Ana içeriğe geç
Sözlük

edebilmek ile cümle

edebilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu eğilimle mücadele edebilmek için bilim eğitiminde yanlılığı engelleme yöntemleri öğretilir.我曾经有机会用这种方法放弃学习而投身科学。
Caminin iç mekânı 100 metrekare büyüklüğünde olup, yaklaşık 200 kişi aynı anda ibadet edebilmektedir.礼拜大殿坐西朝东,可容纳200余人同时礼拜。
Örneğin kütleleri 0,511MeV/c² olan bir elektron ve pozitron 1,022MeV enerjiyi yok edebilmektedirler.例如,一個電子及一個正子(電子的反粒子),都具有質量大小為511 keV,能對撞毀滅以產生1.022 MeV的能量。
2. Bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri daha yakından takip edebilmek.研究妨害:可遲滯對方之科技發展。
Yazarlık kariyerine devam edebilmek için 7 Haziran 1956'da istifa etti.그는 작가가 되기 위해서 1956년 6월 7일에 경찰직을 관두었다.
Mana elde edebilmek kolaydır.유일하게 얻기 쉽다.
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.그러나 모든 냄새를 막을 수는 없다.
Oyuncu devam edebilmek için en az dört görevi yapmalıdır.각국 선수단은 적어도 4명의 선수를 보낼 수 있다.
Her biri boyutları geçme gücünü elde edebilmek karşılığında kendileri için en değerli şeyi vermelidir.각 문제별로 최우수 답안 제출자에게는 최우수 풀이상을 수여한다.
Bu alanı kontrol edebilmek için çeşitli yapılar kullanır.이걸 관찰할 수 있는 다양한 서비스가 있다.
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.그러므로 지구는 적어도 두 가지 운동을 하고 있다.
Aspasia, özellikle Perikles’in sapıklıklarını tatmin edebilmek için Atinalı kadınları ayartmakla suçlandı.특히 아스파시아는 페리클레스의 성적 도착을 만족시키기 위해 아테네의 여성을 타락으로 인도하고 있다고 비난했다.
Küçük balıkçı tekneleri ise daha iç kesimlere kadar devam edebilmektedirler.כלי שיט קטנים יותר יכולים להמשיך עד לזאגרב.
Az bir sayıda da olsa hayvan da beslenir, ancak beslenen hayvanlar köylünün ihtiyacını temin edebilmektedir.במשק חלקי מגדלים בעלי חיים אך אספקת המזון של בעלי החיים מגיעה מהכפרים.
Genellikle kriz meydana gelmeden önce birtakım işaretlerle kendisini belli edebilmektedir.לעיתים רחוקות יכול הכלב לפתח יכולת לחוש את ההתקף לפני שהוא קורה.
Bu alanı kontrol edebilmek için çeşitli yapılar kullanır.המוצב תרם רבות לשליטה בגזרה זו.
Sivil alana 44 uçak park edebilmektedir.באזור האזרחי של נמל התעופה ישנו מקום לכ-44 כלי טיס.
Grip A virüsünün bazı türleri domuzları ve diğer memeliler enfekte edebilmektedirler.זנים מסוימים של שפעת ייחודים לחזירים (ראו שפעת החזירים), וחזירים יכולים גם להידבק בשפעת אנושית.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Лекарите може също така да насърчават пациентите да изпращат партньорите си да потърсят помощ.
Mars Savaşçısı'na dönüştüğünde ateşi kontrol edebilmektedir.Когато се превръща в Сейлър Марс, може да манипулира огъня.
Şanzıman, arazide hareket edebilmek için geliştirilmiştir.Приспособени са добре за придвижване върху земята.
Mana elde edebilmek kolaydır.Важно е какво можеш да понесеш.
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de aşkına bir karşılık gelmektedir.Кой се обърна към него за нещо и не му се отзова благосклонно?
Bazı uç durumlarda hükümlüler intihara teşebbüs edebilmektedirler.Някои атентатори-самоубийци се опитват да постигнат мъченичество.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Liječnici također trebaju poticati bolesnike da upute svoje partnere na liječenje.
Jet uçakları sesten daha hızlı hareket edebilmektedirler.Neki modeli zrakoplova lete brže od zvuka.
Aylin'e aşık olduğundan Soner onu mutlu edebilmek için Aylin'le evlendirmiştir.Zaljubio se u djevojku Ayleen te se oženio njome.
Ancak çok yakın olarak birleşen tanrılar bazen tek bir tanrı hâlinde devam edebilmektedir.Također božanstva nastala dijeljenjem gotovo nikada se ne udružuju s božanstvima nastalim parenjem.
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.Úplné dstránenie zápachu z ovzdušia.
Örneğin kütleleri 0,511MeV/c² olan bir elektron ve pozitron 1,022MeV enerjiyi yok edebilmektedirler.Napríklad, elektrón a pozitrón, každý s hmotnosťou 0,511 MeV/c², môžu anihilovať pri vzniku energie 1,022 MeV.
Ayrıca onu takip edebilmek için kartal gücünü kullanıp onu kontrol edebilir.Tiež sa tam naučila bojovať a ovládať svoj Power Suit.
Kımızda çok az miktarda alkol bulunmaktadır ve çok içilince sarhoş edebilmektedir.Je kompletne odolný proti drogám a jedom, ale keď pije alkohol, tak sa veľmi rýchlo opije.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Zdravniki lahko tudi spodbujajo bolnike, naj vplivajo na svoje partnerje, da se obrnejo na zdravstveno službo.
Jet uçakları sesten daha hızlı hareket edebilmektedirler.Nekatera letala na reaktivni pogon lahko letijo hitreje od hitrosti zvoka.
Valdivia bu seferi finanse edebilmek için kendisine bağlı yerleri satmak zorunda kalmıştı.Da je lahko financiral odpravo, je Valdivia moral prodati dodeljena mu posestva.
Konuşma dilinde bunu ayırt edebilmek için özel bir çaba sarf edilmez.Tačiau į atskirą dialektą šios kalbos kalbininkai nėra linkę išskirti.
Jet uçakları sesten daha hızlı hareket edebilmektedirler.Sraigtasparniai skrenda lėčiau nei lėktuvai.
Bu yükselen parlaklıkla baş edebilmek için, sürekli yaşanabilir bölge konsepti ortaya atılmıştır.Jei pavyktų tai įrodyti, šiandieninė gyvybės zonos koncepcija turėtų būti atmesta.
Bundan amaç çok yakına gelen düşmana daha rahat ateş edebilmektir.Seda selleks, et saavutada vaenlastele raevukamalt mõjumiseks kõige tihedamalt koos olev formatsioon.
Öğretmen her öğrencinin derse gösterdiği tepkiyi anlık olarak takip edebilmektedir.Õpetaja saab kõigi oma õppijate vastustest ülevaate.
Yüksek nem oranı insanları rahatsız edebilmektedir.Suurlinnas elavaid inimesi võib see häirida.
Bir elektronun yerini tespit edebilmek için dalga boyu kısa olan ışınlara ihtiyaç vardır.Ülejäänud paikade kiirgusrežiimi leidmiseks tuleb kasutada empiirilisi valemeid.
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550 Helsingfors grundas för att konkurrera med Tallinn om handeln på Östersjön
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550 Helsinki est fondée pour faire concurrence avec Tallinn pour le commerce de la mer Baltique
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550 Helsinki perustetaan kilpailemaan Tallinnan kanssa Itämeren kaupasta
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550 Основан город Хельсинки, призванный конкурировать с Таллинном за торговое владычество на Балтийском море
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550 تم تأسيس هلسنكي لتنافس تالّين على تجارة بحر البلطيق
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550年,设立赫尔辛基,旨在和塔林争夺波罗的海贸易。
50'yi elde edebilmek için paydayı 2 ile çarptık.2 = 50 8/25, за да стане 50, умножаваме по 2.
50'yi elde edebilmek için paydayı 2 ile çarptık.8/25, abychom dostali 50, násobíme dvěma.
50'yi elde edebilmek için paydayı 2 ile çarptık.8 per 25, ebből lesz 50, ha beszorozzuk kettővel.
50'yi elde edebilmek için paydayı 2 ile çarptık.8 sobre 25, para ir a 50 multiplicamos por 2.
50'yi elde edebilmek için paydayı 2 ile çarptık.8 sur 25, pour aller à 50 nous multiplions par 2.
50'yi elde edebilmek için paydayı 2 ile çarptık.For at komme til 50 ganger vi 25 med 2.
50'yi elde edebilmek için paydayı 2 ile çarptık. O zaman paydaki 8'i de 2 ile çarpmalıyız.Van 8/25 naar 50 in de noemer moeten we de 8 en de 25 vermenigvuldigen met 2.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Abychom z 9 dostali 45 musíme ji vynásobit 5.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Hogy a 9-ből 45-öt kapjunk, öttel kell szoroznunk.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Om van 9 naar 45 te komen, moeten we vermenigvuldigen met 5.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Para llegar desde 9 a 45, tenemos que multiplicar por 5.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Pour passer de 9 à 45, nous devons multiplier par 5.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod