Ana içeriğe geç
Sözlük

edepsiz ile cümle

edepsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun edepsizliği tarafından şaşırdım.I was taken aback by his rudeness.
O beni her ne zaman görse bana edepsiz bir görüntü verir.She gives me a nasty look every time she sees me.
Bazı edepsiz fıkralar biliyorum ama onları anlatmam.I know some dirty jokes, but I don't tell them.
Bazı edepsiz fıkralar biliyorum ama onları asla anlatmam.I know some dirty jokes, but I never tell them.
O çok edepsiz.He's very rude.
Onurlu bir insan olmak için edepsizlik etmekten kaçınmalısın.You must avoid misbehaving in order to be a honourable person.
Fakat onun edepsizliği var.But he has bad manners.
Tom edepsiz, değil mi?Tom is shameless, isn't he?
Edepsiz olmaya gerek yok.There's no need to be nasty.
Sen kesinlikle edepsizsin.You sure are dirty.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Because he depicted naked figures, the artist was accused of immorality and obscenity.
Burada, New Yorker'ın yol yordamı ve dilin edepsizliği var.In here, you have the propriety of The New Yorker and the vulgarity of the language.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.I was prosecuted under the 1889 Venereal Diseases Act and the 1916 Indecent Advertisements Act.
Hey...elalemin ortasında yapmasana, bu çok edepsizceHey...don't say such things in public, it's nauseating what does it matter?
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun.You get dirty with a stranger, you use earplugs?
Edepsizlik yapmıyorum, lütfen hakaret etmeyin.I am not being impudent, please do not insult me! Erdogan:
Kadının iki tane de edepsiz kızı varmışBig daughters.
Erdemli kadın kocasının tacıdır, Edepsiz kadınsa kocasını yer bitirir.A worthy woman is the crown of her husband, but a disgraceful wife is as rottenness in his bones.
Şayet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka. Onlarla iyi geçinin.Live with them with tolerance and justice even if you do not care for them.
Çünkü bu, edepsizliktir, (Allah'ın) hışm(ı)dır ve iğrenç bir yoldur.What happened in the past is now past: It was lewd and abhorrent, and only the way of evil.
Böyle bir şey açık bir edepsizlik, nefret gerektiren bir kötülüktür. Çirkin bir yoldur bu.What happened in the past is now past: It was lewd and abhorrent, and only the way of evil.
De ki: "Allah, edepsizliği/iğrençliği emretmez.Say to them: "God never enjoins a conduct that is shameful.
Şayet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka.And live with them honourably.
Kim şeytanın adımlarını izlerse o, ona edepsizliği ve kötülüğü emreder.Whoever follows Satan’s footsteps—he advocates obscenity and immorality.
Sizden kim açık/kanıtlanmış bir edepsizlik yaparsa, kendisi için azap iki katına çıkarılır.Whoever of you commits a proven indecency, the punishment for her will be doubled.
Kim şeytanın adımlarını takip ederse, şunu bilsin ki o, edepsizlikleri ve kötülüğü emreder.Whoever follows Satan’s footsteps—he advocates obscenity and immorality.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Como representó figuras desnudas, el artista fue acusado de inmoralidad y obscenidad.
Edepsiz bir kadın.Una mujer fea.
Edepsiz bir kadın.Uma pessoa inepta.
Çok edepsizsin.Je bent erg schaamteloos.
Edepsiz bir kadın.Niepospolita kobieta.
Edepsiz bir kadın.Spinnande kvinna.
Edepsiz bir kadın.Безталанна жінка.
Edepsiz bir kadın.Petollinen nainen.
Edepsiz bir kadın.Frøken Tankeløs.
Edepsiz bir kadın.Dia wanita yang cerewet.
Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir.無礼とは礼儀知らずのこと。
Edepsiz bir kadın.Невярна жена.
Ama Don Kişot'un saf hayalciliğinin yerini, Don Juan'da edepsizlik almıştır.Истинското съществуване на Дон Хуан е предмет на дълги диспути.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Vjeran “kostimiranim” predlošcima ovaj je autor plijenio samozatajnošću i disciplinom.
Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir.To je taká vierolomnosť, zradnosť.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.첫번째는 1889년에 제정된 성병 법률에 대한 위반이었고, 두번째는 1916년에 제정된 풍기문란 광고 금지 법을 어긴 죄였죠.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.1916年の猥褻広告法の2つ 最初のは性病という言葉を 公的な場で使ったことだった
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.Am fost condamnat pentru Legea Bolilor Venerice din 1889 si Legea Reclamelor Indecente din 1916.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.Byl jsem stíhán podle Zákona o pohlavních nemocech z roku 1889 a podle Zákona o obscénní inzerci z roku 1916.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.Det var Lagen om Könssjukdomar från 1889 och 1916 års lag om Oanständig Annonsering.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.Elítéltek az 1889-es Nemi Betegségek Törvénye miatt, és az 1916-os Illetlen Hirdetések Törvénye miatt.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.Fui procesado bajo la Ley de 1889 de Enfermedades Venéreas. y la Ley de 1916 de Anuncios Indecentes.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.Jeg blev retsforfulgt under 1889 Venereal Diseases Act og 1916 Indecent Advertisements Act.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.Мене судили за Законом про венеричні захворювання 1889 року та Законом про непристойну рекламу 1916 року.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.Първия - Закона за венерическите болести, от 1889 г. и след това по Закона за неприличната реклама от 1916 г.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.אני עמדתי לדין על פעילות תחת חוק מחלות מין מ 1889 וכן על עבירה מ 1916 חשיפה מגונה בפרסום.
1889 Zührevi hastalık yasasından dava edildim ve 1916 edepsiz reklamcılık yasasından dava edildim.قوضيت بقانون الأمراض التناسلية لعام 1889 و بقانون 1916 للإعلانات الغير لائقة.
Annesi ölmüş, babası sinirli, çirkin bir kadınla yeniden evlenmiş Kadının iki tane de edepsiz kızı varmışSua madre è morta, suo padre si è risposato con una donna brutta e cattiva con due figlie antipatiche
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun. Kulak tıkacı, ağız koruyucusu kullanıyor musun?Als je iets smerigs doet met een vreemde, gebruik je dan oordopjes ?Een mondbeschermer ?
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun. Kulak tıkacı, ağız koruyucusu kullanıyor musun?Ha az elsõ jöttmenttel bezárkózik, mégis mit szokott használni?
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun. Kulak tıkacı, ağız koruyucusu kullanıyor musun?Pentru mizeria unui străin, foloseşti dopuri de urechi ?
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun. Kulak tıkacı, ağız koruyucusu kullanıyor musun?Λερώνεσαι με έναν ξένο, χρησιμοποιείς ωτοασπίδες ; Προστατευτικό για το στόμα ;
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun.Taháš se s cizím, užíváš si.
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun.Когда Вы запираетесь в сортире с первым встречным.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod