O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.כאשר היא מהר מאוד הבין את המצב האמיתי של העניינים, עיניה נפערו, היא שרקה
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.الصفير عندما كانت سرعان ما أدرك الحالة الحقيقية للأمور ، نما عينيها كبيرة ،
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.彼女自身に。しかし、彼女はのために自分を抑制していない
- Peki iflas edince ne oluyor?A co se stane v konkursu?
Peki iflas edince ne oluyor?倒産すると、破産裁判所があなたの全ての資産を、
Piston hareket edince diğer kısımları da harekete geçirir. En sonunda da tekerler dönerler.피스톤은 다른 장치들에 영향을 주어 결국 바퀴가 돌아가게 합니다
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.Domnul va trimete peste tine ciuma, pînă te va nimici în ţara pe care o vei lua în stăpînire.
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.GOSPOD naredi, da se ti prilepi kuga, dokler te ne pokonča s površja zemlje, v katero greš, da jo posedeš.
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.Hozzád ragasztja az Úr a döghalált, mígnem elemészt téged arról a földrõl, a melyre bemégy, hogy bírjad azt.
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.여호와께서 네 몸에 염병이 들게 하사 네가 들어가 얻을 땅에서 필경 너를 멸하실 것이며
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.O Senhor fará pegar em ti a peste, até que te consuma da terra na qual estás entrando para a possuíres.
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.Господ ще направи да се залепва за тебе мор, догде те довърши от земята, в която отиваш да я завладееш.
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.Пошлет Господь на тебя моровую язву, доколе не истребит Он тебя с земли, в которую ты идешь, чтобы владеть ею.
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.ידבק יהוה בך את הדבר עד כלתו אתך מעל האדמה אשר אתה בא שמה לרשתה׃
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.يلصق بك الرب الوبأ حتى يبيدك عن الارض التي انت داخل اليها لكي تمتلكها.
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.耶 和 華 必 使 瘟 疫 貼 在 你 身 上 、 直 到 他 將 你 從 所 進 去 得 為 業 的 地 上 滅 絕
RAB, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede sizi yok edinceye dek salgın hastalıkla cezalandıracak.耶和華 必 使 瘟疫 貼 在 你 身上 、 直到 他 將你從所進 去 得 為業 的 地上 滅絕
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Acaso as tuas jactâncias farão calar os homens? e zombarás tu sem que ninguém te envergonhe?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Ayub, kaukira kami tak mampu menjawabmu? Kausangka kami bungkam karena ejekanmu
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Bedąż na twoje plotki ludzie milczeć? A gdy ty sobie przeszydzasz, ciebie nikt nie zawstydzi?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Chớ thì các lời khoe khoang của ông khiến người ta nín sao? Khi ông nhạo báng, há không có ai bỉ mặt ông ư?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Chớ thì các lời khoe_khoang của ông khiến người_ta nín sao ? Khi ông nhạo_báng , há không có ai bỉ mặt ông ư ?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Fecsegéseid elnémítják az embereket, és csúfolódol is és ne legyen, a ki megszégyenítsen?!
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Govoričenje tvoje naj sapo zapre ljudem, da bi se posmehoval, ne da te kdo osramoti,
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?¿Harán callar a los hombres tus jactancias? ¿Harás escarnio, sin que haya quien te afrente
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?I tuoi sproloqui faranno tacere la gente? Ti farai beffe, senza che alcuno ti svergogni
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?네 자랑하는 말이 어떻게 사람으로 잠잠하게 하겠으며 네가 비웃으면 어찌 너를 부끄럽게 할 사람이 없겠느냐
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Müssen die Leute zu deinem eitlen Geschwätz schweigen, daß du spottest und niemand dich beschäme?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Saattaisivatko jaarituksesi miehet vaikenemaan, niin että saisit pilkata, kenenkään sinua häpeään häätämättä?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Skall ditt lösa tal nödga män till tystnad, så att du får bespotta, utan att någon kommer dig att blygas?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Skal Mænd vel tie til din Skvalder, skal du spotte og ikke få Skam?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Skulde dine store ord drive menn til taushet, skulde du spotte uten at nogen skammer dig ut?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Tes vains propos feront-ils taire les gens? Te moqueras-tu, sans que personne te confonde?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Tvoje márne reči umlčujú ľudí; posmievaš sa, a niet toho, kto by ťa zahanbil,
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Žváním svým lidi zaměstknáváš, a posmíváš se, aniž jest, kdo by tě zahanbil.
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Αι φλυαριαι σου θελουσιν αποστομωσει τους ανθρωπους; και οταν περιγελας, δεν θελει σε καταισχυνει τις;
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Пустословие твое заставит ли молчать мужей, чтобы ты глумился, и некому было постыдить тебя?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Твоите самохвалства ще запушат ли хорските уста? И когато ти се присмиваш, тебе никой да не засрами ли?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?בדיך מתים יחרישו ותלעג ואין מכלם׃
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?أصلفك يفحم الناس ام تلخ وليس من يخزيك.
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?你 誇 大 的 話 、 豈 能 使 人 不 作 聲 麼 . 你 戲 笑 的 時 候 、 豈 沒 有 人 叫 你 害 羞 麼
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?你 誇大的話 、 豈 能 使 人 不作 聲麼 . 你 戲笑 的 時候 、 豈沒 有 人 叫 你 害羞 麼
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceA Vy poviete, "Ok, ale ako sa vol� t�to ulica?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceA wy mówicie: "Dobrze, ale jak się nazywa ta ulica?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceDan anda berkata, "Oke, tapi apakah nama jalan ini?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceErre mi: "Jó, de hogy hívják ezt az utcát?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceEt vous dites : "OK, mais quel est le nom de cette rue ?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceIn vi rečete: "Okej, ampak kako se imenuje ta ulica?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceJij: "Oké, maar hoe heet deze straat?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edince그럼 여러분은, "좋아요, 하지만 이 거리 이름이 어떻게 되지요?" 라고 묻죠.
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceOch du frågar, "Okej, men vad heter gatan?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceOg du spørger, "Okay, men hvad hedder denne gade?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edince"OK, ale jak se jmunuje tato ulice?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edince"Ok, mas qual é o nome desta rua?" E ele responde:
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceSanotte: "Okei, mutta mikä on tämän kadun nimi?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceȘi îi spuneți: " Bine, dar care este numele străzii? "
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceUnd Sie sagen: "Okay, aber wie ist der Name dieser Straße?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceVà bạn nói, "Vâng, nhưng tên của con đường này là gì?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceVoi continuate "OK, ma come si chiama questa strada?"
Siz "Peki, ama bu caddenin ismi nedir?" diye ısrar edinceY Uds. dicen "Muy bien, ¿pero cómo se llama esta calle?"