Ana içeriğe geç
Sözlük

edebiyat ile cümle

edebiyat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.1561年に西アフリカに航海して
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Cerita tunggal mengenai Afrika sudah tentu datang dari karya sastra Barat, menurut saya.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Cette histoire unique de l'Afrique provient, à mon avis, de la littérature occidentale.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Creo que esta historia única de África procede de la literatura occidental.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Dit enkel verhaal over Afrika komt, uit Westerse literatuur.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Em última análise, acho que esta história única de África vem da literatura ocidental.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Ich denke, diese einzige Geschichte Afrikas stammt letztlich aus der westlichen Literatur.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Jag tror att denna enda berättelse om Afrika från början kommer från västerländsk litteratur.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.아프리카에 대한 이런 단편적인 이야기는 궁극적으로 서양 문학에서 왔는데요.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Pojedyncza wizja Afryki pochodzi z literatury zachodniej
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Povestea unică despre Africa provine, în primul rând, din literatura occidentală.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Questa storia unica dell'Africa deriva, in definitiva, secondo me, dalla letteratura occidentale.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Szerintem Afrika egyetlen története a nyugati irodalomból származik.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Ta edina zgodba o Afriki, po mojem mnenju, prihaja iz zahodne literature.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Tämä yksi tarina Afrikasta tulee uskoakseni länsimaisesta kirjallisuudesta.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Tento jediný příběh o Africe pochází, domnívám se, ze západní literatury.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Tento jediný príbeh o Afrike pochádza, myslím, zo západniarskej literatúry.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Tôi nghĩ câu chuyện phiến diện về Châu Phi nói cho cùng thì bắt nguồn từ văn học Phương Tây.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Αυτή η μονοσήμαντη ιστορία της Αφρικής πιστεύω τελικά ότι πηγάζει από τη δυτική λογοτεχνία.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Мисля, че тази единствена история за Африка в крайна сметка идва от западната литература.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Это однобокое представление об Африке, по-моему, основано на западной литературе.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.Я думаю, що така єдина точка зору на Африку походить із західною літератури.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.הסיפור היחידי הזה על אפריקה מגיע, בעיניי, מהספרות המערבית.
Afrika'nın bu tek hikayesinin, batı edebiyatından geldiğini düşünüyorum.النظرة الآحادية عن أفريقيا تأتي في نهاية المطاف، كما أعتقد، من الأدب الغربي.
Aksesuar öğeleri kaldırma Edebiyat ve isteğe bağlı donanımları kutularını makine muhafaza içinde bulunanloại bỏ tất cả các mục phụ kiện văn học và bất kỳ thiết bị tùy chọn hộp nằm bên trong bao vây máy
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenAbbiamo uno dei più famosi studiosi Inglesi di letteratura del nostro tempo,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Ale tu -- jedna z najznámejších literárnych anglických vzdelancov našej doby je profesorka z Berkeley,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Itt van korunk egyik leghíresebb angol irodalomtudósa, a Berkeley professzora,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Um dos académicos literários mais famosos do nosso tempo é a professora de Berkeley,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Una de las más famosas estudiosas de la literatura inglesa de nuestro tiempo es la catedrática de Berkeley
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Но тук, там... един от най-прочутите английски литератори на нашето време е преподавателката от Бъркли
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenDenn hier, dort -- eine der anerkanntesten englischen
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenEén van de bekendste Engelse
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenJednym z nasłynniejszych badaczy angielskiej
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden여기에 역사상 제일 유명한 영문학 학자 중의 한 분인,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenNhưng ở đây, có - một trong những học giả văn chương người Anh nổi tiếng của thời đại chúng ta
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenΜία από τις πιο διάσημες λογοτεχνικές
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenאחת החוקרות המפורסמות כיום בתחום הספרות האנגלית
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenلكن هنا , هناك -- واحد من أشهر واسعي الاطلاع من الأساتذة الإنجليز في عصرنا
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden英語の文学の専門家の一人 バークリー大学の教授の
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ale ich efektem ubocznym była niewiedza o tym, że mi podobni ludzie mogą istnieć w literaturze.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ale neočakávaným dôsledkom bolo, že som nevedela, že ľudia ako ja mohli existovať v literatúre.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ale neplánovaný důsledek byl, že jsem netušila, že lidé jako já mohou v literatuře existovat.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ampak posledično, nenamenoma, nisem vedela, da ljudje kot jaz lahko obstajajo v književnosti.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Consecinţa a fost că n-am ştiut că oameni ca mine puteau exista în literatură.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.De akaratlanul is arra engedtek következtetnem, hogy a hozzám hasonlók nem jelenhetnek meg az irodalomban.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.그러나 의도치 않게, 그로 인해 저와 같은 사람들도 문학속에 존재할 수 있다는 걸 몰랐습니다.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Maar het onbedoelde gevolg was dat ik niet wist dat mensen zoals ik ook in literatuur konden bestaan.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Mas a consequência não intencional foi que eu não sabia que as pessoas como eu podiam existir na literatura.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Men den oavsiktliga effekten var att jag inte visste att människor som jag kunde existera i litteratur.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Mutta tahaton seuraus oli, että en tiennyt itseni kaltaisten ihmisten voivan olla olemassa kirjallisuudessa.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Nhưng một hậu quả không ngờ đến chính là tôi không hề biết những người như tôi có thể tồn tại trong văn học.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Но их непреднамеренным влиянием было то, что я не знала, что люди как я существовали в литературе.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Но неволната последица бе, че не знаех, че хора като мен биха могли да съществуват в литературата.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Та їхнім неумисним впливом було те, що я не знала, що такі як я можуть існувати в літературі.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.אך בלי כוונה, ההשלכה שלהם הייתה שלא ידעתי שאנשים כמותי יכולים להתקיים בספרות.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.لكن التبعات غير المقصودة كانت أنني لم أعرف أن الناس من أمثالي يمكن أن يتواجدوا في كتب الأدب.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.登場するんだと 知らなかったのは 意図せざる結果でした アフリカ人作家を知ったことで
Artık online edebiyat oldukça tekelleşti ve her şeyi zor bir hale getirdi.Adesso, la letteratura online è altamente monopolizzata e rende tutto difficile.
Artık online edebiyat oldukça tekelleşti ve her şeyi zor bir hale getirdi.Ahora, la literatura en línea está monopolizada, y eso lo complica todo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod