Çocuklar kabul edilmez.Children are not admitted.
Partiye davet edilmedik.We were not invited to the party.
Kameramın tamir edilmesine gerek yok.My camera doesn't need to be fixed.
Kol saatimin tamir edilmesi gerekiyor.My watch needs to be repaired.
Bisikletim tamir edilmeli.My bicycle is in need of repair.
Dün bozulan arabam henüz tamir edilmedi.My car, which broke down yesterday, has not been repaired yet.
Arabam buradan çok uzağa park edilmedi.My car is parked not far from here.
Bu kontratın kelime kelime tercüme edilmesini istiyorum.I want this contract translated word for word.
Fark edilmeden onun arkasından geçtim.I passed behind him without being noticed.
Rahatsız edilmeyi sevmem.I don't like to be disturbed.
Benden alışverişe gitmemin rica edilmesinden hoşlanmam.I don't like being asked to go shopping.
Dondurucu hava nedeniyle maç iptal edilmek zorunda kaldı.The match had to be called off because of the freezing weather.
Övünme tavsiye edilmez.Self-praise is no recommendation.
Gerçek bizim davet edilmememizdir.The fact is we were not invited.
Fotoğrafçılık, şimdi sanatın yeni bir formu olarak kabul edilmektedir.Photography is now considered a new form of art.
Davet edilmediğimde gidemem.I can't go when I haven't been invited.
Yeni bir yol inşa edilmesi kararı kabul edildi.The resolution that a new road be built was passed.
İnsanları ziyaret etmek ziyaret edilmekten daha hoştur.Visiting people is nicer than being visited.
O bir üniversite öğrencisi olarak kabul edilmektedir.He passes for a college student.
Öğrencilerin yüzde kaçı üniversitelere kabul edilmektedir?What percentage of the students are admitted to colleges?
Kahvaltı ne zaman ve nerede servis edilmektedir?When and where is breakfast served?
Hırsız fark edilmeden içeri girdi.The thief got in without being noticed.
Sınav kağıtların Pazartesiye kadar teslim edilmelidir.Your test papers must be handed in by Monday.
Öyle ucuz bir otelde misafir edilmesi tuhaf.It is strange that he should be put up at such a cheap hotel.
Onun fikri kabul edilmedi.His opinion was not accepted.
Onun uyarısına hiç dikkat edilmedi.No attention was paid to his warning.
Onun keşfinin değeri onun ölümünün sonrasına kadar fark edilmedi.The value of his discovery was not realized until after his death.
O belirli bir gangster tarafından tehdit edilmektedir.He is threatened by a certain gangster.
Davet edilmediği için hayal kırıklığına uğradı.He was disappointed at not being invited.
Onu doktora tezi, ay sonuna kadar profesöre teslim edilmelidir.His doctoral thesis must be submitted to the professor by the end of the month.
O hasta ve bu sıfatla tedavi edilmeli.He is sick and should be treated as such.
Haksız şekilde muamele edilmekten şikâyet etti.He complained that he was unfairly treated.
Haksız biçimde muamele edilmekten şikâyet etti.He complained of having been treated unfairly.
Hakaret edilmesine rağmen öfkesini tutmayı başardı.In spite of being insulted, he managed to keep his temper.
O bir yönetmen ve böyle muamele edilmelidir.He is a director, and should be treated as such.
O yaşlı bir adam ve o biçimde muamele edilmelidir.He is an old man and should be treated as such.
Kralın derhal idam edilmesini istediler.They demanded the king be put to death at once.
Onlar herhangi biri tarafından nefret edilmezler.They aren't hated by anybody.
Onun partiye davet edilmesi konusunda ısrar etti.She insisted that he be invited to the party.
Medeniyet nükleer savaş tarafından tehdit edilmektedir.Civilization is now threatened by nuclear war.
Anneler çoğunlukla takdir edilmezler.Mothers are often not appreciated.
Kayıp gelecek ay telafi edilmeli.The loss must be made up for next month.
Jane'nin ebeveynleri onun okulda bir öğretmen olarak tayin edilmesinden memnundu.Jane's parents were pleased about her appointment as a teacher at the school.
Öğrenme zorlanılmamalıdır. Öğrenme teşvik edilmelidir.Learning should not be forced. Learning should be encouraged.
Bu olaya bazı politikacıların neden oldukları kabul edilmektedir.Some politicians are considered to have caused that incident.
Çabalarınız takdir edilmeli.Your efforts should be appreciated.
İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.Switzerland is a very beautiful country and well worth visiting.
Her iki yer de ziyaret edilmeye değer.It's worthwhile to visit both places.
Bu adam ölüme mahkûm edilmelidir.That man should be sentenced to death.
O teori genelde kabul edilmektedir.That theory is generally accepted.
O teori genelde kabul edilmez.That theory isn't generally accepted.
Bir yalan dedektörü testinin sonuçları mahkemede kabul edilmez.The results of a lie detector test are inadmissible in court.
Ülkeleri anarşi ile tehdit edilmektedir.Their country is threatened by anarchy.
Bu günlerde çoğu giyim Çin'den ithal edilmektedir.These days, most clothing is imported from China.
Bu cümle kontrol edilmeli.This sentence needs to be checked.
Duman dedektörleri tavana monte edilmelidir.Smoke detectors should be fixed to the ceiling.
İyi bir parolanın tahmin edilmesi zor fakat hatırlanması kolay olmalıdır.A good password should be difficult to guess, but easy to remember.
Onlar sessizce hizmet edilmesini istedi.They quietly asked to be served.
Ameliyat edilmeye karar verdi.He decided to be operated on.
Bu sırrın ifşa edilmesini istemiyorum.I don't want this secret to be exposed.