Ana içeriğe geç
Sözlük

edilmesi ile cümle

edilmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu büyük dedemin insanlara sağladığı hareket özgürlüğünün tehdit edilmesi, çevrenin de tehdit edildiği gibi.그것은 저의 증조부님이 사람들에게 선사한 이동의 자유가 현재 위협을 받고 있다는 것입니다. 바로 환경이 위협을 받고 있듯이 말이죠.
Bu büyük dedemin insanlara sağladığı hareket özgürlüğünün tehdit edilmesi, çevrenin de tehdit edildiği gibi.А той е че свободата на движение, която моят пра-дядо им донесе е застрашена, също както и природата.
Bu büyük dedemin insanlara sağladığı hareket özgürlüğünün tehdit edilmesi, çevrenin de tehdit edildiği gibi.וזהו חופש התנועה אשר הסבא רבא שלי הביא לאנשים הוא כעת מאוים, ממש כמו הסביבה.
Bu büyük dedemin insanlara sağladığı hareket özgürlüğünün tehdit edilmesi, çevrenin de tehdit edildiği gibi.وتلك هي حرية الانتقال التي قدمها جدي الاول الى الناس يتم تهديدها الان ,تماما مثل البيئة
Bu büyük dedemin insanlara sağladığı hareket özgürlüğünün tehdit edilmesi, çevrenin de tehdit edildiği gibi.私の曾祖父が生み出した移動の自由が 脅かされているのです 簡単にいってしまえば
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.Alsof er een fragment Deense cultuur is ingebed in de Chinese cultuur.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.C'est un petit bout de culture danoise intégrée à la culture chinoise.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.Đó gần như là một mảng nhỏ của nền văn hóa Đan Mạch được gắn nhập vào văn hóa Trung Quốc.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.E ca și cum un fragment din cultura daneză a fost integrat în cultura chineză.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.E come un frammento di cultura danese integrato nella cultura cinese.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.É quase como um fragmento da cultura dinamarquesa integrada na cultura chinesa.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.Es ist wie ein Stück dänische Kultur, eingebettet in die chinesische Kultur.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.Ez olyan, mintha a dán kultúra egy kis része a kínai kultúrába is beleépülne.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.Je to skoro ako kúsok dánskej kultúry začlenený do čínskej kultúry.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.To fragment duńskiej kultury wkomponowany w kulturę chińską.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.Un fragmento de la cultura danesa integrada en la cultura china.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.Είναι σχεδόν σαν ένα θραύσμα Δανικού πολιτισμού, ενσωματωμένο στον Κινέζικο πολιτισμό.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.Това е почти като част от датската култура, интегрирана в китайската култура.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.Это как кусочек датской культуры, вкраплённый в китайскую культуру.
Budapeşte: “Kentler önemli görevler yüklenecekler.” edilmesidir.Budapest: „A városoknak alapvető szerepe lesz.” az országokban is garantálja a békét és stabilitást.
Budapeşte: “Kentler önemli görevler yüklenecekler.” edilmesidir.Budapest: «Le città svolgeranno un compito determinante».
Budapeşte: “Kentler önemli görevler yüklenecekler.” edilmesidir.Budapešť - Mestá budú hrať rozhodujúcu úlohu.
Budapeşte: “Kentler önemli görevler yüklenecekler.” edilmesidir.Budapešť - Města sehrají klíčovou úlohu.
Budapeşte: “Kentler önemli görevler yüklenecekler.” edilmesidir.Budapest: „Städte werden eine entscheidende Rolle spielen“.
Budapeşte: “Kentler önemli görevler yüklenecekler.” edilmesidir.Budimpešta: “Mesta bodo imela odločilno vlogo.” bo potrebno poročati Komisiji in jih tudipredstaviti javnosti.
Budapeşte: “Kentler önemli görevler yüklenecekler.” edilmesidir.dans ces pays et, par ricochet, celles del’Europe dans son ensemble.
Bu durum, İsrail'in yok edilmesi riskini doğurur,فإنه يهدد بالقضاء على إسرائيل،
Bu durum, İsrail'in yok edilmesi riskini doğurur,ペルシャ湾岸諸国の安全と 世界経済の安定を脅かします
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.공동의 소유인거죠.
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.הוא סחורה פשוטה.
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.انها متاع مشترك
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.タイの例を見てみましょう
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.大家係好處
Bu düşüncedeki sorun, 10 liralık bir hissenin pahalı olduğunun farz edilmesi.É uma fração da companhia. É apenas uma parte. E nem todas as empresas têm a mesma quantidade de ações.
Bu düşüncedeki sorun, 10 liralık bir hissenin pahalı olduğunun farz edilmesi.これは、あきらかですが、 ここに書いてみましょう。
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Aceasta este o eroare tehnică la încercarea de a accepta o conexiune de rețea de intrare.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.C'est un problème plutôt technique, survenu en tentant d'accepter une connexion réseau entrante.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Đây là lỗi hơi kỹ thuật mà gặp lỗi trong khi cố chấp nhận một sự kết nối mạng gởi đến.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Dit is een technische fout tijdens het accepteren van een inkomende netwerkverbinding.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Este es un error técnico en el que se produjo un error al intentar aceptar una conexión entrante de red.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Isto é um erro técnico no qual ocorreu uma situação anormal ao tentar aceitar una ligação recebida da rede.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.들어오는 네트워크 연결을 수락할 수 없는 기술적인 오류입니다.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Techniczny błąd, oznaczający, że nie powiodło się przyjęcie połączenia sieciowego z zewnątrz.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Teknisen syyn vuoksi tulevia verkkoyhteyksiä ei voitu vastaanottaa.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Toto je dosti technická chyba, při které nastala chyba během pokusu o přijetí příchozího sítového spojení.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Toto je technická chyba, ktorá nastala pri pokuse o prijatie sieťového spojenia.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Най- вероятно това е техническа грешка, при което е невъзможно приемане на входящата връзка.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Це технічна помилка, в результаті якої, спроба прийняти вхідне з' єднання по мережі зазнала невдачі.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.Это техническая ошибка — сбой при попытке принять входящее сетевое соединение.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.זוהי שגיאה טכנית למדיי, בה מתרחשת שגיאה במהלך ניסיון לקבל חיבור נכנס ברשת.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.هذا خطأ تقني ، منه حصل خطأ أثناء محاولة قبول اتصال شبكة قادم.
Bu hata, gelen ağ bağlantıları' nın kabul edilmesi esnasında oluşanhayli teknik bir hatadır.これは、ネットワーク接続を受け付ける際にエラーが発生した、という技術的エラーです。
Bu inekler sığır eti elde edilmesi için.Ces vaches sont élevées pour leur viande.
Bu inekler sığır eti elde edilmesi için.Diese Kühe werden für Rindfleisch genutzt.
Bu inekler sığır eti elde edilmesi için.Din acestea va rezulta carnea de vită.
Bu inekler sığır eti elde edilmesi için.Estas vacas são utilizadas para bife.
Bu inekler sığır eti elde edilmesi için.Estas vacas se usan para carne.
Bu inekler sığır eti elde edilmesi için.Ezeket a marhákat a húsukért tartják.
Bu inekler sığır eti elde edilmesi için.Những con bò đó được nuôi để lấy thịt.
Bu inekler sığır eti elde edilmesi için. Onlardan biz faydalanacağız.이 소들은 식용입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
edilmesi ile cümle - Sayfa 40 - edilmesi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App