edinmiş ile cümle
edinmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Finlandiya’da bir telefon hattı satın aldığınızda, Finlandiya telefon numarasını da edinmiş olursunuz.Kun ostat Suomessa puhelinliittymän, saat suomalaisen puhelinnumeron.
Finlandiya’da bir telefon hattı satın aldığınızda, Finlandiya telefon numarasını da edinmiş olursunuz.När du tecknar ett telefonabonnemang i Finland får du ett finskt telefonnummer.
Finlandiya’da bir telefon hattı satın aldığınızda, Finlandiya telefon numarasını da edinmiş olursunuz.Когда вы приобретаете в Финляндии телефонное подключение, вы получаете финский номер телефона.
Finlandiya’da bir telefon hattı satın aldığınızda, Finlandiya telefon numarasını da edinmiş olursunuz.عندما تشتري خط اشتراك في فنلندا فسوف تحصل على رقم هاتف فنلندي.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Azért ifjúságukban hal meg az õ lelkök, és életök a paráznákéhoz hasonló.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Chúng chết đương buổi thanh xuân; Ðời chúng bị hư mất trong bọn gian dâm.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Chúng chết đương buổi thanh_xuân ; Ðời chúng bị hư mất trong bọn gian_dâm .
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.De dør i ungdommen, og deres liv ender som tempel-bolernes*. / {* 1KG 14, 24.}
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.deras själ skall i deras ungdom ryckas bort av döden, och deras liv skall dela tempelbolares lott.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Eles morrem na mocidade, e a sua vida perece entre as prostitutas.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Ellos mismos morirán en la juventud, y acabarán sus vidas entre los pervertidos
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Heidän sielunsa kuolee nuoruudessa, heidän elämänsä loppuu niinkuin haureellisten pyhäkköpoikain.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Ich duša zomiera v mladosti a ich život medzi smilníkmi.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Ils perdent la vie dans leur jeunesse, Ils meurent comme les débauchés.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.îşi pierd viaţa în tinereţă, mor ca cei desfrînaţi.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.i Ungdommen dør deres Sjæl, deres Liv får Mandsskøgers Lod.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.그들은 젊어서 죽으며 그 생명이 남창과 함께 망하려니와
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Mereka mati kepayahan di masa mudanya, karena hidupnya penuh hina
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Njih duša umrje v mladosti in njih življenje pogine med nečistosti prodanimi.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Protož umírá v mladosti duše jejich, a život jejich s smilníky.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.si spegne in gioventù la loro anima, e la loro vita all'età dei dissoluti
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.So wird ihre Seele in der Jugend sterben und ihr Leben unter den Hurern.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Umrze w młodości dusza ich, a żywot ich między nierządnikami.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Zij sterven jong, na een leven van ontucht en verdorvenheid.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.αυτοι αποθνησκουσιν εν τη νεοτητι, και η ζωη αυτων τελειονει μεταξυ των ασελγων.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.поэтому душа их умирает в молодости и жизнь их с блудниками.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Те умират в младост, И животът им угасва между мръсните.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.תמת בנער נפשם וחיתם בקדשים׃
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.تموت نفسهم في الصبا وحياتهم بين المابونين.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.必 在 青 年 時 死 亡 、 與 污 穢 人 一 樣 喪 命
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.必 在 青年 時 死亡 、 與污穢人 一 樣喪命
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Anh ấy có vài mô hình rất phức tạp về cách sống sót
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Aveva dei modelli di sopravvivenza molto complicati.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.El avea niște modele foarte complexe despre cum să supraviețuiești.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Ele tinha alguns modelos muito complexos acerca de como sobreviver.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Er hatte einige sehr komplizierte Modelle wie man überlebt.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Hij had wat complexe modellen om mee te overleven.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Il avait des modèles très complexes de façon de survivre.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.그는 생존법에 대한 여러가지 복잡한 모델을 가지고 있었지요.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Mal niekoľko veľmi komplexných modelov prežitia.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Měl několik velmi složitých modelů přežití.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Miał bardzo złożone modele na to jak przetrwać.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Néhány nagyon komplex túlélési modellje volt.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Tenía unos modelos de supervivencia muy complejos.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Είχε κάποια πολύ πολύπλοκα μοντέλα για το πώς να επιβιώσει.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Така той притежаваше няколко много сложни модела как да оцелее.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.У него был ряд довольно сложных моделей для выживания.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.היו לו כמה מודלים מורכבים מאוד כיצד לשרוד.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.كانت لديه نماذج معقدة عن كيفية النجاة.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.それは何が襲ってきたのかによります
Hemen arkadaş edinmişti.Er hat schnell Freunde gefunden.
Hemen arkadaş edinmişti. Oldukça sosyal birisidir.Získal přátele hodně rychle, je velmi společenský.
Hemen arkadaş edinmişti.Zdobył przyjaciół od razu.
Hemen arkadaş edinmişti.Έκανε αμέσως φιλίες.
Hemen arkadaş edinmişti.Он сразу заводит друзей.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.A chaque fête, le gouverneur avait coutume de relâcher un prisonnier, celui que demandait la foule.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Ale na święto zwykł był starosta wypuszczać ludowi jednego więźnia, którego by chcieli.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.A na veľkonočný sviatok mal vladár obyčaj prepustiť zástupu jedného väzňa, ktorého chceli.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.En la fiesta, el procurador acostumbraba soltar al pueblo un preso, el que quisieran
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Il governatore era solito, per ciascuna festa di Pasqua, rilasciare al popolo un prigioniero, a loro scelta
İlgili Sayfalar