Ana içeriğe geç
Sözlük

edinme ile cümle

edinme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir etkileşim sonunda hayvanın yeni davranış biçimleri edinmesidir. a.في الواقع، بفضل الإدراك، يستطيع الحيوان التعامل مع الأوضاع الجديدة.
"Allah asla evlat edinmedi.Porém, eles não tiveram filhos.
Bu seride Timmy ve arkadaşları paylaşmayı, arkadaş edinmeyi ve hatalarını kabul etmeyi öğrenmek zorundalar.Nesta animação, Timmy e seus amigos precisam aprender a compartilhar, fazer amigos e reconhecer seus erros.
Kuzey Kore pasaportu edinme ayrıcalığı birkaç koşulla sınırlıdır.O privilégio de um passaporte na Coreia do Norte é para poucos.
Gençliğinden beri her bilim dalında mümkün olduğunca çok diploma edinmeye çalışmıştır.Desde jovem tenta obter vários diplomas, em qualquer ciência possível.
Sparta vatandaşları, kendi şehirlerinden olanları köle edinmezdi.A qual dos profetas não perseguiram vossos pais?
6 ay sonra bunu meslek edinmeye karar verdi.Seis meses mais tarde, já tocava profissionalmente.
1930'da yayınlanmış olup inanç eksikliği olan kişinin inanç edinmesine değinir.Publicado em 1930, diz respeito ao dilema de alguém que, lhe faltando a fé, a encontra.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.Entender a estrutura e função das células é fundamental para todas as ciências biológicas.
"Bartın Saat Kulesi bilgi edinme başvurusu".«Está na hora de treinar resistência».
Diğer bazı örgütler de, lezbiyen ve gaylerin evlat edinmeleri olasılığıyla ilgili kaygılarını dile getirdi.Outros grupos expressaram preocupação sobre a possibilidade de casais gays e lésbicos adotarem crianças.
Evli çift Afrikalı çocuklar evlat edinmek istiyor.O casal quer adotar crianças africanas.
"Allah asla evlat edinmedi.God is niet zo dat hij zich een kind neemt.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.Het begrijpen van de structuur en werking van cellen is essentieel voor alle biologische wetenschappen.
Diğer bazı örgütler de, lezbiyen ve gaylerin evlat edinmeleri olasılığıyla ilgili kaygılarını dile getirdi.Andere verenigingen spraken hun bezorgdheid uit over de mogelijkheid van adoptie.
Macerasında birçok arkadaş edinmektedir.Tijdens zijn leven maakte hij veel avonturen mee.
Prince adıyla doğdum ve başka geleneksel bir isim edinmek istemiyordum.Het gemeentebestuur ging niet akkoord met zijn plannen en vroeg om een eerder klassiek concept.
Not alma alışkanlığı edinmemişti.Cope gaf geen etymologie van de geslachtsnaam.
Bu başarının ardından dinleyiciler Pet Shop Boys'un albümünü edinmek isterler.Achter de schermen werkten ze ook mee aan het album Billingual van de Pet Shop Boys.
Mu kavmi hakkında bilgi edinmesi için birçok rapor düzenlemiştir Tahsin Bey.Hier heeft hij veel reportages gemaakt over de inheemse bevolking.
"Allah asla evlat edinmedi.Nie mieli oni jednak potomstwa.
Borchert savaştan sonra tiyatro ve kabare dünyasında yer edinmeye çalıştı.Po wojnie Borchert próbował swoich sił w teatrze i na scenie kabaretowej.
Yeni arkadaşlar edinmek çok güçtü...Tak trudno jest znaleźć przyjaciół...
Silius'un çocuğu yoktu ve Britannicus'u evlatlık edinmeyi istiyordu.Ponieważ Syliusz był bezdzietny, zamierzał adoptować Brytanika.
O yıl Orestes hizmetindeki Germen paralı askerlerinin İtalya'dan toprak edinme taleplerini reddetti.Przyczyną buntu była odmowa Orestesa nadania żołnierzom ziemi w Italii.
Silius'un çocuğu yoktu ve Britannicus'u evlatlık edinmeyi istiyordu.Silius var barnlös och ville adoptera Britannicus.
Kuran, kesin bir dille Allah'tan başka bir tanrının olmadığını ve Allah'ın çocuk edinmediğini öğretmektedir.Haver ock låtit sig lära av Börta förakta Guds ord och haver ingen mening med Guds ords hörande.
Monica ve Chandler evlat edinmeye karar verir ve Erica (Anna Faris) isimli bir hamileyle anlaşırlar.Chandler och Monica bestämmer sig för att adoptera ett barn av unga gravida Erica.
Kuşkusuz tank personelinin panterler üzerinde yeterli deneyim edinmeleri sağlanamamıştı.Panzer I hade inte heller speciellt mycket att komma med när det gällde pansar.
Bu Filistinlilerin daha tehlikeli taktikler edinmelerine sebep oldu.Det gjorde det lätt för pilgrimer att nå den.
Evliyanın en büyük özelliği Allah'tan başkasını dost edinmemeleri ve ona tam tevekkül içinde olmalarıdır.Lots hustru ignorerade Guds påbud att inte blicka bakåt, och förvandlades därför till en saltstod.
Bu proteinler, hastalığın, grip benzeri belirtiler edinmesine ve dang ile gelen yoğun ağrılara sebep olur.Dessa proteiner orsakar den feber, de influensaliknande symptom och de svåra smärtor som uppstår vid dengue.
Şov, Arlen, Teksas'taki küçük bir kasabada yaşayan Hill ailesini konu edinmektedir.Den handlar om Hills, en liten metodistisk småstadsfamilj i Arlen, Texas.
Gençken, evlat edinmeyi düşünsede evlenip kendi kızını Dünya'ya getirmiştir.Vid födseln var det hennes uppgift att motta barnet i dess inträde i världen.
Yasanın ana amacı Kongre'nin CIA'in gizli görevleri hakkında bilgi edinmesini sağlamaktır.Därmed blir han också ansvarig att informera USA:s kongress om CIA:s verksamhet.
Vigeland 1888'de yeniden Oslo'ya dönmüş ve heykeltıraşlığı meslek edinmeye karar vermiştir.У віці 19 років (1888 р.) він знову прибув до Осло з метою стати скульптором.
"İnsan Hakkı Olarak Bilgi Edinme Hakkı" konulu yüksek lisans tezi bulunmaktadır.Вивчення соціальних прав через освіту з прав людини».
30'lu yaşların sonlarındaki çift bir bebek evlat edinmek ister.Дитячий садок приймає 30 дітей дошкільного віку.
Ancak bu sırada da bir yenilgi serisi edinmeye başlamıştır.Замість цього одразу починається церемонія відкриття.
Okulun Marksizmi edinme biçimleri de eleştireldir.У школах було впроваджено вивчення марксизму.
1980'lerde kapitalizim ve iş dünyası hakkında ciddi şüpheler edinmeye başladı.В 1920-х роках брав активну участь у культурно-громадському та музичному житті.
Yıldırımın düştüğü yer, artık Çakay Han’a aittir ve orayı kimse mülk edinmez.To způsobí oddálení loktů od sebe, takže nelze spoutat lokty k sobě (bondáž loktů).
Monica ve Chandler evlat edinmeye karar verir ve Erica (Anna Faris) isimli bir hamileyle anlaşırlar.Monica a Chandler se rozhodli adoptovat dítě a seznámili se s Erikou (Anna Faris), biologickou matkou z Ohia.
Prince adıyla doğdum ve başka geleneksel bir isim edinmek istemiyordum.Jiného syna císař neměl a nový korunní princ už nebyl jmenován.
Bu proteinler, hastalığın, grip benzeri belirtiler edinmesine ve dang ile gelen yoğun ağrılara sebep olur.Tyto proteiny způsobují horečku, chřipkové symptomy a silné bolesti, pro horečku dengue typické.
Diğer bazı örgütler de, lezbiyen ve gaylerin evlat edinmeleri olasılığıyla ilgili kaygılarını dile getirdi.Jiné asociace vyjádřily obavy nad schopností gayů a leseb vychovávat děti.
“Her birey bilgi edinme bir takım eylemler yapmakta ve farklı davranışlar sergileyebilmektedir.Každý z mužů může používat různé předměty a vyvolávat různé akce.
Bu nedenle Hašek anarşizmi bırakarak yazar olarak düzenli bir meslek edinmeye çalışır.V reakci na to se Hašek pokusil vycouvat ze své radikální politiky a získat trvalou práci jako spisovatel.
1990'larda geçen hikâye, ACT UP'ın Paris şubesindeki HIV/AIDS aktivistinin hayatını konu edinmektedir.Film zachycuje boj aktivistů proti nemoci AIDS na počátku 90. let v Paříži.
Bu tam anlamıyla ayrımcı olmama durumu evlilik ve evlat edinme haklarını da kapsamaktadır.Jeho novým cílem se stalo zrovnoprávnění v podobě manželství a adopcí.
Peşindekinin kim olduğu hakkında bilgi edinmeye çalışan Michael, bu amaçla Mahone’nin karısıyla yakınlaşır.Michaelova odcizená žena, která ho opustila, když se dozvěděla o poměru Michaela s Juliou.
Yeni arkadaşlar edinmek çok güçtü...Získávání nových přátel je tedy stojí nemalé úsilí.
Hikaye oyuncunun çözmesi gereken birtakım garip olayları konu edinmektedir.Marně se snaží soudci vykreslit poslední podivné události.
Gençliğinden beri her bilim dalında mümkün olduğunca çok diploma edinmeye çalışmıştır.Încă din tinerețe el a încercat să obțină cât mai multe diplome posibile, în orice domeniu.
6 ay sonra bunu meslek edinmeye karar verdi.După șase luni, a devenit salariat.
Yeni arkadaşlar edinmek çok güçtü...Olyan nehéz barátkozni másokkal. ...
Evlat edinme Mayıs 2008'de resmen tamamlandı.Az adoptálást végül 2008 májusában engedélyezték.
Bu tam anlamıyla ayrımcı olmama durumu evlilik ve evlat edinme haklarını da kapsamaktadır.Ennek leggyakoribb formája a házassági jogok, illetve a gyermekvállalás korlátozása.
Kullanıcıların İnternet'i en yoğun kullandığı alanlardan biri ücretsiz programlar edinmektir.Az internet használatát megkönnyíti a felhasználók számára az, ha akadálymentes weboldalakat készítünk.
TCP bağlantısının durumları hakkında daha fazla bilgi edinmek için RFC 793'e bakınız.A TCP kapcsolat állapotairól további információk az RFC 793 alatt találhatóak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod