Uzun süre fark edilmez ise ölümle sonuçlanabilir.Om man tittar på honom för länge dör man.
Hemen müdahale edilmezse ölümle sonuçlanabilir.Om tillståndet inte behandlas omedelbart kan det vara dödligt.
Diğer gruplar azınlık olarak kabul edilmez.Alla andra åldersgrupper är följaktligen kraftigt underrepresenterade.
İlki muhafaza edilmez.Перші опуси не збереглися.
Kabul edilmez ise devletler arasında savaş başlar.Якщо цього не станеться, серед богів знову почнеться війна.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Тому ці препарати не рекомендують людям, хворим на серцево-судинні захворювання.
Yine de Yüzük yok edilmez.Таким чином Перстень знищується.
Avrupa'da kürkü artık ithal edilmezken, hala büyük bir sayıda kürk Japonya'ya sevk edilir.Його імпорт в Європу припинений, проте в Японію все ще експортуються великі партії.
Yöntemi kullananlar pişen yemeğin lezzetinin kıyas edilmez derecede üstün olduğunu iddia etmektedirler.Припускають, що вони гірше розпізнають солодкий смак.
Müdahale edilmezse 1 hafta içinde ölüm şekillenir.Якщо лікування не проводиться, то протягом короткого часу наступає смерть.
Tedavi edilmezse çok ağrılı kasılma nöbetleriyle sürer ve ölümle sonuçlanır.При відсутності лікування настають вкрай негативні наслідки, що завершуються смертю.
Hemen müdahale edilmezse ölümle sonuçlanabilir.У випадку ненадання своєчасної допомоги може настати смерть.
Bu yüzden çocuklarda kullanılması tavsiye edilmez.Застосування препарату дітям не рекомендовано.
Erlik'e asla at kurban edilmez.Nikdy nelze jezdit bez helmy.
Kahve, çay gibi doğal kafeinli içecekler enerji içeceği olarak kabul edilmezler.Čaj, káva a kolové nápoje nejsou považovány za energetické nápoje.
Şık bir görüntü olarak kabul edilmez.Nelze ji považovat za půvabnou.
Oyun içinde herhangi bir ücret talep edilmez.Za hraní této hry není účtován žádný poplatek.
Aksi halde eğer bir kadın sağlıklı ve menopoz öncesi dönemde ise komplike kabul edilmez.Pokud je jinak žena zdravá a před menopauzou, je onemocnění pokládáno za nekomplikované.
Bu yüzden çocuklarda kullanılması tavsiye edilmez.V EU se nedoporučuje pro konzumaci dětmi.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Proto nejsou triptany doporučovány osobám trpícím kardiovaskulárními chorobami.
Yine de Yüzük yok edilmez.Prstenec výtrusnic je nepřerušený.
İmamzadeler seyyiddir, ancak tüm seyyidler imamzade kabul edilmez.Opatřuje pouze příjemné pocity, vše ostatní jí je lhostejné (lest).
Ama bu görüş bilim insanlarının büyük bir bölümü tarafından kabul edilmez.Toto rozdělení však nebylo vědeckou komunitou přijato.
Kabul edilmez ise devletler arasında savaş başlar.Přestože mezi státy nebyla vyhlášena válka, došlo k zahájení palby.
Diğer gruplar azınlık olarak kabul edilmez.Ostatní národnosti jsou zastoupeny minimálně.
Gunnar anîden para ödemelerinin yapılmasını rica eder, ama teklifi kabul edilmez.Ronna potřebuje peníze na nájem, tak jeho nabídku přijme.
Herhangi bir hız veya ivme dâhil edilmez.Nevyžaduje závlahu ani přihnojování.
İsteseler de astroloji birliklerine üye olarak kabul edilmezler.Naopak používání astronomické jednotky je akceptováno.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Trombocitele (separate de sângele integral) și plasma proaspăt congelată nu sunt recomandate de obicei.
Müdahale edilmezse ölüm yaklaşık 4 haftada şekillenir.În absența intervenției chirurgicale, moartea survine în 4-6 săptămâni.
Bu yüzden çocuklarda kullanılması tavsiye edilmez.Nu se recomandă administrarea la copii.
Aksi halde eğer bir kadın sağlıklı ve menopoz öncesi dönemde ise komplike kabul edilmez.În caz contrar, dacă infecția apare la o femeie sănătoasă și la premenopauză, este considerată necomplicată.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Prin urmare, triptanii nu sunt recomandați pentru persoanele cu boli cardiovasculare.
Fakat türün tamamı tehdit altında olarak kabul edilmez.Specia nu este amenințată la nivel global.
Bütün ruhlar gibi insanlar tarafından fark edilmezler.Ca toate spiritele, ei nu pot fi detectați de oameni normali.
Kimonolar hiçbir zaman israf edilmez.Bunurile perfect durabile nu se deteriorează niciodată.
Protein olmayan genler, (rRNA genleri, tRNA genleri vs.) protein olarak translasyon edilmezler.Practic nu se concepe viață fără proteine.
Bu anlamıyla katıksız temsil demokrasinin bir ölçütü olarak telakki edilmez.Consecința logică este că a apăra un asemenea sistem ineficient nu reprezintă o apărare a democrației.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Vérlemezkék (a teljes vérből kiválasztva) vagy friss fagyasztott plazma átömlesztése általában nem javasolt.
Yine de Yüzük yok edilmez.Ezért a Gyűrűt el kell pusztítani.
Bu yüzden çocuklarda kullanılması tavsiye edilmez.Használata gyerekeknél nem is ajánlott.
Lisans öğrencileri ise arşive kabul edilmez.Utóvizsga rekorderként jó-tanulóék nem fogadtak be.
Tedavi edilmezse görme kaybına neden olabilir.Kezelés nélkül látásveszteséget okozhat.
Ama dizel araçlar drift yaparken çok tercih edilmez.A dízelmotorok azonban nem használhatók.
Bunun sonucu olarak bölgeler Parlamento'da eyaletlere eşit temsil edilmezler.Sokak szerint a területek lakossága így nem kap megfelelő képviseletet a parlamentben.
Aksi halde eğer bir kadın sağlıklı ve menopoz öncesi dönemde ise komplike kabul edilmez.Egyéb esetekben, ha a nő egészséges és menopauza előtt áll, a betegség szövődménymentesnek minősül.
Meyveyi dondurmak ta pek tavsiye edilmez.Azonban a fagyöngyöt nem tartotta fontosnak megesketni.
Bir saldırı tespit edilir edilmez veya anormal bir davranış algılanırsa, yöneticiye uyarı gönderilebilir.Ha a megbízó célszerűtlen vagy szakszerűtlen utasítást ad, a megbízott köteles őt erre figyelmeztetni.
Şehir içinde araç kullanmak tercih edilmez.A város központjában alig használnak autót.
Kabul edilmez ise devletler arasında savaş başlar.Jos tähän ei suostu, alkaa sota kaikkien neljän valtion välillä.
Şehir içinde araç kullanmak tercih edilmez.Kaupungin keskustassa autolla ajamista ei suositella.
Bir saldırı tespit edilir edilmez veya anormal bir davranış algılanırsa, yöneticiye uyarı gönderilebilir.Jos huomataan jotain outoa tai odottamatonta, siitä kerrotaan esimiehille.
Bu yüzden çocuklarda kullanılması tavsiye edilmez.Sen vuoksi sitä ei tulisi antaa lasten lenkitettäväksi.
Biletler sahtedir ya da hiç teslim edilmez.Lehdet ovat korvakkeelliset tai korvakkeettomat.
Erlik'e asla at kurban edilmez.Kaikissa tapauksissa hevosta ei voida pelastaa.
Dolayısıyla tavsiye edilmezler.Sitä ei suositella käytettäväksi.
Ama bu görüş bilim insanlarının büyük bir bölümü tarafından kabul edilmez.Tieteellistä totuutta ei kuitenkaan voida vahvistaa enemmistön mielipiteellä.
Köpeklerin bir alanda başıboş bırakılmaları uzmanlarca egzersiz olarak kabul edilmez.Kokeessa koiraa ei opeteta puremaan ihmistä missään tapauksessa.
Fakat türün tamamı tehdit altında olarak kabul edilmez.Lajia ei ole luokiteltu uhanalaiseksi.
Küfür edilmez, dedikodu yapılmaz ve kavga edilmez.Totuus ei löydy kiistellen eikä väitellen, ei toisia nujertaen.