Acil servise kabul edilmek için nereye gitmeliyim?Where should I go to be admitted into the emergency room?
Ateşin kullanılması insanın en büyük icadı olarak kabul edilmektedir.Making use of fire may be regarded as man's greatest invention.
Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.A lot of bicycles are illegally parked in front of the station.
Lincoln liderliği yüzünden takdir edilmektedir.Lincoln is admired because of his leadership.
Radyo sesler tarafından rahatsız edilmektedir.The radio is disturbed by noises.
Kimse herkesin önünde alay edilmekten hoşlanmaz.Nobody likes to be made fun of in public.
Oğlan fark edilmek istediği için arabasını boyadı.The boy dyed his hair because he wanted to be noticed.
Resmin Picasso tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir.The picture is presumed to have been painted by Picasso.
Rapor henüz teyit edilmek zorunda.The report has yet to be confirmed.
Erkek kardeşim diz yaralanması nedeniyle ameliyat edilmek zorunda olabilir.My brother may have to be operated on for the knee injury.
Modern kahramanlar rock yıldızları tarafından temsil edilmektedir.Modern heroes are represented by rock stars.
Çelik üretiminin bu yıl 100 milyon tona ulaşacağı tahmin edilmektedir.Steel production is estimated to reach 100 million tons this year.
Geçen yıl çelik üretiminin 100 milyon tona ulaştığı tahmin edilmektedir.Steel production is estimated to have reached 100 million tons last year.
Dondurucu hava nedeniyle maç iptal edilmek zorunda kaldı.The match had to be called off because of the freezing weather.
Fotoğrafçılık, şimdi sanatın yeni bir formu olarak kabul edilmektedir.Photography is now considered a new form of art.
İnsanları ziyaret etmek ziyaret edilmekten daha hoştur.Visiting people is nicer than being visited.
O bir üniversite öğrencisi olarak kabul edilmektedir.He passes for a college student.
Öğrencilerin yüzde kaçı üniversitelere kabul edilmektedir?What percentage of the students are admitted to colleges?
Kahvaltı ne zaman ve nerede servis edilmektedir?When and where is breakfast served?
O belirli bir gangster tarafından tehdit edilmektedir.He is threatened by a certain gangster.
Haksız şekilde muamele edilmekten şikâyet etti.He complained that he was unfairly treated.
Haksız biçimde muamele edilmekten şikâyet etti.He complained of having been treated unfairly.
Medeniyet nükleer savaş tarafından tehdit edilmektedir.Civilization is now threatened by nuclear war.
Bu olaya bazı politikacıların neden oldukları kabul edilmektedir.Some politicians are considered to have caused that incident.
O teori genelde kabul edilmektedir.That theory is generally accepted.
Ülkeleri anarşi ile tehdit edilmektedir.Their country is threatened by anarchy.
Bu günlerde çoğu giyim Çin'den ithal edilmektedir.These days, most clothing is imported from China.
Yardım edilmek istemeyen insanlara yardım etmeye çalışarak zaman geçirmeye değer mi?Is it worth spending time trying to help people who don't want to be helped?
Tom rahatsız edilmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like to be disturbed.
Onun buluşlarının büyük bir kısmı tarihe bilinmeyen olarak kalacağı tahmin edilmektedir.It is estimated that a great number of his inventions remain unknown to date.
Şampanya Fransa'dan ithal edilmektedir.Champagne is imported from France.
Brezilya'daki bazı yerli kabileler keresteciler tarafından tehdit edilmektedir.Some indigenous tribes in Brazil are threatened by loggers.
Tutsak edilmek üzere olduğumu düşündüğümde koşabildiğim kadar hızlı koştum.I thought I was about to be captured so I ran as fast as I could.
Ben davet edilmek istiyorum.I want to be invited.
Ben fark edilmek istiyorum.I want to be noticed.
Barodan ihraç edilmek istemiyorum.I don't want to be disbarred.
Rahatsız edilmek istemiyorum.I don't want to be disturbed.
Tom rahatsız edilmek istemiyor.Tom doesn't want to be disturbed.
Tom rahatsız edilmek istemeyecek.Tom will not want to be disturbed.
Tom kesinlikle rahatsız edilmek istemedi.Tom definitely didn't want to be disturbed.
Ben senin rahatsız edilmek istemediğini söylediğini düşündüm.I thought you said you didn't want to be disturbed.
Daha öncekinden farklı şekilde tedavi edilmek istemiyorum.I don't want to be treated any differently than before.
Kurallar ihlal edilmek için yapılırlar.Rules are made to be broken.
Alandaki bir uzman tarafından takdir edilmek hoş.It is delightful to be praised by an expert in the field.
O çocuk terbiye edilmek zorundadır.That child has to be restrained.
Pil şarj edilmek zorunda.The battery has to be charged.
Akü şarj edilmek zorunda.The battery has to be charged.
Kontrol edilmekten hoşlanmam.I don't like being controlled.
Hükümet adına, kitle iletişim araçları istismar edilmektedir.On behalf of the government, the mass media are abused.
Saat ona kadar rahatsız edilmek istemiyorum.I don't want to be disturbed until ten.
Sonra İsa, Yahya tarafından vaftiz edilmek için Celile'den Ürdün'e geldi.Then Jesus came from Galilee to the Jordan to be baptized by John.
Mide ağrım için bir doktor tarafından muayene edilmek istiyorum.I want to be examined by a doctor because of my stomach ache.
Kanada'da buğday fiyatlarının azalacağı tahmin edilmektedir.Canadian wheat prices are forecast to decrease.
Her şey sterilize edilmek zorunda kalacak.Everything will have to be sterilized.
Okuldan sürgün edilmek için ne yaptın?What did you do to get expelled from school?
Hiç kimse nefret edilmek istemez.Nobody wants to be hated.
Bu kitap artık siyaseten yanlış kabul edilmektedir.This book is now considered politically incorrect.
İmha edilmek zorunda.It has to be destroyed.
Sekreterime rahatsız edilmek istemediğimi söyledim.I told my secretary I was not to be disturbed.
Takip ettiğimiz adamlar silahlı ve oldukça tehlikeli farz edilmektedir.The men we're chasing are presumed armed and extremely dangerous.