"İngilizce ödevime yardım edecek misin?" "Tabii ki de.""Mi aiuti con i compiti di inglese?" "Certo che sì."
Tom kendisine yardım edecek birini bulamadı.Tom non ha trovato uno che gli desse aiuto.
Tom'un kendisine yardım edecek birine ihtiyacı vardı.Tom aveva bisogno di qualcuno che lo aiutasse.
Şikâyet edecekleri bir şeyleri yok.Non hanno niente di cui lamentarsi.
Bizi kim ziyaret edecek?Chi è che ci farà visita?
Beni mutlu edecek olan tek şey sevdiğim kadının beni kalpten sevmesi.La sola cosa che mi farà felice è che la donna che amo mi ami dal cuore.
İstersen sen dans edebilirsin, ben dans edecek yaşı geçtim.Puoi ballare tu se vuoi, io ho superato l'età per ballare.
Bu cümle beş saniye içinde kendi kendini imha edecek.Questa frase si autodistruggerà tra cinque secondi.
Ona yardım edecek zamanım yok.Non ho tempo per aiutarlo.
Umarım bu iyi hava o zamana kadar devam edecek.Spero che questo bel tempo durerà fino ad allora.
Belki Tom Mary'yi bulmamıza yardım edecek.Forse Tom ci aiuterà a trovare Mary.
Ehl-i kitaptan her biri, ölümünden önce ona muhakkak iman edecektir.È lui che ha scritto il libro della resurrezione che Staz e gli altri credono possa riportare in vita Fuyumi.
Görüşmelerin gelecek hafta da devam edecek.Dovremo dare un'occhiata a queste cose nella prossima settimana.
(Tapınağı, Davud'un oğlu Süleyman inşa edecektir.)Osanna al Dio (Figlio) di Davide!
Diğer bir deyişle, bu kişiler "kapitalist yol" a öncülük edeceklerdir.Sarà proprio lui, il regista, ad indirizzarli poi sulla "retta via".
Quosque tandem abutere, Catilina, patientia nostra Ne zamana kadar sabrımızı suistimal edeceksin Catalina?Quousque tandem abutere, Catilina, patientia nostra?
Ve insanlar da diziyi gördüklerinde bunu fark edecektir."E la gente lo noterà quando lo vedrà.»
Majör depresif bozukluk teşhisini teyit edecek bir biyolojik test yoktur.Non vi sono prove biologiche che confermano la depressione maggiore.
Ya da köpeğiniz sizi 15 saniyeliğine rahatsız edecektir.Lascia a suo fratello a farle la guardia per i prossimi 15 anni.
Enver'le Müslüman Ortaçağı, bütün yeşilliği ile devam edecekti."Áed sarebbe stato preceduto sul trono da Áed Sláine e Colmán Rímid, che avrebbero regnato insieme.
Mahkeme sırasında Savinkov artık Bolşevik rejimini tanıdığını söyleyerek yenilgisini itiraf edecektir.Durante il processo Savinkov dichiarò di riconoscere il governo bolscevico e di ammettere la sconfitta.
Bu deney, MSW etkisi ile etkinleşme olayını araştırarak, MSW hipotezini test edecektir.Questo esperimento proverebbe l'ipotesi MSW, trovando la soglia dell'effetto MSW.
Ayrıca Toronto Raptors NBA'de mücadele edecek olan tek Kanadalı takım olma unvanına erişti.I Toronto Raptors sono l'unica squadra canadese rimasta nella lega.
Mesajın sonu, bu heykeli tahrip edecek olanları lanetleyerek bitiyor.L'iscrizione termina con una maledizione su colui che distruggerà il memoriale.
Konulardan biri diğerini takip edecek biçimde düzenli bir sıraya sokulmuşlardır.Entrambe legano una generazione alla seguente in modo sistematico.
Vuruş yaparken arkasında ya da onu rahatsız edecek kadar yakın durmayınız.Non attacca direttamente il giocatore, a patto che non venga infastidito o ci si avvicini troppo.
EURO 2020'de, EURO 2016'da olduğu gibi 24 ülkenin millî takımları mücadele edecektir.Euro 2020 sarà il secondo torneo a coinvolgere 24 nazioni (dopo Euro 2016 in Francia).
Bundan sonra bir film daha yapıp hayata veda edecektir.Devo scrivere altre sei opere, poi addio a tutto".
İnşallah var olmaya da devam edecektir.Perché succederà, succederà ancora.
Sonra fark edildi ki 9. Ordu batıya hareket edecek olursa 12. Ordu ile temas sağlayacaktır.Si realizzò quindi che se la IX Armata si fosse mossa verso ovest poteva unirsi alla XII.
İmparatorun eli açıklığını takdir edecek bir konumda her zaman düşmanın arkasında başka biri vardı.C'era sempre qualcuno alle spalle del nemico in posizione tale da apprezzare la munificenza dell'imperatore.
Dale'in ölümü, ileriki bölümlerde pek çok şey ifade edecek.A Padre Pio si attribuiscono parecchie profezie su futuri pontefici.
Breathlessly adlı şarkısıyla 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Malta'yı temsil edecek.Con Breathlessly rappresenterà Malta all'Eurovision Song Contest 2017, che si terrà a Kiev, in Ucraina.
Ligde 22 takım, 4 grupta mücadele edecek.Disputa 40 partite con la squadra.
2 taraf alt Dünya yörüngesinde buluşup ordan Ay’a hareket edecekti.Entrambe sono entrate in orbita attorno alla Luna.
Dessalines 1 Ocak 1804 günü Haiti'nin bağımsızlığını ilan edecektir.Il 1º gennaio 1804 Dessalines proclamò l'indipendenza a Gonaïves.
Vajinaları nasıl muhafaza edecekleri ile ilgilenirim.Non mi mancano i mezzi per persuaderli.
Dizi yayın hayatına Netflix'te devam edecek.La serie verrà rilasciata su Netflix.
Bu hareket tüm dünyayı şoke edecek.La notizia stupì il mondo intero.
Bundan sonrası için aynı şeyler devam edecek.Seguirà poi le vicende dello stesso.
Hermione, Harry'ye Voldemort'un hortkuluklarını arama konusunda yardım edecektir.Hermione è di grandissimo aiuto ad Harry nella sua missione per distruggere gli Horcrux di Voldemort.
Bu şehri darmaduman edecek... senden başlayarak."La città deve e riuscirà a ristabilirsi".
Gazetecileri enterese edecek hiçbir şey de konuşulmadı.Non mi interessa affatto ciò che i giornali dicono di me.
Büyücüleri alt edecek kadar çok sayıda kurt adam yaratmak istiyor.In Streghe esistono molti esseri magici malvagi.
Daha sonra Morosovskaya yönünde hareket edecekti.Successivamente si spostano a Morazzone.
III. Aleksios, V. Aleksios'u kör ettirdi ve onu idam edecek olan haçlılara terk etti.Tuttavia Alessio III accecò e abbandonò ai Crociati Alessio V, che fu da questi ucciso.
Bu nesil devam edecek ve Davud doğacaktır.Questi poteri andranno persi non appena Wyatt nascerà.
Bu kitap daha sonra Alfonso Tabloları adıyla anılan eserlerin yapılmasına öncülük edecekti.Da essa prende il nome l'intero appartamento di rappresentanza voluto da Alfonso II.
Araç sadece kendi güzergâhı üzerinde hareket edecektir.In pratica l'aereo ruota su sé stesso.
Eğer kuantum kütleçekim teorisini, etkli bir alan teorisi kabul edecek olursak, bu problemde bir yol vardır.Se seguissimo l'ipotetico percorso del cavallo, troveremmo una contraddizione.
Ancak Mançurya'daki Japon işgaline karşı gerilla savaşı yıllarca devam edecekti.La guerra civile fu evitata dall'invasione giapponese della Manciuria.
Yalnız seyahat edecekmisin?Ты будешь путешествовать в одиночку?
Tom yardım edecek.Том поможет.
Bu petrol kuyusu beni zengin edecek.Эта нефтяная скважина сделает меня богатым.
Ödevlerime yardım edecek misin?Ты поможешь мне с уроками?
Eğer şarap ikram edeceksen baştan söyleyeyim, beni hiç darlama çünkü alkol almıyorum.Если ты будешь угощать вином, заранее скажу: меня не принуждай, я хмельное не пью.
Hediyeleri kabul edecekler.Они примут подарки.
Tom yarın bize yardım edecek.Завтра Том нам поможет.
Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar.Они также спрашивают тебя, что давать на благотворительность.
Buna Portekiz itiraz edecektir.На данный момент оспаривается Португалией.