Ana içeriğe geç
Sözlük

ediyorlar ile cümle

ediyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Demine devranına Hü diyelim Hü! diye gülbang çekiyorlar (dua ediyorlar) ve Pir'den himmet istiyorlardı.원제를 보필한 소망지와 대립하여, 소망지를 자결하게 하여 환관의 지배체제를 유지하였다.
Ancak hedef gözetmeden boşa ateş ediyorlardı.하지만 발사 후 거의 바로 실패하였다.
Bundan kazanç sağlamanın mutlaka bir yolu olmalı!' düşüncesiyle hareket ediyorlar'" demiştir.만약 그렇다면 이 대상을 어째서 관찰되는 것이라고 이름하는가라고 물으므로 그것에 대하여 회통하여 답변한다."
Karkicahanı her gün, her gece ateş ediyorlardı."나는 매일 밤 울고 싶기만 했다."
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.독일은 연차적으로 분할지급하고 있었으나 자금의 대부분은 외국으로부터의 단기차입금으로 충당되었다.
Hatim: "Evet" deyince, Resulullah: "İşte böylece onlara ibadet ediyorlar." buyurdu.게송으로 말하겠다. 수면은 앞에서 이미 논설하였다.26) 隨眠前已說 논하여 말하겠다.
Askerler hâlâ yurttaşlardan oluşuyordu ama ordudan ayrılmadan önce 25 sene hizmet ediyorlardı.העמדה הייתה עדיין רחוקה מלהיות זכויה אך לאחר המסע 25.
"Ateş ediyorlardı!"או שאני יורה...
Ancak, bazı bilim insanları bu fikirlerin yanlış olduğunu iddia ediyorlar.כיום יודעים המדענים שסברות אלה היו שגויות.
Demek ki ediyorlar.ואני חושב כך.
Bazı çağdaşlar 50.000 civarında olduğunu tahmin ediyorlar.מספר תושביו התקרב ל-50,000 איש.
Olup bitenlerin ne anlama geldiğini bilmek isteyen izleyicileri temsil ediyorlar.הם מייצגים את הקהל, שרוצה לדעת מה המשמעות של דברים".
Haitili yetkililer ayrıca 250.000 yaralı olduğunu tahmin ediyorlar ve bir milyon Haitili evsiz kaldı.על פי הערכות שונות, כ-250,000 בני אדם נפצעו וכמיליון בני אדם נותרו מחוסרי בית.
2016'nın ortasında Chris Jericho ve Kevin Owens, takım olmuştu ve maçlarında birbirlerine yardım ediyorlardı.В средата на 2016, Крис Джерико и Кевин Оуенс създават отбор и си помагат взаимно.
Fayansı, yarı değerli bir taş olarak kabul ediyorlardı.Ахатът е вид полускъпоценен камък.
O günden beri evlerini genişlettiler, bir kitapçı dükkânı açtılar ve sık sık seyahat ediyorlar.От този момент те разширяват дома си, обикалят света и заедно отварят книжарница.
Yüzlerce mil yürüyerek seyahat ediyorlardı.Трябвало да върви пеша стотици километри през планина.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar.""Превърнете деня в нощ и нощта в ден!
Ayrıca İngiltere ve Fransa Finlandiya'ya yardım ediyorlardı.През декември, Англия и Франция започват сериозно да обмислят идеята за изпращане на помощ на Финландия.
Kıpçaklar, çoğunlukta olan nüfusu temsil ediyorlardı.Обикновените хора съставляват по – голямата част от населението.
Kilisede rahipler, hastanede doktorlar, ellerindeki Tutsileri cellatlarına teslim ediyorlardı.Сгради на католическите болници и техните стопани днес.
Başlangıçta populus Romanus'un tamamını ifade ediyorlardı.U početku su samo patriciji činili rimski narod (populus Romanus).
Fayansı, yarı değerli bir taş olarak kabul ediyorlardı.Cijenimo ga kao dragi kamen.
Her adımımızı takip ediyorlar!Svaku epizodu prati stasim.
Onlar kalamarların bol olduğu yerleri tercih ediyorlar.Najviše vole stanište sa dosta paprati.
Dahası ondan nefret ediyorlardı.Sestra ju tada još više zamrzi.
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.Pet ih bijaše ludih, a pet mudrih.
Birlikte bazı kaynaklarca ermeni kökenli askerler çoğunluk teşkil ediyorlardı.Podľa prameňov niektorí vojaci na Alexandra kričali najhoršie nadávky.
Ancak, bazı bilim insanları bu fikirlerin yanlış olduğunu iddia ediyorlar.Mnohí tvrdia, že tieto štatistiky sú zavádzajúce.
Dahası ondan nefret ediyorlardı.Z toho dôvodu sa neznášali.
İşçi­ler fabrikalarını terk ediyorlardı; bu, barış döneminde bile firar sayılan bir eylemdi.Do vojnového stavu sa aktivizoval aj priemysel, ktorý dovtedy pracoval ako v čase mieru.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Dan in noč je bedela ob njej.
Kişisel kullanıcılar da daha çok DVD videolar için DVD-R ve DVD+R'yi tercih ediyorlar.Razlika med DVD-R in DVD+R ter DVD-RW Tako podpirajo ena podjetja DVD+R, druga DVD-R medije.
Çocuklarına yeterli bakımı sağlayamayacağını düşünen aileler, çocuklarını yetimhanelere terk ediyorlardı.To je ljudem omogočilo, da so svoje otroke zapustili anonimno, da zanje skrbi sirotišnica.
Ayrıca İngiltere ve Fransa Finlandiya'ya yardım ediyorlardı.Obenem so se zanašali na pomoč Združenega kraljestva in Francije.
Onlar daha az kütlesi üzerinde hareket ediyorlardı.Od njih jih je bilo bolj malo ikozaedrov.
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.Michael pa naroči umore vseh petih šefov družin.
Çünkü üzerlerindeki elektronlar son derece düzenli biçimde hareket ediyorlar.Obnašanje elektronov se močno spremeni, ko se nahajajo zelo blizu.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Medžioja dieną ir vakare, pavieniai.
Onlar da teslim olmayıp mücadele ediyorlar.Ir jie nesipriešindami pasidavė ir nusilenkė.
Koskocaman kıymetlerini saklamak için en geniş depoları inşa ediyorlar.Jie skolinasi įprasčiausius dalykus, kad susikurtų savo jaukius namus.
"Ateş ediyorlardı!"Nad tulistasid neid.
Atinalılar onu büyük bir reformcu olarak kabul ediyorlardı.Protestandid peavad teda reformeerijaks.
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.Vahel on need viis tähte olnud ka seotud legendiga viiest õest.
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.Nad tegutsesid aktiivselt tema teoste ettekandmise nimel ja aitasid partituure välismaale toimetada.
Dahası ondan nefret ediyorlardı.Seda tegevust ta vihkas.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.15년전 스위스에서 있었던 일입니다. 핵폐기물 매립지를 어디에 지을지 결정하고 있었습니다.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.15 років тому в Швейцарії йшло обговорення питання, де поховати ядерні відходи.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Circa 15 anni fa in Svizzera stavano cercando di decidere dove localizzare le discariche di scorie nucleari.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Di Swiss, sekitar 15 tahun lalu mereka mencoba memutuskan di mana tempat membuang limbah nuklir.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.En Suisse il y a environ 15 ans ils essayaient de décider où stocker des déchets nucléaires.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.En Suiza hace cerca de 15 años estaban intentando decidir dónde depositar los desechos nucleares.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.In der Schweiz vor circa 15 Jahren sollte entschieden werden wo ein Atommüll-Endlager gemacht werden soll.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.În Elveţia acum aproximativ 15 ani se încerca stabilirea unui loc pentru depozitarea deşeurilor nucleare.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.I Schweiz, för ungefär 15 år sen, försökte man bestämma var man skulle förvara kärnkraftsavfall.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.I Schweiz tilbage for omkring 15 år siden forsøgte de at beslutte, hvor de skulle placere en atom-losseplads.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Na Suíça, há cerca de 15 anos, estavam a tentar decidir onde localizar depósitos para lixo nuclear.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Ở Thụy Sỹ khoảng 15 năm trước họ đã cố gắng quyết định xem nên đặt bãi rác thải nguyên tử ở đâu.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Pred 15 rokmi sa vo Švajčiarsku rozhodovali, kam umiestniť skládku jadrového odpadu.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Svájcban 15 évvel ezelőtt azt próbálták eldönteni, hogy hova is telepítsenek egy nukleáris hulladéktárolót.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod