‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Kun te uhraatte Herralle kiitosuhrin, uhratkaa se niin, että hänen mielisuosionsa tulee teidän osaksenne.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Når I ofrer et Lovprisningsoffer til HERREN, skal I ofre det således, at det kan vinde eder Guds Velbehag.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Når I ofrer Herren et lovprisnings-offer, skal I gjøre det således at Herren kan ha velbehag i eder.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.När I viljen offra ett lovoffer åt HERREN, skolen I offra det på sådant sätt att I bliven välbehagliga.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Quando offrirete al Signore un sacrificio di ringraziamento, offritelo in modo che sia gradito
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Quand vous offrirez à l`Éternel un sacrifice d`actions de grâces, vous ferez en sorte qu`il soit agréé.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Wenn ihr aber wollt dem HERRN ein Lobopfer tun, das von euch angenehm sei,
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Και οταν προσφερητε θυσιαν ευχαριστιας εις τον Κυριον, θελετε προσφερει αυτην αυτοπροαιρετως.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.Если приносите Господу жертву благодарения, то приносите ее так, чтоб она приобрела вам благоволение;
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.И когато принесете благодарствена жертва Господу, да я принесете така щото да ви бъде приета.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.וכי תזבחו זבח תודה ליהוה לרצנכם תזבחו׃
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.ومتى ذبحتم ذبيحة شكر للرب فللرضا عنكم تذبحونها.
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.你 們 獻 感 謝 祭 給 耶 和 華 、 要 獻 得 可 蒙 悅 納
‹‹RABbe şükran kurbanı sunduğunuz zaman, kabul edilecek biçimde sunun.你 們獻 感謝 祭 給 耶和華 、 要 獻 得 可 蒙悅納
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.A když obětovati budete oběti pokojné Hospodinu, z dobré vůle své obětovati budete je.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.A keď budete obetovať Hospodinovi bitnú obeť pokojnú, budete ju obetovať tak, aby ste boli príjemní.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Cînd veţi aduce Domnului o jertfă de mulţămire, s'o aduceţi aşa ca să fie primită.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin."'Cuando ofrezcáis sacrificios de paz a Jehovah, hacedlo de tal manera que seáis aceptados
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Hogyha hálaadó áldozatot áldoztok az Úrnak, úgy áldozzátok, hogy kedvesen fogadtassatok.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.In ko darujete mirovno daritev GOSPODU, darujte tako, da boste milo sprejeti.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Ja kun te uhraatte yhteysuhria Herralle, uhratkaa se niin, että hänen mielisuosionsa tulee teidän osaksenne.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Khi các ngươi dâng của lễ thù ân cho Ðức Giê-hô-va, thì phải dâng một cách cho được nhậm;
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Khi các ngươi dâng của lễ thù ân cho Ðức_Giê - hô-va , thì_phải dâng một_cách cho được nhậm ;
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.너희는 화목제 희생을 여호와께 드릴 때에 열납되도록 드리고
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Når I ofrer Takoffer til HERREN, skal I ofre det således, at I kan vinde Guds Velbehag.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.När I viljen offra tackoffer åt HERREN, skolen I offra det på sådant sätt att I bliven välbehagliga.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Når I vil ofre takkoffer til Herren, da skal I ofre det således at han kan ha velbehag i eder.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Quando oferecerdes ao Senhor sacrifício de oferta pacífica, oferecê-lo-eis de modo a serdes aceitos.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Quando offrirete al Signore una vittima in sacrificio di comunione, offritela in modo da essergli graditi
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Quand vous offrirez à l`Éternel un sacrifice d`actions de grâces, vous l`offrirez en sorte qu`il soit agréé.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Und wenn ihr dem HERRN wollt ein Dankopfer tun, so sollt ihr es opfern, daß es ihm gefallen könnte.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Wanneer u de HERE een vredeoffer brengt, doe het zoals is voorgeschreven, zodat het wordt aanvaard.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Και οταν προσφερητε θυσιαν ειρηνικης προσφορας προς τον Κυριον, αυτοπροαιρετως θελετε προσφερει αυτην.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Когато принесете примирителна жертва Господу, да я принесете така щото да бъдете приети.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.Когда будете приносить Господу жертву мирную, топриносите ее, чтобы приобрести себе благоволение:
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.וכי תזבחו זבח שלמים ליהוה לרצנכם תזבחהו׃
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.ومتى ذبحتم ذبيحة سلامة للرب فللرضا عنكم تذبحونها.
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.你 們 獻 平 安 祭 給 耶 和 華 的 時 候 、 要 獻 得 可 蒙 悅 納
‹‹ ‹RAB için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin.你 們獻 平安 祭 給 耶和華 的 時候 、 要獻 得 可 蒙悅納
Sanırım mahkum edileceksiniz.Atunci cred că veţi fi condamnaţi.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Các anh sắp bị kết tội đấy
Sanırım mahkum edileceksiniz.-Du tror verkligen det? -Ja. Hej då.
Sanırım mahkum edileceksiniz.-Du tror verkligen det? -Ja. Hej då.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Ich denke ihr werdet verurteilt.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Ik denk dat jullie veroordeeld gaan worden.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Jeg tror at i alle bliver dømt skyldige.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Je pense que vous allez être jugés coupables.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Menurutku kau akan dihukum.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Myślę, że zostaniecie skazani.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Myslím, že budete všichni obviněni.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Pelkäänpä että teidät tuomitaan.
Sanırım mahkum edileceksiniz.- Penso che tutti risulteranno colpevoli.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Szerintem bûnösnek fognak találni.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Szerintem bűnösnek fognak találni.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Tôi nghĩ rằng anh sẽ bị kết án.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Смятам, че ще ви осъдят.
Sanırım mahkum edileceksiniz.Я думаю, что Вы собираетесь получить осужден.
‹‹Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek.Engkau dan semua keturunanmu yang laki-laki harus disunat
‹‹Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek.너희 중 남자는 다 할례를 받으라 이것이 나와 너희와 너희 후손사이에 지킬 내 언약이니라
‹‹Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek.og dette er min Pagt, som I skal holde, Pagten mellem mig og eder, at alt af Mandkøn hos eder skal omskæres.