Bu durum birkaç yıl sonra Maxentius için emsal teşkil edecekti.Ils espèrent que vingt ans après, Ianetta donnerait des précisions.
Bu bir gerçek olgudur ve böyle olmaya da devam edecektir.En effet, si celui-ci est bien réel, il doit se répéter.
Titanic ilk seferine Southampton, İngiltere'den, New York'a doğru 10 Nisan 1912'de hareket edecekti.Le Titanic appareille de Southampton en Angleterre le 10 avril 1912 à midi.
Gerçekten de birkaç bölüm sonra onu terk edecek.Elle prendra son envol quelques épisodes plus tard.
Beni Tanrı'yı bilmem konusunda aracılık edecek kişi olan öğretmeni seçmeliyim."Je pense que Dieu nous montrera pourquoi il a permis que nous nous trompions.»
Daha sonra Morosovskaya yönünde hareket edecekti.Il se tourne alors vers Morozov.
Majör depresif bozukluk teşhisini teyit edecek bir biyolojik test yoktur.Il n'existe aucun test de confirmation biologique de la dépression.
(O-erkek) Na, ar įtikinsi mus savo nekaltumu? : Eee, bizi suçsuz olduğuna ikna edecek misin?On étouffait. - Pourquoi ne pas vous plaindre aussi ? - Nous l'avons fait.
Sasanilere verilen yıllık Bizans ödemelri devam edecek, ancak bu miktar 500’den 420 altın poudsa indirildi.Le tribut annuel de Byzance à la Perse fut réduit de 500 à 420 livres d’or.
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.Il s'aperçut alors que ses doutes étaient fondés.
Ve sürdürmeye devam edecekler.Et elle va continuer.
Senin için halk mücadele edecektir.Les habitants se préparent à combattre.
Ona, "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap" dediler.Ils dirent encore : « Allons !
Ama onları alt edecek kadar güçlü değillerdir.Il manque de fermeté pour leur résister.
Tümen, bu sırtlara iki kola ayrılarak taarruz edecektir.Rapidement, il donnera ces terres à deux marguilliers.
Geçidi az kişi ile kontrol edecek bir pozisyona sahiptir........””Où nous avons le sentiment d'avoir un certain contrôle. ».
Hollandalılar da 1814 yılında yasadışı ilan edilene dek köle ticaretine devam edecektir.Le commerce des esclaves continue avec les Néerlandais jusqu'à 1814.
Daniel 2:44’ü dünyevî krallıkların tümünü yerle bir edecek Tanrı’nın krallığından dem vurarak yorumlar.2:34), et consommera entièrement la puissance de ces rois ».
Araplar putların kendilerine Allah katında şefaat edeceklerine inanırlardı.Le peuple de Hûd croyait en Allah mais était quand même polythéiste.
14 Zina edeceksin (Thou ſhalt commit adultery.) 15 Çalmayacaksın.Tome 13 : Une faim de furet Tome 14 : Ne pas déranger !
Oyun Red Dead Redemption oyunundan kalan Honor(şeref) sistemini kullanmaya devam edecek.Sheldon joue à Red Dead Redemption.
Öfkeli bir şekilde, Paulo'nun üzerine onu sekiz saat boyunca felç edecek olan zehirli bir örümcek fırlatır.La morsure de cette araignée paralyse Paulo pour huit heures.
Yanında ona eşlik edecek bir de şarap varsa, bu basit yemek bir ziyafete dönüşür.Bien que corsée, elle se boit facilement à l'apéritif et peut accompagner un repas simple.
Güçlüleri ve kutsal halkı yok edecek.Ses habitants sont les Saint-Fortais et les Saint-Fortaises.
Yavrular sizi memnun edecektir.Les curieux adoreront.
Jack, para karşılığında Edward'ı teslim edecektir.Ce sera Edward aux mains d'argent.
Lise dönemlerinde, kendisini hayatı boyunca rahatsız edecek sedef hastalığı ortaya çıktı.Au cours de ces combats, il a acquis des afflictions qui le préoccupe le reste de sa vie.
14- İtilaf Devletleri kömür, mazot ve yağ maddelerini Türkiye’den temin edeceklerdir.En contrepartie, l'Allemagne fournirait du charbon et de tubes en acier.
İki komutan nasıl bir strateji takip edecekleri üzerinde anlaşamadılar.Les deux hommes sont rapidement en désaccord sur la stratégie à employer.
Ama her şeye rağmen yılmadan savaşına devam edecektir.À partir de là, il travaille sans interruption jusqu'à la guerre.
Bu takdirde<net bir sonuç elde edecektir.Il faut quand même que nous arrivions à un beau résultat, non ?
Bu tür görevleri 1598 yılı na kadar devam edecektir.Les travaux d'agrandissement durent jusqu'en 1589.
Gazetecileri enterese edecek hiçbir şey de konuşulmadı.Pas d’entrevues avec des journalistes.
Bu yargıçlar kendi aralarında oylama yönetimiyle mahkemeye başkanlık edecek yargıcı da belirlerler.Les juges choisissent entre eux qui sera chief justice.
Er ya da geç şans onu terk edecek.Tarde o temprano la suerte lo abandonará.
Çok fazla içmek seni hasta edecek.Beber mucho te hará enfermar.
O aptal erkek arkadaşınla daha ne kadar çıkmaya devam edeceksin?¿Cuánto tiempo vas a seguir viendo al tonto de tu novio?
Diğer ülkeleri ziyaret edecek misin?¿Vas a visitar otros países?
Er ya da geç itiraf edecek.Tarde o temprano confesará.
Babam bana yardım edecek.Mi padre me ayudará.
Tom kendisine yardım edecek birini bulamadı.Tom no pudo encontrar a nadie que lo ayudara.
Annesi çalışmaya devam edecek.Su madre seguirá trabajando.
10:00'a kadar çalışmaya devam edecek misin?¿Vas a seguir trabajando hasta las 10:00?
Bize yardım edecek kadar naziklerdi.Fueron lo suficientemente amables para ayudarnos.
Buralarda park edecek birkaç yer var.Hay algunos sitios para aparcar por aquí.
Tom bana yardım edecek.Tom me ayudará.
Bay Iuchi'nin yardım edecek kimsesi yoktur.El señor Iuchi no tiene a nadie que le ayude.
Doktor bu hastalığa etki edecek bir ilaç arıyor.El médico está buscando medicina que es eficaz para esta enfermedad.
Su içmeye devam edecek misin?¿Seguirás bebiendo agua?
Tom acele edecek.Tom se dará prisa.
Tom dans edecek.Tom bailará.
Bana teşekkür edeceksin.Me lo agradecerás.
Tom size yardım edecek.Tom le ayudará a usted.
Bize yardım edecek misin?¿Nos ayudarás?
Sanırım Tom itiraf edecek.Creo que Tom confesará.
Tom bize yardım edecek, değil mi?Tom nos ayudará, ¿verdad?
Benimle dans edecek misin?¿Vas a bailar conmigo?
Tanrı'nın adı ile ilk ben saldıracağım ve siz cesaretle beni takip edeceksiniz.Yo atacare primero en el nombre de Dios y usted me seguirá con valentía.
Sen onları cennete davet edeceksin, onlar da seni cehenneme”.¡El infierno te llama!".
Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar.Pregúntales "¿De quién son las ovejas y los cerdos que estáis cuidando?