Claire'e Los Angeles'ta bebeği evlat edinmek isteyen bir çift olduğunu söyler.Hun vender tilbage til Richard, der fortæller hende at barnet vil være i sikkerhed hos et par i Los Angeles.
Amacı sonsuz dostlar edinmek.De sverger evig vennskap.
Maraş Katliamı'ndan etkilenen Kürt-Alevi bir ailenin hikâyesini konu edinmektedir.Derved begynte mormonernes bekjeftigelse med familie-historie.
Macerasında birçok arkadaş edinmektedir.Mange forviklinger oppstår i deres vennskap.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.Pengetahuan akan komposisi dan cara kerja sel merupakan hal mendasar bagi semua bidang ilmu biologi.
Unutmamak gerekir ki yapmış olduğumuz ölçümler sistemimiz hakkında bilgi edinmek içindir.Các khái niệm cho phép ta hệ thống hóa hiểu biết của ta về thế giới.
Markham gerekli ihraç lisanslarını edinmek üzere bürokratik engelleri aşmıştır.マーカムは後に必要な輸出免許を取得するために官僚主義的な障害を克服した。
Apple'ın genel iş felsefesi kolayca mevcut şirket projelerine entegre edilebilir küçük şirketler edinmektir.アップルの経理理念は、既存のプロジェクトに容易に統合できる小規模企業を獲得することである。
TCP bağlantısının durumları hakkında daha fazla bilgi edinmek için RFC 793'e bakınız.TCPコネクションの状態について詳しくはRFC 793を参照。
Film, Cinderella masalını konu edinmektedir.テーマはシンデレラの物語。
Hikaye oyuncunun çözmesi gereken birtakım garip olayları konu edinmektedir.数々の怪事件を解決する凄腕。
Okul yıllarında arkadaş edinmekte zorlandı.彼女はあたらしい学校で友達を作るのに苦労した。
Macerasında birçok arkadaş edinmektedir.色々な冒険のネタを教えてくれる。
Mülk edinmek gibi bir derdim yok.特産といえるものはない。
Amacı sonsuz dostlar edinmek.永遠の戦士によって振るわれる。
Amacı sonsuz dostlar edinmek.我們是永遠的朋友。
Şiilikte bunları, takipçilerini, sevenlerini sevmek (veli-dost edinmek) şarttır.由於關係疏遠,故它們有自己的科及亞目。
Şiilikte bunları, takipçilerini, sevenlerini sevmek (veli-dost edinmek) şarttır.대선은 국가에서 행하는 것으로 선종대선(禪宗大選)과 교종대선(敎宗大選)의 구별이 있다.
Çünkü insan, yaşamını sürdürebilmek için, doğaya uygun bilgiler edinmek durumundadır.인간은 자연이 재생할 수 있도록 자신의 생태적 위치로 돌아가야 한다.
İkinci sezon, akıl sağlığını konu edinmektedir.העונה השנייה בוחנת סוגיות הקשורות לשפיות.
Şov, Arlen, Teksas'taki küçük bir kasabada yaşayan Hill ailesini konu edinmektedir.הסדרה מתארת את חייה של משפחת היל השמרנית מתודיסטית החיה בעיירה ארלן בטקסס.
Film, Cinderella masalını konu edinmektedir.שהוא עיבוד לסיפורה של סינדרלה.
Claire'e Los Angeles'ta bebeği evlat edinmek isteyen bir çift olduğunu söyler.Тя посещава Молкин за втори път, който ѝ казва за двойка в Лос Анджелис, която желае да осинови нейното бебе.
Amacı sonsuz dostlar edinmek.Целта му е да създава идеали, за вечност.
1998 Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazanan kitap, 1951 Tevkifatı'nı konu edinmektedir.Една от причинете да бъде присъдена на Ромен Ролан Нобеловата награда за 1915 е книгата му „Над суматохата“.
Üniversite hakkında daha fazla bilgi edinmek için bakabilirsiniz.Bude nás tešiť každá pozitívna správa o našej univerzite.
Üniversite hakkında daha fazla bilgi edinmek için bakabilirsiniz.Poišči več informacij o situaciji.
Kullanıcıların İnternet'i en yoğun kullandığı alanlardan biri ücretsiz programlar edinmektir.Jei atstovaujate kurią nors internetinę sąmoningo sapnavimo bendruomenę, galima patekti ir nemokamai.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Az intelligens anyagokhoz nehéz hozzáférni kis mennyiségekben.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.É difícil obter materiais inteligentes em pequenas quantidades.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.I materiali intelligenti sono difficili da ottenere in quantità ridotte.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Inteligentne materiały są trudne do uzyskania w małych ilościach.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.스마트 물질은 적은 양이라도 얻기 어렵습니다.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Los materiales inteligentes son difíciles de conseguir en pequeñas cantidades.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Materialele inteligente sunt greu de obţinut în cantităţi mici.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Những vật liệu thông minh rất khó có thể thu được với số lượng nhỏ.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Smarta material är svåra att framställa i stora kvantiteter.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Smart Materials sind nur schwer in kleinen Mengen zu produzieren.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Sommige materialen zijn moeilijk te verkrijgen in kleine hoeveelheden.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Είναι δύσκολο να προμηθευτείς έξυπνα υλικά σε μικρές ποσότητες.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur."Розумні" матеріали важко отримати у малій кількості.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Сложно получать интеллектуальные материалы в малых количествах.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.Трудно е да се получат интелигентни материали в малки количества.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.קשה להשיג חומרים חכמים בכמויות קטנות.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.المواد الذكية صعب الحصول عليها بكميات صغيرة.
Akıllı malzemelerden küçük miktarlarda edinmek zordur.使用方法についての情報も ほとんどありません
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.A csúfoló keresi a bölcseséget, és nincs; a tudomány pedig az eszesnek könnyû.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Batjocoritorul caută înţelepciunea şi n'o găseşte, dar pentru omul priceput ştiinţa este lucru uşor. -
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Bespottaren söker vishet och finner ingen, men för den förståndige är kunskap lätt.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Der Spötter sucht Weisheit, und findet sie nicht; aber dem Verständigen ist die Erkenntnis leicht.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.De spotter zoekt vergeefs naar wijsheid, maar de kennis wijst de verstandige de weg.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.El burlador busca la sabiduría y no la halla, pero al entendido le es de fácil acceso
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Hledá posměvač moudrosti, a nenalézá, rozumnému pak umění snadné jest.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Il beffardo ricerca la sapienza ma invano, la scienza è cosa facile per il prudente
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Kẻ nhạo báng tìm khôn ngoan, mà không gặp; Song sự tri thức lấy làm dễ cho người thông sáng.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Kẻ nhạo_báng tìm khôn_ngoan , mà không gặp ; Song sự tri_thức lấy_làm dễ cho người thông sáng .
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.거만한 자는 지혜를 구하여도 얻지 못하거니와 명철한 자는 지식얻기가 쉬우니라
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Ko zasmehovalec išče modrosti, ni je, razumnemu pa je znanje lahko.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Le moqueur cherche la sagesse et ne la trouve pas, Mais pour l`homme intelligent la science est chose facile.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Naśmiewca szuka mądrości, a nie znajduje; ale umiejętność roztropnemu jest snadna.