Bulvarın kalan kısmının tünel olarak inşa edilmesi planlanmaktadır.The remaining portions of the line were to be built through tunneling.
EPC Sistemi bir GS1 alt kuruluşu olan EPCglobal Inc. tarafından idare edilmektedir.The EPC system is currently managed by EPCglobal, Inc., a subsidiary of GS1.
Günümüzde de Afrika'nın en hızlı büyüyen şehirlerinden biri olarak kabul edilmektedir.It is also regarded as one of Zimbabwe's fastest growing towns.
Aynı zamanda üçüncü bir renk olarak lacivert, siyah ya da beyaz tercih edilmektedir.Other colors such as lavender or all-white are also seen.
Bunun sonucu olarak bölgeler Parlamento'da eyaletlere eşit temsil edilmezler.As much as possible, the members are equally divided among the legislative districts.
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.To improve gender relations and promote gender equality.
Kitâb-ı Mukaddes ile kıyaslanınca, bunun açık bir yanlış olduğunu tespit edilmektedir.When they send him the file of the murder, it appears to be encrypted.
İşgalin sadece Estonya'ya verdiği ekolojik zararın 4 milyar $ civarında olduğu tahmin edilmektedir.Similarly, the damage to Estonian ecology were estimated at around US$4 billion.
Üretilen ürünler 50 ülkeye ihraç edilmektedir.Its products are exported to 65 countries.
Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.A lot of bicycles are illegally parked in front of the station.
Köprü altı ay içinde inşa edilmeli.The bridge must be built in six months.
Eğer çok şiddetle yağmur yağmasaydı oyun iptal edilmezdi.The game would not have been called off if it hadn't rained so heavily.
Geçen yıl çelik üretiminin 100 milyon tona ulaştığı tahmin edilmektedir.Steel production is estimated to have reached 100 million tons last year.
Rahatsız edilmeyi sevmem.I don't like to be disturbed.
Fotoğrafçılık, şimdi sanatın yeni bir formu olarak kabul edilmektedir.Photography is now considered a new form of art.
Onun uyarısına hiç dikkat edilmedi.No attention was paid to his warning.
Hakaret edilmesine rağmen öfkesini tutmayı başardı.In spite of being insulted, he managed to keep his temper.
Bu olaya bazı politikacıların neden oldukları kabul edilmektedir.Some politicians are considered to have caused that incident.
Ülkeleri anarşi ile tehdit edilmektedir.Their country is threatened by anarchy.
Tom rahatsız edilmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like to be disturbed.
Derhal haberdar edilmem önemli.It's important that I be informed immediately.
Bahşiş kabul edilmez.Tips are not accepted.
Kartaca yok edilmelidir.Carthage must be destroyed.
Sizin toprağınız islah edilmeye muhtaçtır.Your soil is in need of amending.
Ben davet edilmek istiyorum.I want to be invited.
Ben fark edilmek istiyorum.I want to be noticed.
Kurallar ihlal edilmek için yapılırlar.Rules are made to be broken.
Bu tavsiye edilmez.That's not advisable.
Tom'un kabul edilip edilmediğini sormak için hastaneyi aradım.I called the hospital to ask if Tom had been admitted.
Bundan sonra nasıl devam edilmesi gerektiği ile ilgili tavsiyene ihtiyacım var.I need your advice on how to proceed.
Tom davet edilip edilmediğini sordu.Tom asked if he was invited.
Tehdit edilmeyeceğim.I won't be intimidated.
Bu teyit edilmemiş.That hasn't been confirmed.
Genç hırsız yine polis tarafından fark edilmedi.The young snatcher wasn't spotted by the police again.
Dikkat edilmesi gereken bir şey var.There is one catch.
Postane Noel günü kapalı ve posta teslim edilmeyecek.The post office is closed on Christmas day and mail will not be delivered.
Bu araba iyi tamir edilmemiş.This car is in bad repair.
Tom partime davet edilmeyen tek kişi.Tom is the only one not invited to my party.
Tom Mary'nin ikna edilmediğini söyleyebilir.Tom could tell Mary wasn't persuaded.
Mary'ye hiç çıkma teklif edilmedi.Mary has never been asked out on a date.
Mümkün olduğu kadar çabuk bunun tamir edilmesini istiyorum.I want this repaired as soon as possible.
Cehalet, kendisinden muzdarip olanlarca fark edilmez.Ignorance is invisible to those who suffer from it.
Tom asla suçtan mahkum edilmedi.Tom was never convicted of the crime.
Tom bir uzman tarafından kontrol edilmeli.Tom needs to be checked by a specialist.
Tom'un söylediğinin yanlış olduğuna hâlâ ikna edilmedim.I'm not completely convinced that what Tom said was wrong.
Bu kadar ikna edilmedim.I'm not so convinced.
Tom dava edilmeli.Tom should be sued.
Fırtınalar tahmin edilmektedir.Thunderstorms are predicted.
Tom asla tehdit edilmedi.Tom was never threatened.
Davet edilmediğime inanamıyorum.I can't believe I didn't get invited.
Tom'un vücudunda ağır şekilde darp edilmeye bağlı hasar vardı.Tom had injuries consistent with a severe beating.
Kitabın ne zaman iade edilmesi gerekiyor?When does the book need to be returned?
Kahvaltı masasında gözardı edilmeye alışkınım.I'm used to being ignored at the breakfast table.
Onların cömertliği çok takdir edilmektedir.Their generosity is much appreciated.
Hiçbir bireyin hakları ihlal edilmedi.No individual's rights were violated.
Onun adı uzun ve telaffuz edilmesi zor.Her name is long and hard to pronounce.
O yazı deşifre edilmemiş.That script has not been deciphered.
Araba icat edilmemiş olsaydı, dünyanın ne kadar farklı olacağını hayal edin.Imagine how different the world would be if the car had never been invented.
Araba icat edilmemiş olsaydı, belki de çevre daha iyi olurdu.Maybe the environment would be better off if the car had never been invented.
Bu tatlı soğuk servis edilmelidir.This dessert must be served cold.