Ana içeriğe geç
Sözlük

edip ile cümle

edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.ובעיני זו התחלה גרועה לחיי העולם הבא, לראות את ההלווייה שלך ולהרגיש מרוצה.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.死後の生活の始まりとして あまりいいものには思えなかったのです それでは『死者』という短い詩をお聞きください
Belki çok zor olan bir şeyler vardır ve pes edip başka bir şey ile yeniden başlarlar.Może jest coś, co jest trochę za trudne i poddają się i zaczynają z czymś nowym.
Belki çok zor olan bir şeyler vardır ve pes edip başka bir şey ile yeniden başlarlar.Možná narazí na něco, co je trochu víc těžké, a pak to vzdají a začnou s něčím kompletně jiným.
Belki çok zor olan bir şeyler vardır ve pes edip başka bir şey ile yeniden başlarlar.Vielleicht ist da etwas, dass ein bisschen zu schwierig ist und dann geben sie auf und starten etwas neues.
Belki çok zor olan bir şeyler vardır ve pes edip başka bir şey ile yeniden başlarlar.Ίσως ξεκινούν με κάτι αλλά το βρίσκουν δύσκολο, εγκαταλείπουν και ξεκινούν κάτι άλλο.
Belki çok zor olan bir şeyler vardır ve pes edip başka bir şey ile yeniden başlarlar.Может быть это слишком трудно, просто бросить и начать делать что-то другое.
Bence budala evler inşa edip içlerine akıllı şeyler koymalısınız.Cred că trebuie să construim case naive și să punem lucruri inteligente în ele. (Râsete)
Bence budala evler inşa edip içlerine akıllı şeyler koymalısınız.Credo che si debbano costruire case stupide e metterci dentro cose intelligenti. (Risate)
Bence budala evler inşa edip içlerine akıllı şeyler koymalısınız.Ik denk dat je domme huizen moet bouwen met slimme dingen erin. (Gelach)
Bence budala evler inşa edip içlerine akıllı şeyler koymalısınız.Je pense qu'il faut construire des maisons bêtes et y mettre des choses intelligentes. (Rires)
Bence budala evler inşa edip içlerine akıllı şeyler koymalısınız.멍청한 집을 짓고 난 후에 (스마트를 이용한 말장난) 똑똑한 물건들로 채워야 스마트 홈이 될 것입니다.
Bence budala evler inşa edip içlerine akıllı şeyler koymalısınız.Man baut besser dumme Häuser und tut kluge Sachen rein. (Gelächter)
Bence budala evler inşa edip içlerine akıllı şeyler koymalısınız.Myslím si, že musíme stavať hlúpe domy a naplniť ich šikovnými vecami. (Smiech)
Bence budala evler inşa edip içlerine akıllı şeyler koymalısınız.Sí creo que tenemos que construir casas bobas y poner cosas inteligentes en ellas. (Risas)
Bende onları yeniden inşa edip onlara yeni bir yaşam verdim,لقد اعدت بناءهم و منحتهم حياة جديدة.
Bende onları yeniden inşa edip onlara yeni bir yaşam verdim,マンチェスター・クラフツメンズギルドという名前は 私の地域からとっています
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...Il me poignarde tout le temps dans le dos, et il m'abandonne...
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...Mindig hátbaszúr és elhagy...
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...Με μαχαιρώνει πισώπλατα συνέχεια και με αφήνει πίσω...
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...انه يطعنني دائما في الظهر ويتركني خلفه..لكن فجأة
Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular.Pobiegli za innymi... i zostawili mnie, bym umarła.
Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular.Sie rannten, um die anderen einzuholen... und ließen mich liegen, um zu sterben.
Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular.Ze renden ervandoor om de rest in te halen ... en lieten me voor dood liggen.
Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular.Αυτοί έφυγαν για να συναντήσουν τους άλλους... με θεώρησαν νεκρή.
Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular.Войници с ей толкова дълги сопи ни биха, за да изтръгнат признания. Постоянно ни повтаряха:
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.旅に出る前に得ていた知識より 多くを知っています さらにわかっているのは
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Azt tudod, hogy elfordultak tõlem az Ázsiabeliek mind, kik közül való Figellus és Hermogénes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Bem sabes isto, que me abandonaram todos os que estão na Ásia, entre eles Fígelo e Hermógenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Con biết rằng mọi người ở xứ A-si đã lìa bỏ ta; trong số ấy có Phy-ghen và Hẹt-mô-ghen.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Con biết rằng mọi người_ở xứ A-si đã lìa_bỏ ta ; trong số ấy có Phy-ghen và Hẹt-mô-ghen .
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Det vet du, att alla i provinsen Asien hava vänt sig ifrån mig, bland dem också Fygelus och Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Du ved dette, at alle de i Asien have vendt sig fra mig, iblandt hvilke ere Fygelus og Hermogenes.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Bol som kúsok neúprimný lebo som ju nafúkol v celej jej paráde.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Byłem trochę nieszczery, wytłumaczyłem to ze wszystkimi drastycznymi szczegółami.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Byl jsem trochu neupřímný, protože jsem to trochu rozvedl do bolestných detailů.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Egy kicsit hamis voltam, mert kibővítettem minden dicsőséges részletével.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Fui desonesto, porque expandi a equação em todo o seu detalhe horripilante.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Ik ben niet helemaal eerlijk geweest, want ik heb hem, helemaal in detail uitgeschreven.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.J'ai été quelque peu déloyal, parce que je l'ai développée jusque dans ces détails les plus barbares.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Jeg har været lidt uærlig, nu hvor jeg har udvidet den i hele dens blodige udstrækning.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.제가 좀 지나치긴 했습니다. 왜냐면 제가 이 공식을 아주 자세한 부분까지 전개했기 때문이지요.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Malo sem bil nepošten, ker sem ga prikazal v vseh veličastnih podrobnostih.
Böylece, bir çok risk aldığından, ++A derecelendirme notunu hak edip etmediğini düşünmek zorundasınız.しかし短い期間では、この会社などが上手にやりくりして、
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Ezért, okosan, az evezést választottam, amiben elég jó voltam.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Heel slim koos ik dus roeien, waar ik erg goed in werd.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Jadi saya dengan cerdik memilih olah raga mendayung, yang kemudian dapat saya kuasai dengan sangat baik.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.그래서 저는 현명하게 조정을 선택했고, 아주 잘 하게 됐습니다.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Sprytnie wybrałem wiosłowanie, w którym nabrałem dużej wprawy.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Tak jsem si chytře vybral veslování, které mi šlo.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Οπότε επέλεξα την κωπηλασία, και έγινα πολύ καλός.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Затова избрах гребането, в което станах много добър.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Так что я мудро выбрал греблю, и весьма в ней преуспел.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Так що я вдало обрав веслування, в якому досяг значних успіхів.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.אז עשיתי בחוכמה, ובחרתי בחתירה, בה נעשיתי טוב מאד.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.فاخترت بذكاء التجديف و كنت جيدا في ذلك
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.学校代表として漕いでいたのですが
Ama devam edip etmediğini bilmiyoruz.하지만 우리는 필연적으로 패턴이 이어질지, 안이어질지 모릅니다.
Ama devam edip etmediğini bilmiyoruz.Mas nós de fato não sabemos se ele necessariamente continua evoluindo.
Ama devam edip etmediğini bilmiyoruz.Men vi ved ikke om det nødvendigvis fortsætter i samme mønster.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod