Ana içeriğe geç
Sözlük

edilecek ile cümle

edilecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›E chiunque non ascolterà quel profeta, sarà estirpato di mezzo al popolo
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›et quiconque n`écoutera pas ce prophète sera exterminé du milieu du peuple.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Hễ ai không nghe Ðấng tiên tri ấy sẽ bị truất khỏi dân sự.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Hễ ai không nghe Ðấng tiên_tri ấy sẽ bị truất khỏi dân_sự .
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›I stanie się, że każda dusza, która by nie słuchała tego proroka, będzie wygładzona z ludu.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Ja on tapahtuva, että jokainen, joka ei sitä profeettaa kuule, hävitetään kansasta.`
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›누구든지 그 선지자의 말을 듣지 아니하는 자는 백성 중에서 멸망 받으리라 하였고
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Lészen pedig, hogy minden lélek, valamely nem hallgatánd arra a prófétára, ki fog irtatni a nép közül.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Maar wie niet naar Hem luistert, zal gedood worden!" (C)
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Men det skal ske, hver Sjæl, som ikke hører den Profet, skal udryddes af Folket."
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Och det skall ske att var och en som icke lyssnar till den profeten, han skall utrotas ur folket.'
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›og det skal skje: Hver sjel som ikke hører denne profet, skal utryddes av folket.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Şi oricine nu va asculta de Proorocul acela, va fi nimicit cu desăvîrşire din mijlocul norodului.``
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Y sucederá que cualquier persona que no escuche a aquel profeta será desarraigada del pueblo
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Zgodi se pa, da se vsaka duša, ki ne bo poslušala tega proroka, iztrebi izmed ljudstva“.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Και πασα ψυχη, ητις δεν ακουση του προφητου εκεινου, θελει εξολοθρευθη εκ του λαου.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›Буде ж, що всяка душа, котра не слухати ме пророка того, погубить ся з народу.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›и будет, что всякая душа, которая не послушает Пророка того, истребится из народа.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›И всичките пророци от Самуила и насетне, колцината са говорили, и те са известили за тия дни.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›והיה כל הנפש אשר לא תשמע אל הנביא ההוא ונכרתה מעמיה׃
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›‎ويكون ان كل نفس لا تسمع لذلك النبي تباد من الشعب‎.
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›凡 不 聽 從 那 先 知 的 、 必 要 從 民 中 全 然 滅 絕 。
O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrının halkından koparılıp yok edilecektir.›凡 不 聽從 那 先知 的 、 必要 從民 中 全然 滅絕 。
Organize olmayan bir suç, illa suçsa. Yani hepiniz için mi? Sanırım mahkum edileceksiniz.Es crimen desorganizado. -¿Quieres decir que para todos?
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Bila je že všeč, da se, na prostem, ona ni več sovražila veter, vendar je užival.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Cô bắt đầu muốn được ra khỏi cửa, cô không còn ghét gió, nhưng rất thích nó.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Dia mulai ingin keluar dari pintu, dia tidak lagi membenci angin, namun menikmatinya.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Ea a fost început a dori să fie în afara uşilor; ea nu mai urât vânt, dar bucurat de ea.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Ela estava começando a gostar de estar fora de portas, ela já não odiava o vento, mas gostei.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Elle commençait à aimer d'être hors des portes, elle ne détestait le vent, mais apprécié.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Estaba empezando a gusta estar al aire libre, ya no odiaba el viento, pero lo disfruté.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Hän alkoi haluaisi olla ulkona, hän ei enää vihasi tuuli, mutta Nautin siitä.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Hon började gillar att vara ute, hon inte längre hatade vinden, men gillade det.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Hun var begyndt at kunne lide at være ude af døre, hun ikke længere hadede vinden, men nød det.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.그녀는 더 이상 바람을 싫어하지만, 그녀는 문 밖으로 같이 시작 않았다
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Ő kezdett lenni a szabadban, már nem gyűlölte a szél, de a élveztem.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Sie fing an, wie sein draußen, sie nicht mehr hasste den Wind, aber es genossen.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Stava cominciando a dire essere fuori di casa, lei non è più odiava il vento, ma ci è piaciuto.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Začala sa radi vonku, keď už nenávidela vetra, ale si to užil.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Začala se rádi venku, když už nenáviděla větru, ale si to užil.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Zaczynała jak to jest być na dworze, już nie nienawidził wiatru, ale podobało.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Ze begon te graag verouderd zijn deuren; ze niet meer hekel aan de wind, maar genoten.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Είχε αρχίσει να ήθελα να είναι έξω από τις πόρτες? Παύσει μισούσε τον άνεμο, αλλά απόλαυσα.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Вона починала подобається бути на вулиці, вона більше не ненавиділа вітер, але сподобалося.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Она начинала нравится быть на улице, она больше не ненавидела ветер, но понравилось.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.Тя започва да искали да бъдат на врати, тя вече не мразеше вятър, но се радвали да.
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.היא התחילה כמו להיות בחוץ, היא כבר לא שונא את הרוח, אבל
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.كانت بداية لمثل أن يكون خارجا من الأبواب ، وقالت إنها لم تعد يكره الرياح ، ولكن
O rüzgar artık nefret ediyordu, ama o kapı dışarı edilecek gibi başlamıştı çok zevk aldım.それを楽しんだ。彼女は速く、そしてより長い実行し、そして彼女ができる
PAEDAGOG O herkes tarafından kabul edilecektir. Aşk ve sevgi ile,lui deve essere ricevuto da tutti con molto amore e affetto
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.A když byste obětovali obět chvály Hospodinu, dobrovolně ji obětovati budete.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.A keď budete obetovať Hospodinovi bitnú obeť chvály, budete obetovať tak, aby vám bolo príjemné.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.A wszelka dusza, która by się nie trapiła tego dnia, wytracona będzie z ludu swego.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Cînd veţi aduce Domnului o jertfă de mulţămire, s'o aduceţi aşa ca să fie primită.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun."Cuando ofrezcáis a Jehovah un sacrificio de acción de gracias, lo sacrificaréis de manera que os sea aceptado
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.E, quando oferecerdes ao Senhor sacrifício de ação de graças, oferecê-lo-eis de modo a serdes aceitos.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Hogyha dicsõítõ áldozattal áldoztok az Úrnak, úgy áldozzatok, hogy kedvesen fogadtassatok.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.In ko darujete zahvalno daritev GOSPODU, darujte jo tako, da boste milo sprejeti.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Khi các ngươi dâng của lễ thù ân cho Ðức Giê-hô-va, thì phải dâng thế nào cho của lễ vì các ngươi được nhậm.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.너희가 여호와께 감사 희생을 드리거든 너희가 열납되도록 드릴지며
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
edilecek ile cümle - Sayfa 29 - edilecek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App