Patlamanın ne kadar kilotonda olacağını tahmin ediyorlardı.Aan de hand van stempels wist men hoeveel kilometer men had afgelegd.
Tehlikeli bir yolcuğa çıkacaklarını tahmin ediyorlardı.Bekend was dat Wilde een beroerd ruiter was.
Kızlar her seferinde elbiselerini tahrip ediyorlar.De meisjes vernielen iedere keer hun kleren.
Karkicahanı her gün, her gece ateş ediyorlardı.Ostrzał powtarzał się każdej nocy.
O günden beri evlerini genişlettiler, bir kitapçı dükkânı açtılar ve sık sık seyahat ediyorlar.Od tego czasu powiększyli dom, podróżowali po całym świecie i otworzyli razem księgarnię.
2016'nın ortasında Chris Jericho ve Kevin Owens, takım olmuştu ve maçlarında birbirlerine yardım ediyorlardı.W 2016, Chris Jericho i Kevin Owens zaczęli współpracować jako drużyna.
"Ateş ediyorlardı!"To ty strzelałeś?”.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Poszukują ich zarówno za dnia, jak i nocą.
Dahası ondan nefret ediyorlardı.Boże, znienawidziłam go.
Fakat metalik modelleri de kullanmaya devam ediyorlardı.Od nich też nabywali metalowe narzędzia.
Demek ki ediyorlar.Zapewniają, że tak.
Bize köpek muamelesi ediyorlar, gık demiyoruz.Inny tytuł Psy się nie mylą.
On dördüncü yüzyılın ortalarına kadar, Ermeniler Doğu Ermenistan'da çoğunluğu teşkil ediyorlardı.Till mitten av 1300-talet hade armenier utgjort en befolkningsmajoritet i östra Armenien.
Ancak o zaman fark ediyorlar.Det är bara att inse.
Her adımımızı takip ediyorlar!De följer alla nedan.
İsterlerse ticaret enstitüsüne de devam ediyorlardı.Även affärs-centrumets butiker medverkade.
Bazen gerçek insanları tasvir ediyorlar.Іноді вони зображують реальних людей.
Nehri ne yapacaklarını merak ediyorlardı.Не зрозуміло, про яку річку йдеться.
Patlamanın ne kadar kilotonda olacağını tahmin ediyorlardı.Можна тільки уявити, скільки треба було вибухівки завести під собор.
Fayansı, yarı değerli bir taş olarak kabul ediyorlardı.Застосування — як дорогоцінний камінь.
"Ateş ediyorlardı!"Розстріляти!»
Ancak, bazı bilim insanları bu fikirlerin yanlış olduğunu iddia ediyorlar.Проте, багато вчених вважають, що це не так.
Günümüz tarihçileri böylesi bir göçün gerçekleştiğini kabul ediyorlar.Сучасні історики підтверджують існування такого водно — сухопутного шляху.
Her adımımızı takip ediyorlar!Ми стараємося наслідувати їх.
Onlar Tom'dan nefret ediyorlardı.Вони ненавиділи Тома.
Onlar Tom'dan nefret ediyorlar.Вони ненавидять Тома.
"Ateş ediyorlardı!"Střílejte tedy!"
Bu arada Boniface'in Montferrat'tan akrabaları da Epir üzerinde hak iddia ediyorlardı.Mezitím si příbuzní Bonifáce z Montferratu z Itálie začali dělat nároky rovněž na Epirský despotát.
Nehri ne yapacaklarını merak ediyorlardı.U potoka přemýšlí co se vlastně stalo.
Onlar da teslim olmayıp mücadele ediyorlar.Vesnice se ale nevzdává a bojuje.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Jsou k dispozici ve dne i v noci téměř celoročně.
Ayrıca İngiltere ve Fransa Finlandiya'ya yardım ediyorlardı.Pomoc také přislíbila Francie a Turecko.
'Dance in the Dark'ı söylüyorlar; fakat dans ediyorlar ve özgürler, dışa vuruyorlar.Ei cântă „Dance in the Dark”, dar dansează și se simt liberi, se eliberează.
"Wie Fans für ihre Rechte kämpfen (Taraftarlar kendi haklari icin nasıl mücadele ediyorlar)".UEFA. ^ Vezi și „Wie Fans für ihre Rechte kämpfen (Cum suporterii luptă pentru drepturile lor)”.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Gândul acesta mă urmărea zi și noapte.
Şimdi ise kenarda oturmayı tercih ediyorlar.Preferă să rămână lângă apă.
Bu uydurma bir senaryoyla monte ediyorlar.Se adaugă detalii pentru a completa scenariul.
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.Fiecărui cuplu i s-au pus 5 întrebări.
"Ateş ediyorlardı!"«A fost împușcat».
Bazı çağdaşlar 50.000 civarında olduğunu tahmin ediyorlar.Numărul acestora se estimează la aproximativ 50000 de indivizi.
Yeni cephane talep ediyorlardı.S-a cerut parașutarea de muniții.
Fakat bu çocuklar birbiri ile anlaşamıyor,sürekli kavga ediyorlardı.Cei șapte copii nu se pot înțelege între ei și se ciondănesc permanent.
Dahası ondan nefret ediyorlardı.Ezek után gyűlölte meg őket.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Az estét az éjjel, illetve éjszaka követi.
Yeni cephane talep ediyorlardı.Muníciót kértek.”
Bize köpek muamelesi ediyorlar, gık demiyoruz.A házasságot nem tekintették szentségnek és nem tartottak böjtöket.
Onlar daha az kütlesi üzerinde hareket ediyorlardı.Ez alatt csak kisebb csetepatékra került sor.
Bu arada Boniface'in Montferrat'tan akrabaları da Epir üzerinde hak iddia ediyorlardı.Ezek között volt Boniface de Montferrat is, aki Svábiába utazott Fülöp nevű unokatestvéréhez.
Onu yanlış tercüme ediyorlar ya da yanlış betimliyorlar ya da farklı anlamlar çıkartıyorlar.Fordítása tartalmilag pontatlan, a nehezen érthető szavakat kihagyja, vagy homállyal hidalja át.
Onlar da teslim olmayıp mücadele ediyorlar.He kuitenkin epäonnistuvat ja luovuttavat.
Bize köpek muamelesi ediyorlar, gık demiyoruz.Laumanvartijat eivät paimenna, eivätkä siis ole paimenkoiria.
İşçiler yiyecek fiyatlarının artmasını protesto ediyorlardı.Ihmiset osoittivat mieltään korkeita ruoan hintoja vastaan.
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.Siksi he halusivat yhteisellä testamentilla lahjoittaa suuren osan omaisuuttaan rahastolle.
Şimdi ise kenarda oturmayı tercih ediyorlar.Itse hän pysyy mieluiten taustalla.
Yeni cephane talep ediyorlardı.Uusia lyönti aseita.
Parker, Ying ve Chang aynı okula devam ediyorlar.Stear ja Archie sekä Neil ja Eliza tulevat samaan kouluun.
Bazı çağdaşlar 50.000 civarında olduğunu tahmin ediyorlar.Antambahoakoja arvioidaan olevan noin 50 000 henkeä.
Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.Japanin ja Amerikan sotavoimat taistelivat vielä katkerasti.
Tom'un şirketindeki işçiler daha kısa çalışma saatleri talep ediyorlar.Tomin yrityksen työntekijät vaativat lyhyempiä työaikoja.
Dahası ondan nefret ediyorlardı.Μας μισούν ακόμα!