"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Μέρα και νύχτα περπατεί, μέρα και νύχτα ψάχνει.
"Wie Fans für ihre Rechte kämpfen (Taraftarlar kendi haklari icin nasıl mücadele ediyorlar)".Να καθορίζει τους πελάτες (ή αυτούς που βάζουν στοιχήματα) (Ποιους εξυπηρετούμε?)
Fakat bebeğin ölümsüz olmadığını fark ediyorlar.Τελικά αποκαλύπτεται πως ο γιος είναι νόθος.
Bazı çağdaşlar 50.000 civarında olduğunu tahmin ediyorlar.Έχει πληθυσμό, σύμφωνα με εκτιμήσεις κοντά στους 50.000 κατοίκους.
Ancak Minsk ve Bialystok civarındaki geniş kuşatmalarda Sovyet birlikleri hâlen direnmeye devam ediyorlardı.Men i de store lommer ved Minsk og Bialystok kæmpede de sovjetiske styrker fortsat.
Karkicahanı her gün, her gece ateş ediyorlardı.Et kvarter hvor der bliver skudt hver dag.
Khocalı'ya bariz bir şekilde ediyorlardı.Jeg lærte straks at råbe Heil.
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.Efter det, kommer de fem piger ud på sindsoprivende eventyr.
Bize köpek muamelesi ediyorlar, gık demiyoruz.Hans indrømmer, at han ikke jager bjørne, men trolde.
Sarıbıçaklar 1960 ların başlarına kadar bu bölgede ikamet ediyorlardı.Resterne af denne skanse blev overpløjet i 1960’erne.
Yeni cephane talep ediyorlardı.Der blev anfordret en nedkastning af ammunition.
Her adımımızı takip ediyorlar!Etter hvert fulgte samtlige modeller etter.
İşçiler yiyecek fiyatlarının artmasını protesto ediyorlardı.Demonstrantene protesterte mot høye matpriser.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Den jakter både om dagen og natta.
Ancak o zaman fark ediyorlar.Likevel ble de lagt merke til.
Eğer Sparta yardım etmeyecek olursa Pers taleplerini kabul etmekle tehdit ediyorlardı.Sparta truet med krig dersom kravene ikke ble møtt.
"Ateş ediyorlardı!"«Skytevåpen».
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.Disse fem ble kjent som De fem dyder.
Atinalılar onu büyük bir reformcu olarak kabul ediyorlardı.Reformasjonen ble oppfattet som tvang av svært mange.
Şah!" diye bağırarak, canlarını Şah'ın yolunda vermeyi bir şans olarak kabul ediyorlardı.Men jeg vil gjerne få ta det imot av Dem, konge, at De lar meg bli den største i landet med det navnet».
Hatim: "Evet" deyince, Resulullah: "İşte böylece onlara ibadet ediyorlar." buyurdu.Bagi yang buruk, mereka akan menyeru: "Wahai Muhammad!"
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Aku membolak balikan malam dan siang."
Şah!" diye bağırarak, canlarını Şah'ın yolunda vermeyi bir şans olarak kabul ediyorlardı.Kemudian mereka berlutut di hadapan-Nya dan mengolok-olokkan Dia, katanya: "Salam, hai Raja orang Yahudi!"
Arkadaşları Teşkilât-ı Mahsusa'dan dolayı itham ediyorlar.Seperti tetangga-tetangganya yang mengajaknya untuk bermain saham, ia pun mengikuti omongan mereka.
Duruma göre devlet adamları da bu vergiye iştirak ediyorlardı.Dalam hal ini, pemerintah kota tetap menggunakan agen-agen yang sama yakni para pemungut cukai.
"Ateş ediyorlardı!"Mereka menembak.
Bu başarısızlıktan sorumlu tuttukları subayları kurşunlayarak idam ediyorlardır.Siapa pun yang tidak mematuhi perintah itu akan ditembak mati.
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.Sampai saat ini mereka telah dikaruniai lima anak yang kesemuanya puteri.
Ancak, bazı bilim insanları bu fikirlerin yanlış olduğunu iddia ediyorlar.Akan tetapi, beberapa ilmuwan lainnya tidak setuju dengan anggapan tersebut.
Onlar, eğer onları desteklemiyorsanız Allah'ın sizinle olmayacağını iddia ediyorlardı."Dan sungguh mereka menyangka sebagaimana persangkaan kalian, bahwa Allah takkan membangkitkan sesuatu pun.
"Ateş ediyorlardı!"Ngừng bắn!".
Her adımımızı takip ediyorlar!Họ luôn theo dõi từng bước chân của ông.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Chúng kêu khóc cả ngày lẫn đêm.
Ancak o zaman fark ediyorlar.Nhưng rồi mẹ Hiếu phát hiện ra.
Ancak İngilizler ona, savaş sonunda vaatlerini yerine getireceklerine dair güvence vermeye devam ediyorlardı.Tuy cuối cùng, Hoàng Thái Cực cũng thuyết phục họ tán thành thực hiện chiến dịch.
Bize köpek muamelesi ediyorlar, gık demiyoruz.Sắc thụ như cáo thụ nhưng không có bài chế cáo.
Her adımımızı takip ediyorlar!各段階を順に追う。
Patlamanın ne kadar kilotonda olacağını tahmin ediyorlardı.爆風がどこまで飛ぶかを表示される。
"Ateş ediyorlardı!"撃て』と叫んだ。
Hatim: "Evet" deyince, Resulullah: "İşte böylece onlara ibadet ediyorlar." buyurdu.使者は復た曰く、「已(すで)に死せり」と。
Eğer aynı tam sayıyı ifade ediyorlarsa iki dizi eşdeğerdir.集合の要素が二つの等しい大きさのグループに区切れるならば、その要素数は偶数である。
Ancak hedef gözetmeden boşa ateş ediyorlardı.ただし、構えただけで発砲はしていない。
Dahası ondan nefret ediyorlardı.、大嫌いなはずだった。
Bundan kazanç sağlamanın mutlaka bir yolu olmalı!' düşüncesiyle hareket ediyorlar'" demiştir.その場合は潔くあきらめるさ!」と指導を受けたという。
Bana secde ediyorlardı" dedi."「私に仰せられた。
Bazı çağdaşlar 50.000 civarında olduğunu tahmin ediyorlar.来場者数は約5万人。
Şimdi ise kenarda oturmayı tercih ediyorlar.前線で戦うことを好む。
Bu programların okullarından mezun olanlar ilk yıllarında yaklaşık olarak 65.000 dolar talep ediyorlar.这些专业的毕业生在离开学校后的第一年,通常能挣到接近65 000美元。
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."’奂尽一昼夜探其梗概。
Hatim: "Evet" deyince, Resulullah: "İşte böylece onlara ibadet ediyorlar." buyurdu.頃之,召準問所以不平狀,準曰:「願召二府至,臣即言之。
Şimdi ise kenarda oturmayı tercih ediyorlar.他们更希望守株待兔。
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.他解散了自己的团伙,到国外隐居去了。
Bu zamanlarda Müslümanlar Yahudiler gibi Kudüs yönüne dönüp dua ediyorlardı.早期的穆斯林和猶太人一樣,面向耶路撒冷禮拜。
Arkadaşları Teşkilât-ı Mahsusa'dan dolayı itham ediyorlar.부하 군사들로 하여금 더욱 더 숙련된 군사가 될 동기를 유발시킨 것이다.
"Ateş ediyorlardı!"발포하라!"
1807 civarında Fransızlar Gauss'un yaşadığı Braunschweig işgal ediyorlardı.1807년 무렵(출처마다 조금씩 다름), 프랑스는 가우스가 살고 있던 독일의 브라운슈바이크를 점령하였다.
Bize köpek muamelesi ediyorlar, gık demiyoruz.딩고는 으르렁대기만 할 뿐 개처럼 짖지는 않는다.
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.이 여성들은 다섯 번째 부류의 남성들과 같이 취급되어야 할 것이다.
Şah!" diye bağırarak, canlarını Şah'ın yolunda vermeyi bir şans olarak kabul ediyorlardı.후세 사람들 중 누가 또 대감의 시를 현판해서 걸지 모르지 않습니까?"라며 조롱(嘲弄)하였다.
Dahası ondan nefret ediyorlardı.하지만 그들이 정말 날 미워만 했을까?