Ana içeriğe geç
Sözlük

edilme ile cümle

edilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu plan kabul edilmez.That plan is unacceptable.
Hiçbiri kabul edilmez.Neither one is acceptable.
Piknik iptal edilmedi.The picnic hasn't been cancelled.
Katılımlar teşvik edilmektedir.Contributions are encouraged.
Onlar gözardı edilmeli.They should be ignored.
O neden dahil edilmemeli?Why shouldn't that be included?
Hiçbir yaralanma rapor edilmedi.No injuries have been reported.
Tom davet edilmemesine rağmen Mary'nin partisinde ortaya çıktı.Tom turned up at Mary's party even though he wasn't invited.
Araban buraya park edilmemeli.Your car shouldn't be parked here.
Fırtınalar tahmin edilmektedir.Thunderstorms are predicted.
Bu tekrar edilmemeli.This shouldn't be repeated.
Belediye başkanı yasaya aykırı hareket edenlere tolere edilmeyeceğini söyledi.The mayor said that lawbreakers wouldn't be tolerated.
Tom'un 20 Ekimde mahkum edilmesi planlanıyor.Tom is scheduled to be sentenced October 20th.
Hiçbir subaya ateş edilmedi.No officers were shot.
Tom asla tehdit edilmedi.Tom was never threatened.
Tom Avustralya'ya iade edilmeyecek.Tom won't be extradited to Australia.
İki dilli gençler başvurmak için teşvik edilmektedir.Bilingual teenagers are encouraged to apply.
Sonuçlar hemen ilan edilmeyecek.The results won't be immediately announced.
Bu tür bir davranış kabul edilmez.That kind of behavior isn't acceptable.
Girişler artık kabul edilmektedir.Entries are now being accepted.
Tom kabul edilmek istedi.Tom wanted to be accepted.
Bağışlar takdir edilmektedir.Donations are appreciated.
Bu piyano muhtemelen yıllardır akort edilmemiş.This piano has probably not been tuned for years.
Davet edilmediğime inanamıyorum.I can't believe I didn't get invited.
Dünyamız üzerinde çok az yer uygarlık tarafından rahatsız edilmeden kalmıştır.Very few places on our earth remain undisturbed by civilization.
Henüz hiçbir şey teyit edilmedi.Nothing has been confirmed yet.
Herkes ikna edilmedi.Not everyone was convinced.
Üyeler Tom'un kulüpten men edilmesini istedi.The members wanted Tom banned from the club.
Tom bile ikna edilmedi?Even Tom wasn't convinced.
Tom'un vücudunda ağır şekilde darp edilmeye bağlı hasar vardı.Tom had injuries consistent with a severe beating.
Eğer teşekkür edilmeyi bekliyorsan krala git!If you expect to be thanked, go to the king!
Hiçbir ciddi hasar rapor edilmedi.No serious damage has been reported.
Amerika Birleşik Devletlerinde yiyeceklerin yüzde kırkı israf edilmektedir.Forty percent of food in the United States is wasted.
Tom rahatsız edilmeyecek.Tom isn't to be disturbed.
Bunun tamir edilmesi gerekiyor.It needs to be fixed.
Tom rahatsız edilmek istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to be disturbed.
Tom'un yardım edilmeye ihtiyacı var.Tom needs to be helped.
Kitabın ne zaman iade edilmesi gerekiyor?When does the book need to be returned?
Japonya'da büyük göğüsler Rus standartlarına göre küçük kabul edilmektedir.Big breasts in Japan are considered small by Russian standards.
Sen tebrik edilmeyi hak ediyorsun.You deserve to be congratulated.
Ben parayla motive edilmem.I'm not motivated by money.
Festival iyi organize edilmemiş.The festival was not well organised.
Bu toplantıların tümü İngilizce olarak idare edilmektedir.All of these meetings are conducted in English.
O rahatsız edilmek istemiyor.She doesn't wish to be disturbed.
Tüm ekipmanlar dezenfekte edilmelidir.All equipment must be sanitized.
Tom ve Mary evliliklerinin iptal edilmesini istiyor.Tom and Mary want their marriage annulled.
Satın aldığım sözlük hâlâ bana teslim edilmedi.The dictionary that I bought still wasn't delivered to me.
İnternette satın aldığım kitap henüz bana teslim edilmedi.The book that I bought on the internet hasn't been delivered to me yet.
Satın aldığım şeyler henüz bana teslim edilmedi.The things that I bought haven't been delivered to me yet.
Satın aldığım sözlük henüz bana teslim edilmedi.The dictionary that I bought hasn't been delivered to me yet.
Satın aldığım kitaplar henüz bana teslim edilmedi.The books that I bought haven't been delivered to me yet.
Satın aldığım araba henüz bana teslim edilmedi.The car that I bought hasn't been delivered to me yet.
Satın aldığım kitap henüz bana teslim edilmedi.The book that I bought hasn't been delivered to me yet.
Tom Mary'nin partisine davet edilmedi.Tom wasn't invited to Mary's party.
Tom gözardı edilmeye alışkın değil.Tom isn't used to being ignored.
Biz asla geri davet edilmedik.We were never invited back.
Çalışmayan her şeyin tamir edilmesini istiyorum.I want everything that's not working fixed.
Tom'un fikri kabul edilmedi.Tom's idea wasn't adopted.
Tom mahkum edilmedi.Tom hasn't been convicted.
Pasta dekore edilmeye hazır.The cake is ready to be decorated.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod