Ana içeriğe geç
Sözlük

edebilmek ile cümle

edebilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Günlük hayatına devam edebilmek için küçük bir ticarethanede memur olarak iş buldu.Parkolóőrként dolgozik, hogy biztosítsa mindennapi megélhetését.
Hem ejderhaları, hem de insanları tedavi edebilmektedir.AIDS-betegeket és leprásokat is ápolnak.
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.A forgáshoz legalább két ponttal kellene rendelkeznie.
Oyuncu devam edebilmek için en az dört görevi yapmalıdır.Minden részt vevő országnak legalább négy résztvevőt kell indítani.
Dans edebilmektedir.Akar velem táncolni?
Yer üstündeki bütün ruhlara dua edebilmek için ilkin ateşin ruhuna adak vermek gerekir.Tengeren evezők reménycsillaga Könyörögj érettünk.
Bir elektronun yerini tespit edebilmek için dalga boyu kısa olan ışınlara ihtiyaç vardır.A vezetőállás megvilágítására elektromos lámpa szolgál.
Bazı uç durumlarda hükümlüler intihara teşebbüs edebilmektedirler.Több esetben próbálják a bűntettet öngyilkosságnak beállítani.
Oyuncu devam edebilmek için en az dört görevi yapmalıdır.Pelaaja pääsee jatkamaan juonta suoritettuaan vähintään neljä tehtävää.
Karakterler 8 farklı yöne doğru ateş edebilmektedirler.Merkki voi olla kääntyneenä 8 eri suuntaan.
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.Annokseen kuuluu ainakin kaksi pikkuvarrasta.
Finsch tekrar gezilerine devam edebilmek için 1878 yılında müzedeki görevinden ayrılmıştır.Finsch luopui virastaan 1878 voidakseen matkustella.
Hem ejderhaları, hem de insanları tedavi edebilmektedir.Lääkärissä henkilölle voidaan antaa käärmeseerumia sekä muita hoitoja.
Bir takım için insanlar birbirlerini öldürmekte veya kavga edebilmektedir.Pelaajat voivat taistella keskenään tai jopa tiimeinä toisiaan vastaan.
Blackthorne ayrıca bakmadan arkasına ateş edebilmektedir.Chloe ampuu epäröinnistä huolimatta.
Sıcaklığı haritalarda ifade edebilmek için kullanılır.Lämpöherkkää paperia käytetään lämpötulostimissa.
Dünya boyutlarındaki gezegenleri tespit edebilmek oldukça güç.He mittasivat melko tarkoin planeetan pyörähdysajan.
Her biri boyutları geçme gücünü elde edebilmek karşılığında kendileri için en değerli şeyi vermelidir.Sen mukaan jokaisen ihmisen on voitava mahdollisimman laajasti käyttää kykyjään omaksi edukseen.
A-50 maksimum 10 adet savaş uçağını konrol edebilmektedir.To A-50 μπορεί να ελέγχει ταυτόχρονα ως και 10 μαχητικά αεροσκάφη.
Diğer kafadan bacaklılar gibi ahtapotlar da ışığın polarizasyonunu ayırt edebilmektedir.Όπως και τα άλλα κεφαλόποδα, τα χταπόδια μπορούν να διακρίνουν την πόλωση του φωτός.
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.Ωστόσο δεν μπορούν όλοι οι άνθρωποι να αντιληφθούν τη μυρωδιά αυτή.
Çöküntü yaşayan yazar bununla baş edebilmek için yeniden içki içmeye başladı.Καθότι μεθυσμένος αρχίζει χαίρεται που τον ξαναβρίσκει.
Nonkonformite ile sokulum dokanağını ayırt edebilmek, farklı olay dizileri sunduklarından ötürü çok önemlidir.Είναι σχετικά εύκολη η απομόνωση του χλωροϊωδομεθανίου με απόσταξη, λόγω σημαντικής διαφοράς σημείων ζέσεως.
Dolayısıyla Dünya benzeri bir uygarlığı uzaktan açıkça tespit edebilmek zordur.Αναμφίβολα είναι δύσκολο να διακρίνουμε τη δράση ενός πλανήτη πίσω από τέτοιες αφηγήσεις.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Læger kan også opfordre patienter til at bede deres partnere om at søge behandling.
Finsch tekrar gezilerine devam edebilmek için 1878 yılında müzedeki görevinden ayrılmıştır.Finsch sagde jobbet op som kurator på museet i 1878 for at fortsætte med at rejse.
Farklı koşullardaki ölüm oranı , insani acil bir vakanın ciddiyet boyutunu rapor edebilmek için gereklidir.Forskellige mortalitetsrater bruges til at fastslå alvorligheden af en humanitær nødsituation.
Şanzıman, arazide hareket edebilmek için geliştirilmiştir.Senere har den udviklet sig til at kunne leve på land.
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de Öykü henüz ona aşık olmuştur.Han erkender at han ikke talte sandt, hverken med historien eller da han sagde han ikke elskede hende længere.
Finsch tekrar gezilerine devam edebilmek için 1878 yılında müzedeki görevinden ayrılmıştır.Finsch sa opp jobben som kurator på museet i 1878 for å fortsette å reise.
Aspasia, özellikle Perikles’in sapıklıklarını tatmin edebilmek için Atinalı kadınları ayartmakla suçlandı.Aspasia ble særlig anklaget for å korrumpere kvinnene i Athen, for å tilfredsstille Perikles' perversjoner.
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.Samtidig er det fremdeles behov for at minimum to spillere må kunne være oppleggere.
"Hipnoz edebilmek için kendini çarka bağlattı".Enkel anvisning til selv å lage et hypsometer.
Bir virüs yayılıma devam edebilmek için mutlaka bir konağa tutunmalıdır.De holder et løfte om å stoppe Umbrella en gang for alle.
Hem ejderhaları, hem de insanları tedavi edebilmektedir.Den kan også bruke stubber og læger.
Senkronize edebilmek için Nokia hesabınızın olması gerekir.Dibutuhkan akun Nokia untuk dapat melakukan sinkronisasi.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Dokter juga dapat mendorong pasien untuk mengirim pasangan pasien untuk mencari perawatan kesehatan.
Buna rağmen koordineli bir şekilde hareket edebilmektedirler.Mampu menjalin koordinasi dengan baik.
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.Terdapat paling sedikit dua cara untuk melakukannya.
A-50 maksimum 10 adet savaş uçağını konrol edebilmektedir.A-50 có thể kiểm soát tới 10 máy bay chiến đấu.
1971 yılını izleyen dönemlerde OPEC bu değer kaybını telafi edebilmek için ağır hareket etmiştir.Sau 1971, OPEC lại chậm trễ trong việc điều chỉnh lại sự suy tụt giá trị tiền tệ này.
Dolayısıyla Dünya benzeri bir uygarlığı uzaktan açıkça tespit edebilmek zordur.Rõ ràng việc phát hiện một nền văn minh kiểu Trái Đất ở những khoảng cách lớn là khó khăn.
Fırlatma düzeneği 360 derece yanal ve (+)/(-) 20 derece dikey açılarda hareket edebilmekteydi.Thiết bị phóng có thể quay ngang 360 độ theo chiều ngang, và có góc nâng +/- 20 độ.
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.Một vòng lặp tối thiểu phải có hai cổng.
Merkez Bankası bu piyasaya müdahale edebilmektedir.Ngân hàng thế giới ủng hộ dự án này.
"Hipnoz edebilmek için kendini çarka bağlattı".自らに催眠術をかけることにより不死身の体となった。
Karakterler 8 farklı yöne doğru ateş edebilmektedirler.Aショットは8方向に放つことができる。
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.最低2台のドライブが必要である。
Buna rağmen koordineli bir şekilde hareket edebilmektedirler.連携に組み込む事も可能。
Bundan amaç çok yakına gelen düşmana daha rahat ateş edebilmektir.硬い敵に対して接近して撃つとかなり効果的。
Cesedi tahnit edebilmek için elbiselerinin çıkarılması gerekiyordu.体に巻き付けることで衣類を止める機能を果たす装身具。
Oyuncu devam edebilmek için en az dört görevi yapmalıdır.おしくらまんじゅうを楽しむためには4人以上の参加者を必要とする。
Ayrıca kullanıcılar birbirleriyle sohbet edebilmektedirler.また、互いの人格は会話ができる。
Bu Gemini ve Apollo ile rekabet edebilmek içindi.私は彼とガルシアの試合を実現させたい。
Müslümanların ibadet edebilmek için iki camiileri var.ムスリムのためにヴェッツラーには2つのモスクがある。
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.匂いを嗅ぎわけることができる。
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.角色扮演遊戲至少需要兩種角色。
Dans edebilmektedir.能歌善舞。
Eğitimine devam edebilmek için 2010 yılında Wonder Girls’den ayrıldı.2015'te gruba geri dönmüştür.2010年2月25日宣美為考取大學學位暫時退出Wonder Girls團體,10月順利進入東國大學就讀。
"Hipnoz edebilmek için kendini çarka bağlattı".本質上是一種對自己進行催眠的自我催眠術。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod