Bunların haricinde değil, bunlara ek olarak, yeryüzünde demokrasinin gerçekten talep edilmesinin propagandası.Не исключая те вещи, а в дополнение к ним, является пропаганда истинного спроса на демократию на месте.
Bunların haricinde değil, bunlara ek olarak, yeryüzünde demokrasinin gerçekten talep edilmesinin propagandası.לא חוץ מהם, אלא בנוסף להם, יש להפיץ דרישה אמיתית לדמוקרטיה בשטח.
Bunların haricinde değil, bunlara ek olarak, yeryüzünde demokrasinin gerçekten talep edilmesinin propagandası.ليس فقط القصور على هذه الأشياء ، لكن نضيف إليهم ، نشر الوعى بالحوجة الحقيقية للديمقراطية على أرض الواقع .
Bunların haricinde değil, bunlara ek olarak, yeryüzünde demokrasinin gerçekten talep edilmesinin propagandası.草の根で民主化を訴える必要があります この点において
Bununla ilgili temel problem ise, tarihin korkunç ţekilde örtbas edilmesidir.De nos jours, la façon dont les États règnent repose sur
Bununla ilgili temel problem ise, tarihin korkunç ţekilde örtbas edilmesidir.곧 이런 방식이 비효율적임을 알게 되었습니다. 오늘날의 국가는 저항과 갈등이 불가피하다는 사실을 잘 알고 있습니다.
Bununla ilgili temel problem ise, tarihin korkunç ţekilde örtbas edilmesidir.Zeichen von ihnen gab, und das erwies sich als ineffizient.
Bunun yanında filmlerin ithal edilmesini savunanlar da var:Pero hay igualmente otros que están a favor de importar películas:
Bunun yanında filmlerin ithal edilmesini savunanlar da var:Természetesen akadnak, akik támogatják a filmek importját.
Bunun yanında filmlerin ithal edilmesini savunanlar da var:Но есть и те, кто поддерживает заграничные фильмы:
Bunun yanında filmlerin ithal edilmesini savunanlar da var:لكن هنالك من يفضلون استيراد الأفلام:
Burada bir videomuz var Tesla'nın monte edilmesi, eğer o videyoyu oynatabilirsek--Máme tady video, na kterém je Tesla sestavována, které -- bylo by možné přehrát první video --
Burada bir videomuz var Tesla'nın monte edilmesi, eğer o videyoyu oynatabilirsek--Имаме едно видео тук за процеса на сглобяване на Тесла, което, ако може да пуснем първото видео --
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Aceast≤ recomandare a fost consolidat≤ prin introducerea sa în planul de ac†iune al UE ca obiectivul 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Denna rekommendation har förstärkts genom att den har införts i EU:s handlingsplan som mål 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Denne henstilling er blevet styrket gennem sin medtagelse i EU’s handlingsplan som foranstaltning 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.• die Empfehlung des Rates vom 18. Juni 2003 (
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Ezt az ajánlást azzal is megerősítették, hogy felvették az EU cselekvési tervébe 14. célkitűzésként.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.To priporočilo se je okrepilo, ko so ga vključili v akcijski načrt EU kot cilj 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Toto doporučení bylo posíleno tím, že bylo zařazeno do akčního plánu EU jako cíl 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Toto odporúčanie bolo zdôraznené jeho zaradením do akčného plánu EÚ ako cieľ 14.
Bu tavsiye kararı, 14 sayılı hedef olarak AB eylem planına dahil edilmesiyle güçlenmiştir.Тази препоръка бе подкрепена чрез включването й в плана за действие на ЕС като цел 14.
Bu temeldir. Kompleks becerilerin taklit edilmesi kültür dediğimiz şeyin ve medeniyetin temelini oluşturur.Napodobování složitých dovedností je to, co nazýváme kulturou, a také to, co je základem civilizace.
Bu temeldir. Kompleks becerilerin taklit edilmesi kültür dediğimiz şeyin ve medeniyetin temelini oluşturur.Naśladowanie złożonych umiejętności to kultura będąca podstawą cywilizacji.
Bu temeldir. Kompleks becerilerin taklit edilmesi kültür dediğimiz şeyin ve medeniyetin temelini oluşturur.Posnemanje kompleksnih spretnosti je kultura in osnova civilizacije.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Det här är IP- adressen som ska provas.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Det här är värddatornamnet eller IP- adressen som ska provas.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Dette er IP- adressen som skal testes.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Dies ist die IP-Adresse, die getestet werden soll.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Dit is het IP-adres dat u wilt testen.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Esta es la dirección IP que debería probarse.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Este é o endereço IP/ nome da máquina que deverá ser testado.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Este é o endereço IP que deverá ser testado.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.L' indirizzo IP che dovrebbe essere verificato.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.To jest adres IP, który będzie sprawdzany za pomocą pakietów testowych (ping).
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Αυτή είναι η διεύθυνση IP στην οποία θα γίνει ο έλεγχος.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Це IP- адреса, яку слід перевіряти.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Це назва вузла або IP- адреса, яку слід перевіряти.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.Это IP адрес который будет пинговаться.
Bu test edilmesi gerekli IP adresidir.これはテストする IP アドレスです。
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.C'est triste que ces méthodes américaines arrivent en Suède.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Det er trist at de Amerikanske metoder er kommet til Sverige.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Es ist traurig, dass diese amerikanischen Methoden nun auch nach Schweden kommen.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Es triste que estos métodos americanos estén llegando a Suecia.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.E trist că tacticile americanilor apar acum şi în Suedia.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.E' triste che questi metodi americani siano arrivati in Svezia.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Het is triest dat deze Amerikaanse methodes naar Zweden aan het komen zijn.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Het is triest dat deze Amerikaanse methodes... naar Zweden aan het komen zijn.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Je smutné, že tyto metody ze Spojených států prosakují do Švédska.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.미국의 방식이 스웨덴까지 흘러들어온건 통탄한 일이 아닐 수 없어,
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.On surullista että nämä amerikkalaiset menetelmät ovat saapumassa Ruotsiin.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Szomorú, hogy ezek az amerikai módszerek elérték Svédországot.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Thật buồn là những phương pháp của Mỹ đã đến Thụy Điển.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Thật là buồn khi những phương thức mà người Mỹ thực hiện lại được sử dụng ở Thụy Điển.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.To smutne, że te amerykańskie metody przyszły tutaj do Szwecji.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Είναι λυπηρό αυτές οι αμερικανικές μέθοδοι να έρχονται στη Σουηδία.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Тъжно е, че американските методи се пренасят и в Швеция.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.Это печально, что эти американские методы приезжают в Швецию.
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.עצוב ששיטות אמריקניות אלה .מגיעות לשוודיה
Bu tip Amerikan yöntemlerinin İsveç'e de ithal edilmesi üzücü.من المحزن أن هذه الأساليب الأمريكية (قادمة إلى (السويد