Ana içeriğe geç
Sözlük

edinç ile cümle

edinç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hızlarınız eşitlendiğinde hedefi yok edinceye kadar ateş et.Po osiągnięciu prędkości równej prędkości przeciwnika prowadźcie ostrzał do momentu zniszczenia celu.
Hızlarınız eşitlendiğinde hedefi yok edinceye kadar ateş et.Sobald eure Geschwindigkeit gleich ist, schießt ihr, bis das Ziel zerstört ist.
İflas edince, bunların hiçbir değerinin olmadığını anlıyoruz.Morda se v stečaju zavedemo, da ti niso vredni nič.
İflas edince, bunların hiçbir değerinin olmadığını anlıyoruz.Třeba si v konkursu uvědomíme, že tyhle nemají žádnou hodnotu.
İflas edince, bunların hiçbir değerinin olmadığını anlıyoruz.もし、これらの価値が0なら、そして、
İşaretleri takip edince ormana girdim.Aku mengikuti petunjuk jalan, dan berakhir di hutan ini.
İşaretleri takip edince ormana girdim.Csak követtem azt a nyilat.
İşaretleri takip edince ormana girdim.Ho seguito correttamente la segnaletica.
İşaretleri takip edince ormana girdim.J'ai suivi la flèche.
İşaretleri takip edince ormana girdim.Tôi theo chỉ dẫn đường mà vào đây.
İşaretleri takip edince ormana girdim.أنا أتبعت الطريق الحجري , أنتهي بي في الغابة
Israr edince geldim. Cristina ile ayrıldık. Biliyorsun değil mi?Ştii că m-am despărţit de Cristina, nu?
Israr edince geldim. Cristina ile ayrıldık. Biliyorsun değil mi?Tu sais bien sûr que Cristina et moi, on n'est plus ensemble, n'est-ce pas?
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince. Ediyorum, dur de.Rozłożę karty, a ty powiedz, kiedy mam się zatrzymać.
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.Ich werde die Karten ausbreiten und du sagst "Stopp", wenn ich auf sie zeige, OK.
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.Ik spreid de kaarten en jij zegt stop.
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.Jag sprider ut korten och du säger stopp när jag pekar på dem, eller hur?
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.Je vais étaler les cartes et vous allez dire stop, lorsque je les montre.
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.제가 카드를 펼칠테니 아무데서나 정지해주세요
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.Levitän kortit ja sinä sanot seis, kun osoitan niitä, okei.
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.Stenderò le carte e tu dovrai dire, stop, mentre le indico una ad una, ok.
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.Voi împrăştia cărţile şi tu vei spune stop când arăt spre ele, bine?
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.Voy a extender las cartas y dices, alto, cuando las apunto, correcto.
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.Ще разстеля картите, а вие ще кажете "стоп", като ги посоча, нали.
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.Я буду раскладывать карты, а вы скажете стоп, когда я покажу на них.
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.אני אפזר את הקלפים ואת תגידי עצור,
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.سوف انثر الاوراق وستقولين ,توقف,
Kartları dağıtacağım ve sen dur diyeceksin, ben parmağımla işaret edince.指が来たところで ストップと言ってください
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.제가 아무도 만나고 싶어하지 않는다는 것에 놀라웠습니다.
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Tôi ngạc nhiên nhận thấy rằng mình không muốn gặp bất kỳ ai.
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.נדהמתי מכך שלא רציתי לראות אף אחד.
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.وكنت متفاجئة أنني لم أرى أي أحد ..
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.本当に 穴に閉じこもりたくて
Neyse ki birisi 20 yıl sonunda bakmaya tenezzül edince, radyoastronomi şaha kalktı.네, 물론 약 20년 후에 누군가가 관측을 하였을 때
Neyse ki birisi 20 yıl sonunda bakmaya tenezzül edince, radyoastronomi şaha kalktı.20年ほど後でしたが -- すぐ電波天文学が本格始動しました
Neyse ki birisi 20 yıl sonunda bakmaya tenezzül edince, radyoastronomi şaha kalktı.Bene, appena qualcuno ci provó il che fu circa 20 anni dopo,
Neyse ki birisi 20 yıl sonunda bakmaya tenezzül edince, radyoastronomi şaha kalktı.Mais bien sûr, dès que quelqu'un regarda, il y a environ 20 ans,
Neyse ki birisi 20 yıl sonunda bakmaya tenezzül edince, radyoastronomi şaha kalktı.Pues bien, en cuanto alguien miró,
Neyse ki birisi 20 yıl sonunda bakmaya tenezzül edince, radyoastronomi şaha kalktı.Và tất nhiên, ngay khi có người đi tìm, khoảng 20 năm sau đó,
Neyse ki birisi 20 yıl sonunda bakmaya tenezzül edince, radyoastronomi şaha kalktı.ובכן, ברור שמיד כאשר מישהו כן בדק, מה שקרה בערך 20 שנה אחר כך,
Neyse ki birisi 20 yıl sonunda bakmaya tenezzül edince, radyoastronomi şaha kalktı.لكن بالطبع, ما أن بدأ أحدهم بالبحث حيث كان ذلك بعد ما يقارب الـ 20 عام
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Amikor gyorsan felismerték az igazi helyzetet, az ő szeme nagy, ő fütyült magában.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Când a dat seama repede adevărata stare de lucruri, ochii ei mari a crescut, ea a fluierat pentru ea.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Cuando ella se dio cuenta rápidamente de la realidad de las cosas, sus ojos se agrandaron, silbaba a sí misma.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Da hun indså hurtigt den sande tilstand, hendes øjne blev store, hun peb til sig selv.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Když se rychle si uvědomil pravý stav věcí, její oči se velké, že pískal pro sebe.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Keď sa rýchlo si uvedomil pravý stav vecí, jej oči sa veľké, že pískal pre seba.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Ketika ia cepat menyadari keadaan sebenarnya urusan, matanya tumbuh besar, dia bersiul pada dirinya sendiri.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Khi cô nhanh chóng nhận ra đúng thực trạng của vấn đề, đôi mắt của cô tăng lớn, cô huýt sáo với chính mình.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Kiedy szybko zdał sobie sprawę z faktycznego stanu rzeczy, jej oczy zrobiły się duże, że gwizdali do siebie.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.그녀가 신속하게 업무의​​ 진정한 상태를 발견했을 때, 그녀의 눈은 큰 성장, 그녀는 휘파람을 불고
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Ko je hitro spoznal, dejanskega stanja, povečal oči velike, je zažvižgal sama pri sebi.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Kun hän varsin pian todellinen asiaintila, hänen silmänsä kasvoi suuri, hän vihelsi itsekseen.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.När hon insåg snabbt det verkliga läget, växte hennes ögon stora, visslade hon för sig själv.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Quando ela percebeu rapidamente o verdadeiro estado de coisas, os olhos grandes, ela assobiou para si mesma.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Quando ha capito subito il vero stato delle cose, gli occhi grandi è cresciuto, ha fischiato a se stessa.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Toen ze snel de ware stand van zaken gerealiseerd, haar ogen groot werd, ze floot tegen zichzelf.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Когато тя бързо осъзнава истинското състояние на нещата, нейните очи се големи, тя подсвирна за себе си.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Когда она быстро поняла истинное положение дел, глаза большие, она свистнула сама с собой.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.Коли вона швидко зрозуміла справжній стан справ, очі великі, вона свиснула сама з собою.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod