Ona göre ister iyi ister kötü olsun, karşısına çıkan herkesi yok edecektir.فكل ما تقوله سواء أكان جيداً أم سيئاً، سيعود إليك على نحو ما.
Toplam 504 futbolcu altın madalya için mücadele edecektir.504 لاعبون كرة قدم متوقع أن يشاركوا لمجموعتين من الميداليات الذهبية.
Yavuz ve Midilli ise Sivastopol'a taarruz edecekti.بينما ياووز و ميديللي كانتا تجهزان للهجوم على سيفاستوبول.
Ülkeye özellikle Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku ülkeleri yardım edecektir.يساعد مشاريع تعاون، خاصة مع بلدان أوروبا الوسطى والشرقية.
Gazetecileri enterese edecek hiçbir şey de konuşulmadı.ولست شرطيًا لأراقب كل ما ينشر!
Ve sürdürmeye devam edecekler.وهي ما تزال مستمرة..
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.وذلك بأن يجعلوا ما على أيمانهم على شمائلهم، ويستقبلوا القبلة، ويدعو الله رافعي الأيدي، مبالغين في ذلك.
Ve insanlar da diziyi gördüklerinde bunu fark edecektir.""أينما تسير يدركك الجمال"".
Kişiyi rahatsız edecek kuvvetler azaltılmış ve bir denge haline ulaşılmıştır.واحْرَنْفَشَتِ الرجال إِذا صرع بعضهم بعضاً، والمُحْرَنْفِشُ: المُتَقَبِّضُ الغضبان.»
Sahipleri köleleri daha sıkı çalıştırmak için zaman zaman onları gelecekte azad edeceklerini söylerlerdi.وكثيرًا ما وعد الملاك بتحرير العبيد في المستقبل لتشجيع العبيد على العمل بجد.
Dinim, imanım, milletim, vatanım diye feryat edecek.ساحرق مدينتك وأرضك وشخصك.
Yavrular sizi memnun edecektir.كان لينكون مولعاً بالأطفال.
Drake'in Megan adında bir kız kardeşi vardır ve bu ikiliye hayatlarını zehir edecek şakalar yapmaktadır.كان لديه زوجة جميلة يدعى تشانغ، وكانوا يعيشون معا بسعادة.
Enver'le Müslüman Ortaçağı, bütün yeşilliği ile devam edecekti.""ذكر منزل السلطان قنصوه الغوري".
Ölüler, tüm yaşayanları alt edecek!سأجعل الحياة بائسة لكل من يبقيهم.
Sen kendine yardım et, Allah da sana yardım edecektir.ساعد نفسك و سيساعدك الله.
O, Tom'u takip edecek.هو يتعقب توم
Senin için halk mücadele edecektir.Que por ti o Povo lutará.
Tanrı'nın adı ile ilk ben saldıracağım ve siz cesaretle beni takip edeceksiniz.Eu vou atacar primeiro em nome de Deus e você seguirá minha bravura.
İngiliz dışişleri bakanlığı Paris'e seyahat edecek vatandaşlarını uyardı.O Ministério do Exterior britânico alertou aos seus cidadãos sobre viagens a Paris.
Kartaca, Sirakuza'ya ve onun müttefiklerine saldırmamayı taahhüt edecektir.Cartago não atacaria o Reino de Siracusa e seus aliados.
Sorulduğunda bunu inkar edecektir.E, ao interrogar-se, interpela-nos.
Quosque tandem abutere, Catilina, patientia nostra Ne zamana kadar sabrımızı suistimal edeceksin Catalina?O tempora, o mores! — Marcus Tullius Cicero, Até quando, Catilina, abusarás da nossa paciência?
Dünya sizi değiştirecektir, siz ya buna ayak uydurmak zorunda kalacak ya da ölmeyi tercih edeceksiniz.O mundo vai mudar você - você tem que se adaptar ou morrer.
Proletaryanın egemenliği bunu daha da yok edecektir.A supremacia do proletariado fará com que eles desapareçam ainda mais depressa.
Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.O Império Bizantino devia continuar a pagar tributo anual a Bulgária.
Solunum zorlaştırılmıştır olacak ama diğer sinir bozulmamış olması koşuluyla devam edecektir.A respiração será mais difícil, mas vai continuar, desde que o outro nervo esteja intacto.
III. Aleksios, V. Aleksios'u kör ettirdi ve onu idam edecek olan haçlılara terk etti.Aleixo III mandou cegar Aleixo V e entregou-o aos cruzados, que o executaram.
George Clooney ve Chris O'Donnell da Batman & Robin filmindeki rollerini tekrar edeceklerdi.George Clooney e Chris O'Donnell foram definidos para repetir seus papéis como Batman e Robin.
Yolculukta Gregor'a yardım edecektir.Ajuda a Levar Gregor ao Hospital.
Dahası, TCP ACK paketlerinin hızlı indirilmesi devam edecektir.Logo, a transmissão rápida de pacotes TCP ACK irá manter os downloads em alta velocidade.
Onun emrinden bir şey terk edecek olsam sapıtmaktan korkarım!".Temo os dânaos mesmo quando dão presentes!".
"Bu zorlama albüm için kim kime teşekkür edecek?".Quais são as texturas que nós vamos focar para este álbum?'
Bu bir gerçek olgudur ve böyle olmaya da devam edecektir.Graças a Deus que assim foi e deste modo continua a ser!
Bu maçın kazananı dünya kemer maçına çıkma hakkı elde edecekti.Sabia que o vencedor desta batalha teria o destino selado.
İmparatorun eli açıklığını takdir edecek bir konumda her zaman düşmanın arkasında başka biri vardı.Havia sempre alguém na retaguarda do inimigo em uma posição de apreciar a generosidade do imperador.
Vajinaları nasıl muhafaza edecekleri ile ilgilenirim.Deveria estar falando sobre como salvar as crianças.
Max Verstappen 17 yaşında başlayacağı Formula 1 kariyeriyle en genç sürücü rekorunu elde edecek.Max Verstappen é o mais jovem a testar um carro de Fórmula 1 com dezessete anos e 2 dias.
San Marino'yu Michele Perniola ve Anita Simoncini ikilisi "Chain of Lights" adlı şarkıyla temsil edecektir.San Marino - Michelle Perniola e Anita Simoncini serão os representantes de São Marino.
Şövalyeler daha sonra onların operasyon merkezi Malta'ya hareket edeceklerdi.Os cavaleiros posteriormente levaram a relíquia consigo quando eles mudaram a sede da ordem para Malta.
İpin bir ucundan tutularak, oyuncağın yukarı aşağı hareket edecek şekilde sallanması şeklinde oynanır.Se difere do pião no modo de fazer o brinquedo funcionar.
Dinim, imanım, milletim, vatanım diye feryat edecek.Nação, Nação, Defendo a minha nação.
Turne, 1996 yazının sonuna kadar devam edecekti.A turnê teve fim em agosto de 1996.
Ona göre ister iyi ister kötü olsun, karşısına çıkan herkesi yok edecektir.O que quer que eu faça, para o bem ou para o mal, disso me tornarei o herdeiro.
Buna Portekiz itiraz edecektir.Houve hesitações da parte de Portugal.
Öfkeli bir şekilde, Paulo'nun üzerine onu sekiz saat boyunca felç edecek olan zehirli bir örümcek fırlatır.A picada da aranha o deixaria paralisado pelas próximas oito horas.
Yarışmada en iyi zamanı elde edecek olan yarışmacı birinci olur.O campeão seria aquele que fosse melhor nessa fase da competição.
Ertesi gün İngilizler şehri terk edecek ve sonraki 2 ay boyunca Almanlar kasabayı ellerinde tutacaklardı.No dia seguinte o governo francês deixava Paris e, quatro dias depois, os alemães entravam na cidade.
Bu da batarya ömrünü yok edecektir.A batalha acaba por destruir o Multiverso.
Babana ve anana hürmet edeceksin.Honra Teu pai e Tua mãe.
Her iki tarafın da muharebelere devam edecek gücü kalmamıştı.Nenhum dos dois teve o direito de lutar novamente em Cuba.
Her programda açık vardır ve olmaya devam edecektir.A Matéria foi escrita e vai existir sempre.
23 günün sonunda tam pes edecektik ki, doğa yeniden kendi rutinine döndü.Porque acabamos por deixar as coisas seguirem o seu curso natural.
Premier League tek bir bölüm olarak devam ederken, Football League ise üç bölümle devam edecekti.Note-se, entretanto, que alguns clubes da Premier League têm três times.
Daha sonra Yahudiler bana inanacaklardır ve beni takip edeceklerdir.Mas os jogadores observam-no e dão perseguição.
Yine de birçok varoluşçu düşünüre göre, bu pek de gerçekçi olmayan bir var oluşu teşkil edecektir.No entanto, até hoje, há quem acredite que essa cena ainda seja real.
540'ın düşmanlıkları uzun süre devam edecek olan Lazika Savaşı'na (541-562) yol açtı.Ver artigo principal: Guerra Lázica As hostilidades de 540 deram lugar à Guerra Lázica (541–562).
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.A data foi em homenagem ao aniversário do filho mais velho.
Öyle ki Hitler onu kendisinden sonra devlet başkanı ilan edecekti.Então, Smith anunciou sua candidatura própria para Presidente dos Estados Unidos.
Dizi artık yepyeni bir kötü karakterle devam edecektir.O novo terminal continuará com a característica multimodal.