Yeni arkadaşlar edinmekten hoşlanırım.I enjoy making new friends.
Dan ve Linda küçük bir çocuğu evlat edinmeye karar verdi.Dan and Linda decided to adopt a little child.
Dan, Linda'nın sorunlu geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinmeye çalıştı.Dan attempted to find out more about Linda's troubled past.
Tom Mary kadar kolay şekilde arkadaş edinmedi.Tom did not make friends as easily as Mary.
Her zaman bir köpek yavrusu edinmeyi istedim.I've always wanted to adopt a puppy.
Gençken arkadaşlar edinmek kolaydır.Making friends is easy when you're young.
Tom arkadaş edinmekle ilgileniyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem interested in making friends.
O arkadaş edinmekle ilgileniyor gibi görünmüyordu.He didn't seem interested in making friends.
O arkadaş edinmekle ilgileniyor gibi görünmüyor.He doesn't seem interested in making friends.
Tom arkadaş edinmekle ilgileniyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be interested in making friends.
Ben ne olduğu hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorum.I'd like to know more about what happened.
Arkadaşlar edinmeye çalıştım.I tried to make friends.
Erkekler için arkadaş edinmek kolaydır.Making friends is simple for guys.
Mary arkadaş edinmekle ilgili görünmüyordu.Mary didn't seem interested in making friends.
O konuda daha fazla bilgi edinmek istiyorum.I'd like to know more about it.
Müşteri ile olan uyumunuz hakkında bir fikir edinmek istiyorum.I would like to get a feel for your rapport with the customer.
Tom seni evlat edinmek istiyordu.Tom wanted to adopt you.
Tom'u evlat edinmeyin lütfen.Please don't adopt Tom.
Yeni arkadaşlar edinmek zor değil.It's not hard to make new friends.
İnsanlar Tom'un yaşında kolayca yeni arkadaşlar edinmezler.People Tom's age don't make new friends easily.
Arkadaş edinmede iyisin.You're good at making friends.
Kendime bir avukat edinmem gerekiyor.I need to get myself a lawyer.
Sami o konuda daha fazla bilgi edinmek için İnternet'i taradı.Sami scoured the Internet to find more information about that.
Sadece alışkanlık edinme.Just don't make it a habit.
Bir kediyi evlat edinirken bir köpeği evlat edinmek için bir sebep yok.There is no reason to adopt a dog when we could adopt a cat.
Tom ve Mary bir çocuğu evlat edinmek istiyorlar.Tom and Mary want to adopt a child.
Yeni insanlarla tanışmak ve yeni arkadaşlar edinmek zordur.Meeting new people and making new friends is hard.
Gerçekten bir çocuk sahibi olmak istiyorsan evlat edinmen gerekir.If you really want to have a child, you should adopt.
Leyla bazı yeni arkadaşlar edinmeye çalışıyordu.Layla was trying to make some new friends.
Bunun hakkında daha fazla bilgi edinmek istemez misin?Wouldn't you like to know more about that?
Tom bazı yeni arkadaşlar edinmeye çalışıyor.Tom is trying to make some new friends.
60'lı yaşlar hakkında bilgi edinmek isterseniz The Beatles'ın müziğini çalın.If you want to know about the Sixties, play the music of The Beatles.
Tom arkadaş edinmekte çok iyi değil.Tom isn't very good at making friends.
Tom arkadaş edinmekte iyidir.Tom is good at making friends.
Tom'un arkadaşlar edinmesi kolaydır.It's easy for Tom to make friends.
Sami arkadaş edinmekten hoşlanır.Sami likes making friends.
Evlat edinme hakkında ne düşünüyorsunuz?How do you feel about adoption?
Sami bir Kuran edinmek istiyordu.Sami wanted to get a copy of the Quran.
Sami Kuran edinmek için camiye gitti.Sami went to a mosque to get a copy of the Quran.
Bunu huy edinme.Don't make that a habit.
Biraz internet ahlakı edinmelisin.You should learn some netiquette.
İslam hakkında bilgi edinmek istedi.He wanted to learn about Islam.
İslam hakkında bilgi edinmek istiyordu.He wanted to learn about Islam.
Daha çok bilgi edinmesi gerekiyor.He needs to gain more knowledge.
Arkadaş edinmek kolay bir şey değil.Making friends isn't easy.
"Allah asla evlat edinmedi."It is not befitting to (the majesty of) Allah that He should beget a son.
Shanghai Auto, Çin'de ayak izini genişletmek için markayı ve teknolojisini edinmek istedi.Shanghai Auto wanted the brand and technology to expand its footprint in China.
Silius'un çocuğu yoktu ve Britannicus'u evlatlık edinmeyi istiyordu.Silius was childless and wanted to adopt Britannicus.
Ziyareti sırasında Ekim 2006'da David Banda adındaki bir oğlan çocuğunu evlat edinmeye karar verdi.While there, she decided to adopt a boy named David Banda in October 2006.
Markham gerekli ihraç lisanslarını edinmek üzere bürokratik engelleri aşmıştır.Later Markham overcame bureaucratic obstruction to obtain the necessary export licences.
IV. Karl 1357'de Prag Yahudilerine kendi bayraklarını edinme onurunu verdi.Charles IV gave the Jews of Prague the honour of a flag in 1357.
Gençliğinden beri her bilim dalında mümkün olduğunca çok diploma edinmeye çalışmıştır.Since his youth he has been trying to obtain as many diplomas, in any science, as possible.
Yeni arkadaşlar edinmek çok güçtü...It's so hard to make friends...
Özellikle Drogheda ve Wexford'daki uygulamalar Cromwell'in kötü bir şöhret edinmesine yol açmıştır.In particular, Cromwell's actions at Drogheda and Wexford earned him a reputation for cruelty.
Yuki, Manabe’yi arkadaş edinmedeki kabiliyeti dolayısıyla Kyo ile kıyaslar.Yuki also compares Manabe's ability to make friends to Kyo's.
LGBT'lerin evlat edinmesiHe opposes LGBT being allowed to adopt children.
Şimdi ise Rusya'yı Avrupa Birliğinden arkadaş edinmek için bırakmıştır.He endeavored to make a friend of Russia.
Film, Cinderella masalını konu edinmektedir.The series also focuses on the novel of Cinderella.
Vigeland 1888'de yeniden Oslo'ya dönmüş ve heykeltıraşlığı meslek edinmeye karar vermiştir.He returned to Oslo in 1888, this time determined to become a professional sculptor.
Allah, sizden iman edenleri ayırt etmek, sizden şahitler edinmek için böyle yapar.Thus the advice is given to everyone of you who believes in God and in the Hereafter.