Evlendiğinde ve çocukların olduğunda lafla peynir gemisi yürümediğini fark edeceksin.When you get married and have kids, you'll realize that actions speak louder than words.
Ziyan edecek tek kuruşum yok.I can't afford to waste a single yen.
Saat onda Osaka'dan Tokyo'ya hareket edecek.He leaves Osaka for Tokyo at ten.
"İngilizce ödevime yardım edecek misin?" "Tabii ki de.""Will you help me with my English homework?" "Certainly."
Gelecek sefer ne zaman ziyaret edeceksiniz?When will you next visit?
O, bu öğleden sonra ayağa kalkıp hareket edecek.She'll be up and around this afternoon.
Tanaka ailesi bu öğleden sonra bizi ziyaret edecek.The Tanakas are visiting us this afternoon.
Bu yılın iyi hasatı geçen yılın kötü hasatını telafi edecektir.This year's good harvest will make up for last year's bad one.
Katil yakında suçunu itiraf edecek.The murderer will soon confess his crime.
İlk otobüs on dakika geç hareket edecek.The first bus will leave 10 minutes behind time.
İşinizde size yardım edecek zamanım yok.I have no time to help you with the work.
Yardım edecek bazı arkadaşlarım var.I have some friends to help.
Şikâyet edecek bir şeyim yok.I have nothing to complain about.
Oğlum gelecek hafta Fransa'ya hareket edecek.My son is going to leave for France next week.
Uçağım bir saat içinde hareket edecek.My flight will depart in an hour.
Babam gelecek hafta Kore'yi ziyaret edecek.My father is to visit Korea next week.
Ailem gelecek cumartesi Yeni Zelanda'ya hareket edecek.My parents leave for New Zealand next Saturday.
Bana gelince şikayet edecek bir şeyim yok.As for me, I have nothing to complain of.
Ben şimdi size yardım edecek konumda değilim.I am not now in a position to help you.
Bana yardım edecek arkadaşım yok.I have no friends to help me.
Umuyorum ki,Japonya anayasaya göre hareket edecek.I hope that Japan will abide by its Constitution.
Bana yardım edecek kimsem yok.I have no one to help me.
Bana yardım edecek birçok arkadaşım var.I have a lot of friends to help me.
Tokyo'da ziyaret edecek çok arkadaşımız var.We have many friends to visit in Tokyo.
Çok fazla içmek seni hasta edecek.Too much drinking will make you sick.
Başbakan muhtemelen istifa edecek.The premier is likely to resign.
Önümüzdeki hafta kraliçe parlamentoya hitap edecek.The queen is going to address parliament next week.
Kraliçe, önümüzdeki sene Çin'i ziyaret edecek.The Queen is to visit China next year.
Yeni yasa dini azınlıkları oy verme haklarından mahrum edecek.The new law will deprive religious minorities of their right to vote.
O bana yardım edecek kadar kibardı.He was kind enough to help me.
Öğretmenler yeni okul binasını nereye inşa edeceklerine karar veremedi.The teachers could not decide where to build the new schoolhouse.
Oğlunu göremezse intihar edecek.He will commit suicide if he can't see his son.
Osaka'ya nasıl seyahat edeceksin?How will you travel to Osaka?
Bakan önümüzdeki hafta Meksika'yı ziyaret edecektir.The minister is to visit Mexico next week.
Ev işinde bana yardım edecek birine ihtiyacım var.I need someone to help me with housework.
Bana kim yardım edecek?Who will help me?
Herkes o fikri prensip olarak kabul edecektir.Everyone will accept that idea in principle.
Hava böyle güzel devam edecek mi, merak ediyorum.I wonder if the weather will hold.
Japonya'da yaşamaya gelince, şikâyet edecek bir şeyim yok.As for living in Japan, I have nothing to complain about.
Beni kabul edeceklerini asla düşünmemiştim.I never thought they would accept me.
Ona refakat edecek tek hizmetçisi vardı.He has only one servant to attend on him.
Ona hizmet edecek üç hizmetçisi vardı.He had three servants to wait on him.
O, kesinlikle size yardım edecek.He's sure to help you.
O, o konuda sana nasihat edecek.He will advise you on that matter.
Diğerlerine ihanet edecek son kişi olurdu.He would be the last person to betray others.
O, hatalarını kolayca kabul edecek bir adam değildir.He is not a man to admit his mistakes easily.
Yurt dışına gitmene itiraz edecektir.He will object to your going abroad.
O, arkadaşlarına ihanet edecek son kişidir.He is the last person to betray his friends.
O, bu öğleden sonra bana telefon edecek.He is to phone me this afternoon.
Sanırım planımıza itiraz edecek.I think he will object to our plan.
O bize yardım edecek mi?Is he going to help us?
Alabildiği herhangi bir parayı kabul edecek.He will accept any money he can get.
O, amcasını ziyaret edecek.He will visit his uncle.
O, yarın Tokyo'ya hareket edecek.He leaves for Tokyo tomorrow.
O sözünün eridir, bu yüzden yardım edeceğini söylediyse edecektir.He is a man of his word, so if he said he'd help, he will.
O önümüzdeki ay teyzesini ve amcasını ziyaret edecek.He's going to visit his aunt and uncle next month.
Gelecek hafta New York'a hareket edecek.He leaves for New York next week.
O, gelecek yıl yurtdışına seyahat edecek.He will travel abroad next year.
Şikâyet edecekleri bir şeyleri yok.They have nothing to complain about.
Amerika'ya göç edecekler.They are going to emigrate to America.