Ana içeriğe geç
Sözlük

edilme ile cümle

edilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onların düğün günü fark edilmeden gitti.Their wedding day went unnoticed.
Alandaki bir uzman tarafından takdir edilmek hoş.It is delightful to be praised by an expert in the field.
Davet edilmedin.You aren't invited.
Tom'a ateş edilmedi.Tom wasn't fired.
Tom davet edilmedi.Tom wasn't invited.
Biz davet edilmedik.We're not invited.
Davet edilmedik.We weren't invited.
Onlar davet edilmediler.They weren't invited.
Davet edilmedim.I wasn't invited.
Rencide edilmedim.I'm not hurt.
Bu tavsiye edilmez.That's not advisable.
Roma bir günde inşa edilmedi.Things cannot be accomplished overnight.
O çocuk terbiye edilmek zorundadır.That child has to be restrained.
Pil şarj edilmek zorunda.The battery has to be charged.
Akü şarj edilmek zorunda.The battery has to be charged.
Makine monte edilmelidir.The machine has to be assembled.
Yayınlanmamış bir çalışma, teslim edilmemiş bir hediye gibidir.An unpublished work is like an undelivered present.
Ben çoğunlukla partilere davet edilmem.I don't often get invited to parties.
Asla partilere davet edilmem.I never get invited to parties.
O asla partilere davet edilmez.He never gets invited to parties.
Çocuklara yetişkinler tarafından eşlik edilmeliler.Children must be accompanied by adults.
Yiyecek israf edilmemelidir.Food shouldn't be wasted.
Ateş edilmedim.I didn't get fired.
Kontrol edilmekten hoşlanmam.I don't like being controlled.
Tom'un kabul edilip edilmediğini sormak için hastaneyi aradım.I called the hospital to ask if Tom had been admitted.
Bir kavgada harcanan enerji tasarruf edilmelidir.The energy expended in a fight should be saved.
Daha önce hiç terk edilmedim.I've never been dumped before.
Daha önce hiç dava edilmedim.I've never been sued before.
Bana merhamet edilmesini istemiyorum.I don't want to be pitied.
Saat tamir edilmeden önce onların gitmesine izin veremem.I can't let them leave before the watch is fixed.
Hükümet adına, kitle iletişim araçları istismar edilmektedir.On behalf of the government, the mass media are abused.
Takip edilmediğimden emin oldum.I made certain I wasn't being followed.
Bundan sonra nasıl devam edilmesi gerektiği ile ilgili tavsiyene ihtiyacım var.I need your advice on how to proceed.
Uzun zamandır bunu söylemek istedim. Sizin alaycı şakalarınız tahammül edilmezdir.I've wanted to tell you this for a long time: Your cynical jokes are unbearable.
Tom hiç takip edilmedi.Tom was never prosecuted.
Doktor tarafından kontrol edilmelisin.You should get checked by a doctor.
Bunu yapmaya zorbalık edilmeyeceğim.I won't be bullied into doing that.
Davet edilmediğine şaşırdım.I'm surprised you weren't invited.
Tom davet edilip edilmediğini sordu.Tom asked if he was invited.
Biz hizmet edilmeyi bekliyoruz.We're waiting to be served.
Biz rahatsız edilmeyeceğiz.We are not to be disturbed.
Takip edilmediğime eminim.I'm sure I wasn't followed.
Ben gözardı edilmeye alışkınım.I'm used to being ignored.
Bundan haber edilmedim.I wasn't informed of this.
Ben rahatsız edilmeyeceğim.I'm not to be disturbed.
Tehdit edilmeyeceğim.I won't be intimidated.
Saat ona kadar rahatsız edilmek istemiyorum.I don't want to be disturbed until ten.
Sonra İsa, Yahya tarafından vaftiz edilmek için Celile'den Ürdün'e geldi.Then Jesus came from Galilee to the Jordan to be baptized by John.
Bu hemen iptal edilmeli.It should be revoked immediately.
Tom ve Mary, John'un partisine davet edilmemişlerdi.Tom and Mary weren't invited to John's party.
Tom'un neden davet edilmediğini bilmiyordum.I didn't know why Tom wasn't invited.
Tom'un neden davet edilmediğini bilmiyorum.I don't know why Tom wasn't invited.
Tom ve Mary davet edilmedi.Tom and Mary weren't invited.
Bu teyit edilmemiş.That hasn't been confirmed.
Tom'un teşvik edilmesi gerekir.Tom should be encouraged.
O zaman hava balonları icat edilmemişti, ne buharlı gemiler, ne de demiryolları.Air balloons had not then been invented, nor steamships, nor railways.
Biz tehdit edilmeyeceğiz.We won't be intimidated.
Tom partiye davet edilmemiş olmayı bir hakaret olarak kabul etti.Tom considered it an insult not to be invited to the party.
İnkar edilmez bir şey var ki, o kostüm içinde çok komik görünüyor.There's no denying that he looks so funny in that costume.
Genç hırsız yine polis tarafından fark edilmedi.The young snatcher wasn't spotted by the police again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod