edip ile cümle
edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.Jangan lakukan lagi dan cepat dapatkan tanda terimanya.
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.Nu mai fa galagie, si adu repede citanta.
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.Prestaň blbnúť a rýchlo to potvrď.
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.Przestań robić to zbędne zamieszanie, szybko dokończ to
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.Sluta fåna dig och skicka den fort.
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.Smettila di fare la sciocca e sbrigati a stampare la ricevuta
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.Stop met gek doen en haal snel de ontvangst.
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.Σταμάτα να χαζοφέρνεις, και γρήγορα πάρε την απόδειξη παραλαβής.
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.Прекрати валять дурака и быстро получи подтверждение об отправке.
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.Спри да се държиш като глупачка и бързо го довърши.
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur..תפסיקי להשתטות, ומהרי להירשם
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur..توقفي عن القيام بذلك، وبسرعة أعطيني الإيصال
Aptalca dolanmayı kes ve acele edip formu doldur.はーい
Ardından kocam Kiyash bize katıldı ve birlikte kötü adamları tespit edip onlarla savaştık.제 남편 키야쉬(Kiyash)가 그 다음에 참가해서 우리는 같이 나쁜 놈들을 찿아내고 싸웠어요.
Ardından kocam Kiyash bize katıldı ve birlikte kötü adamları tespit edip onlarla savaştık.Razem identyfikowaliśmy i walczyliśmy z czarnymi charakterami.
Ardından kocam Kiyash bize katıldı ve birlikte kötü adamları tespit edip onlarla savaştık.בעלי קיאש הצטרף אחר כך. ויחד זיהינו את הרעים ונלחמנו בהם.
Ardından kocam Kiyash bize katıldı ve birlikte kötü adamları tespit edip onlarla savaştık.تلاها زوجي كياش وقمنا معاً بتحديد الأشرار ومحاربتهم
Ardından kocam Kiyash bize katıldı ve birlikte kötü adamları tespit edip onlarla savaştık.みんなで悪者を見つけて やっつけました 悪者というのは 私の症状を引き起こし
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.Az élet élvezetéhez el kell fogadni, hogy az életnek nincs értelme.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.De truc is om van het leven te genieten. Behalve dat het geen zin heeft, hoe dan ook.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.El truco para disfrutar la vida... ...es aceptar que no tiene significado en absoluto.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.- Não, não, não sou. O truque é desfrutar a vida... aceitando que não tem sentido nenhum.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.- Nu. Nu, nu sunt. Şmecheria e să te bucuri de viaţă, acceptând că nu are niciun sens.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.كان يستمتع بحياته و لكن ليس لها معنى
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Chiar am mers la Toys R Us și am luat o pisicuță blănoasă, am rupt-o în bucăți și am făcut asta.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.En réalité, j'ai été a Toys 'R' Us, je me suis acheté un chat velu, je l'ai déchiré et en ai fait ceci.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Fuí a Toys 'R' Us, cogí un gato peludo de juguete, lo corté para utilizar el pelo e hice esto.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Ich ging zu Toys"R"Us, holte eine Plüschkatze, zerlegte sie und machte das daraus.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.사실 토이저러스에서 털 많은 고양이 인형을 산 다음 분해하고 이것을 만들었습니다.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Poszedłem do TOYS 'R' US i kupiłem pluszowego kotka, rozerwałem go na strzępy i zrobiłem to.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Sono andato da Toys'R'Us, comprai un pelouche di gatto, e gli strappai il pelo e creai questo.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Всъщност отидох до Тойс Ар Ъз, купих малко косместо коте, разкъсах го и направих това.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Я пришёл в магазин игрушек "Toys"R"Us", взял маленького пушистого котёнка, разорвал его в клочья и сделал это.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.אני למעשה הלכתי ל טויס ר אס, קניתי חתול פרוותי, קרעתי אותו ועשיתי את זה.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.في الحقيقة ذهبت إلى (تويز آر أس) و اشتريت لعبة على شكل قطة و مزقتها إرباً إرباً لكي أعمل هذا
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.バラバラに解体して作りました 以来 トイザらスから 人形やぬいぐるみを
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.(73:7) предали огню святилище Твое; совсем осквернили жилище имени Твоего;
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Au pus foc sfîntului Tău locaş; au dărîmat şi au pîngărit locuinţa Numelui Tău.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Chúng nó đã lấy lửa đốt nơi thánh Chúa, Làm cho chỗ danh Chúa ở ra phàm đến đất.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Chúng_nó đã lấy lửa đốt nơi thánh Chúa , Làm cho chỗ danh Chúa ở ra phàm đến đất .
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.De har satt ild på din helligdom; like til grunnen har de vanhelliget ditt navns bolig.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.De hava satt eld på din helgedom och oskärat ända till grunden ditt namns boning.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Hanno dato alle fiamme il tuo santuario, hanno profanato e demolito la dimora del tuo nome
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Han prendido fuego a tu santuario; han profanado el tabernáculo de tu nombre, echándolo a tierra
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.He pistivät sinun pyhäkkösi tuleen, he häväisivät, panivat maan tasalle sinun nimesi asumuksen.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Ils ont mis le feu à ton sanctuaire; Ils ont abattu, profané la demeure de ton nom.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.주의 성소를 불사르며 주의 이름이 계신 곳을 더럽혀 땅에 엎었나이다
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Lançaram fogo ao teu santuário; profanaram, derrubando-a até o chão, a morada do teu nome.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Mereka membakar Rumah-Mu sampai musnah; dan menajiskan tempat Engkau disembah
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.På din Helligdom satte de Ild, de skændede og nedrev dit Navns Bolig.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Podpálili tvoju svätyňu; zrútiac ho na zem poškvrnili príbytok tvojho mena.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Sie verbrennen dein Heiligtum; sie entweihen und werfen zu Boden die Wohnung deines Namens.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Szent helyedet lángba borították; neved hajlékát földig megfertõztették.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Uvrhli oheň do svatyně tvé, na zem zřítivše, poškvrnili příbytku jména tvého.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Założyli ogieó w świątnicy twojej, a obaliwszy na ziemię, splugawili przybytek imienia twego.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Zažgali so svetišče tvoje, do tal so oskrunili prebivališče tvojega imena.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Zij hebben de tempel in brand gestoken en Uw woning helemaal platgebrand; nu is het geen heilige plaats meer.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Κατεκαυσαν εν πυρι το αγιαστηριον σου εως εδαφους εβεβηλωσαν το κατοικητηριον του ονοματος σου.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Предадоха на огън светилището Ти; Оскверниха обиталището на името Ти като го повалиха на земята.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.שלחו באש מקדשך לארץ חללו משכן שמך׃