edi ile cümle

edi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bilgisayarlar kırk yıl önce icat edildi.Computers were invented forty years earlier.
Benjamin Harrison'un kampanyası iyi organize edilmişti.Benjamin Harrison's campaign was well-organized.
Yeni fabrikalar ve sanayi merkezleri inşa edildi.New factories and industrial centers were built.
Kazadan beri onun arabası artık güçlükle ayırt edilebilir olmuştur.His car has barely been distinguishable anymore since the accident.
Yugoslavya 20. yüzyılın sonlarında, ABD tarafından haydut devlet olarak kabul edildi.In the late 20th century, Yugoslavia was considered a rogue state by the United States.
Çekler kabul edilir.Checks are accepted.
Birisi nedenini merak ediyor.One wonders why.
Senden nefret ediyorum.I hate you.
Tsunami uyarısı iptal edildi.The tsunami alert was cancelled.
Ne kadar küçük olursa olsun, kendime ait bir odam olmasını tercih ediyorum.I'd rather have a room of my own, no matter how small it is.
Bir çözüm bulmaya çalışarak beynine eziyet ediyordu.He racked his brains, trying to find a solution.
Düzinelerce pop yıldızı birkaç yılda taçlandırılır ve taçtan mahrum edilir.Dozens of pop stars are crowned and uncrowned every few years.
Okullar sel nedeniyle tatil edildi.Classes have been suspended due to floods.
Japon halkı, birçok yabancı ülkelerin çok hızlı yardımlarını takdir ediyor.The Japanese people appreciate very much the prompt assistance of many foreign countries.
Ameliyat edilmeye karar verdi.He decided to be operated on.
İddia edildiğine göre, bir zamanlar babası Çin'e ihanet etti.Supposedly, his father once betrayed China.
Kaderlerimizin yıldızlar tarafından kontrol edildiğine inanıyor musun?Do you believe our destinies are controlled by the stars?
İnsanları parmakla göstermek toplumsal açıdan kabul edilebilir bir şey değildir.It is not socially acceptable to point at people.
Bu sırrın ifşa edilmesini istemiyorum.I don't want this secret to be exposed.
Kediler vakum temizleyicilerden nefret ediyorlar.Cats hate vacuum cleaners.
Projeyi bitirmek için acele ediyor musunuz?Are you rushing to finish the project?
Cahilliğimi kabul ediyorum.I plead ignorance.
Lütfen devam edin.Please continue.
Hatta zehirli yılanlar sadece tehdit edildiklerini hissederlerse saldırırlar.Even poisonous snakes will only attack if they feel threatened.
İşimden nefret ediyorum.I hate my job.
O yılın aralık ayında, yeni bir anayasa kabul edildi.In December of that year, a new Constitution was adopted.
Evlat edinilen kız Panamalıdır.The adopted girl is from Panama.
Güvercinler şehirlerde çok rahatsız edici kuşlardır.Pigeons are very bothersome birds in cities.
Sana senden nefret ediyor olduğumu söyledim mi?Have I told you that I hate you?
Bugün bile onun teorisi neredeyse inkar edilemez olarak kalmaya devam etmektedir.Even today, his theory remains practically irrefutable.
İki adam arabanın nesi olduğunu kontrol ediyor.Two men are checking on what's wrong with the car.
Biz kahvaltı ediyoruz.We are having breakfast.
Bay Berg size yardım ediyor.Mr. Berg is helping you.
Bayan Hansson'a yardım ediyor musun?Are you helping Miss Hansson?
Sana yardım ediyorum.I'm helping you.
Kadın şarkı söylüyor, adam gitar çalıyor, biz de dans ediyoruz.She sings, he plays the guitar and we dance.
Brezilya'da yabancı gibi muamele ediliyorum.I'm treated as a foreigner in Brazil.
Ben polis tarafından rahatsız edildim.I was offended by the policeman.
Beni takip edin!Follow me!
Erkek kardeşim silah sallayan biri tarafından tehdit edildi.My brother was threatened by someone waving a gun.
Ronaldo mu? O seyahat ediyor gibi görünüyor.Ronaldo? He seems to be traveling.
Telefon kim tarafından icat edildi?Who was the telephone invented by?
O, ülkeyi altı ay içinde terk ediyor.She's leaving the country in six months.
Ona nasıl sağlıklı kalınacağına dair nasihat ediyor.She advises him on how to stay healthy.
O, onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor fakat ona inanmıyorum.She claims that she knows nothing about him, but I don't believe her.
O, onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.She claims that she knows nothing about him.
O ondan çok fazla nefret ediyordu.She hated him so much.
Ondan nefret ediyor.She hates him.
O yarın öğleden sonra tenis oynamaya niyet ediyor.She intends to play tennis tomorrow afternoon.
O, Boston'da onunla birlikte arkadaşlar edindi.She made friends with him in Boston.
Ona onun tarafından arkadaşlarından borç para almaması tavsiye edildi.She was advised by him not to borrow money from his friends.
Onun tarafından oraya tek başına gitmemesi tavsiye edildi.She was advised by him not to go there by herself.
Ona onun tarafından gitmemesi tavsiye edildi.She was advised by him not to go.
Nasıl sağlıklı kalacağıyla ilgili ona onun tarafından nasihat edildi.She was advised by him on how to stay healthy.
O konu ile ilgili onun tarafından ona nasihat edildi.She was advised by him on that matter.
Ona onun tarafından daha dikkatli olması tavsiye edildi.She was advised by him to be more careful.
Onun dakik olması onun tarafından tavsiye edildi.She was advised by him to be punctual.
O, derhal dönmesi için onun tarafından nasihat edildi.She was advised by him to come back at once.
Ona, onun tarafından daha çok egzersiz yapması tavsiye edildi.She was advised by him to get more exercise.
Ona onun tarafından içmeyi bırakması tavsiye edildi.She was advised by him to give up drinking.

İlgili Sayfalar