prednosť pro-sociálnym žetónom.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Ale zjistili jsme, že preferují značky pro soudržnost.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Azt tapasztaltuk, hogy jobban kedvelik a közösségi zsetonokat.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Dar ce-am descoperit e că preferă jetonul pro-social.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.저희들은 그들이 친사회적 토큰을 선택하는 걸 더 좋아한다는 것을 발견했어요.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Ma abbiamo scoperto che preferiscono la pedina pro-socializzazione.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Maar we zien dat ze de pro-sociale token prefereren.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Mais ce que nous avons découvert c'est qu'ils préfèrent le jeton pro-social.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Mas o que nós descobrimos é que eles preferem as fichas pro-sociais.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Men det vi finner, är att de föredrar den prosociala.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Men det vi ser er at de foretrækker den prosociale polet.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Mutta käy ilmi, että prososiaalinen merkki on suositumpi.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Nhưng điều mà chúng tôi nhận thấy là phần lớn chúng chọn những token mang ý nghĩa ủng hộ tính xã hội.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Pero lo que encontramos es que prefieren la ficha prosocial.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Tapi apa yang kami temukan adalah bahwa mereka lebih memilih token pro-sosial.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Vendar smo odkrili, da raje izberejo prosocialne žetone.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Αλλά αυτό που ανακαλύψαμε είναι πως προτιμούν το προκοινωνικό αντικείμενο.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Але ми виявили, що шимпанзе надають перевагу "безкорисному" жетону.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Но мы обнаружили, что они предпочитали просоциальный цилиндр.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.Открихме, че те предпочитат да изберат знака със социално значение.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.אבל מה שאנחנו מוצאים הוא שהם מעדיפים את האסימון החברותי.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.لكن ما وجدناه هو أنهم يفضلون القطعة الإيجابية اجتماعيا.
Ama gördüğümüz sosyallikten yana markayı tercih ediyorlar.社交的 トークンが好まれました グラフの赤線は 無差別に選んだ場合の確率 50%の線です
Ama günümüzün internet çağında bir fark var; tüketiciler 'kasıtlı eskitme' ile mücadele ediyorlar.Ale je zde jednem rozdíl: doba internetu, spotřebitelé jsou ochotni bojovat proti plánovanému stárnutí.
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar.Aucune espèce pédatrice ne nous envahira.
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar.Doch sie ziehen es vor im Hintergrund zu bleiben, um sich nicht in unseren freien Willen einzumischen.
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar.Ze waren hier om ons te beschermen. Zij hebben de Aarde al millennia lang bezocht.
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar.Но они предпочитают оставаться в тени чтобы не вмешиваться в нашу свободу воли.
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar..הם כבר הגנו עלינו כאן
Ama sinsice sevinmek için değil, geleneksel televizyon sempatikliğinin dışında olduğu için iptal ediyorlar.썩 내키지는 않아보였지만 전통 텔레비젼을 동정하여 이를 취소하였습니다.
Ama sinsice sevinmek için değil, geleneksel televizyon sempatikliğinin dışında olduğu için iptal ediyorlar.אך מבטל אותם מתוך סימפתיה לטלוויזיה המסורתית, לא להיראות שמח לאיד
Ama sinsice sevinmek için değil, geleneksel televizyon sempatikliğinin dışında olduğu için iptal ediyorlar.والذي ألغي بدعوى التعاطف مع تلفزيون البث التقليدي، شعور بعدم الإرتياح.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Aber dann gibt es das Argument gut, gibt es Vorteile, noch, um den Kauf dieses Hauses.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Ale potom je zde argument, že to má stále výhody koupit tenhle dům.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Nhưng vẫn có ý kiến cho rằng, có lợi ích nhất định, khi mua nhà.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Pero entonces hay un argumento a favor, existen ventajas para comprar esta casa.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Wtedy pojawił się argument, że kupno domu ma zalety.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Υπάρχουν βέβαια και επιχειρήματα υπέρ της αγοράς ενός σπιτιού.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.利点がまだあります。 それは何でしょう?
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.Dar dacă aceștia sunt în animație suspendată, și îi muți în frig, sunt în viață.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.Hat man sie aber in suspendierter Animation und kühlt sie runter, dann sind sie alle am Leben.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.그런데 이런 동물들을 일단 가사상태에 빠트린 다음에 춥게 만들면 다 살아남지요.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.Maar als je ze schijndood maakt, en ze aan kou blootstelt, dan overleven ze allemaal.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.Mais si vous les avez déjà en biostase et que vous les mettez dans le froid, ils sont tous vivants.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.Ma se li prendete durante lo stato di morte apparente e li esponete al freddo, questi rimangono in vita.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.Nhưng nếu bạn làm chúng chết giả, rồi ướp lạnh, chúng đều sống.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.Pero si se encuentran en animación suspendida y luego se los expone al frío, se encuentran con vida.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.Но ако подтиснеш жизнените им процеси и ги поставиш на студ, всички са живи.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.Но если они находятся в состоянии анабиоза, и их подвергнуть воздействию холода, -- они выживут.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.אך אם מכניסים אותן לחיות מושעית, ומעבירים אותן לקור, כולן נותרות בחיים.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.ولكن إن جعلتهم في حالة تعليق الحركة، وقمت بنقلهم إلى البرد، فإنهم جميعًا أحياء.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.冷却すると死なないのです これは非常に重要な点です
Ancak içlerindeki gökadalar aslında aşırı yüksek süratlerde hareket ediyorlar.Aber Galaxien bewegen sich eigentlich mit sehr hohen Geschwindigkeiten.