Ana içeriğe geç
Sözlük

edebilme ile cümle

edebilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.Một vòng lặp tối thiểu phải có hai cổng.
Drh.L. C/01 modeli taretler namluların -5° ile +30° yükselişte ateş edebilmelerine olanak sağlıyordu.Tháp pháo thuộc kiểu Drh.L. C/01, cho phép nâng lên đến 30° và hạ xuống đến −5°.
Merkez Bankası bu piyasaya müdahale edebilmektedir.Ngân hàng thế giới ủng hộ dự án này.
"Hipnoz edebilmek için kendini çarka bağlattı".自らに催眠術をかけることにより不死身の体となった。
Karakterler 8 farklı yöne doğru ateş edebilmektedirler.Aショットは8方向に放つことができる。
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.最低2台のドライブが必要である。
Buna rağmen koordineli bir şekilde hareket edebilmektedirler.連携に組み込む事も可能。
Benim de okula devam edebilmem mümkün değildi.学校にも通わせてもらえなかった。
Bundan amaç çok yakına gelen düşmana daha rahat ateş edebilmektir.硬い敵に対して接近して撃つとかなり効果的。
Cesedi tahnit edebilmek için elbiselerinin çıkarılması gerekiyordu.体に巻き付けることで衣類を止める機能を果たす装身具。
Oyuncu devam edebilmek için en az dört görevi yapmalıdır.おしくらまんじゅうを楽しむためには4人以上の参加者を必要とする。
Ayrıca kullanıcılar birbirleriyle sohbet edebilmektedirler.また、互いの人格は会話ができる。
Bu Gemini ve Apollo ile rekabet edebilmek içindi.私は彼とガルシアの試合を実現させたい。
Müslümanların ibadet edebilmek için iki camiileri var.ムスリムのためにヴェッツラーには2つのモスクがある。
Meksika pasaportu Meksika vatandaşlarına uluslararası seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.亡命を機にメキシコ国籍を取得。
Ancak ne yazık ki programın devam edebilmesi için bazı karakterleri öldürmek zorundayız.今後、計画具体化するまでにこれらの課題解消が必要となる。
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.匂いを嗅ぎわけることができる。
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.角色扮演遊戲至少需要兩種角色。
Dans edebilmektedir.能歌善舞。
Eğitimine devam edebilmek için 2010 yılında Wonder Girls’den ayrıldı.2015'te gruba geri dönmüştür.2010年2月25日宣美為考取大學學位暫時退出Wonder Girls團體,10月順利進入東國大學就讀。
Avusturya pasaportu Avusturya vatandaşlarına yurtdışına seyahat edebilmeleri için verilen resmi belgedir.奥地利护照,是奥地利政府签发给奥地利公民的国际旅行文件。
"Hipnoz edebilmek için kendini çarka bağlattı".本質上是一種對自己進行催眠的自我催眠術。
Hırvat vatandaşları ayrıca Kanada'ya da 6 ay ikamet süreli vizesiz seyahat edebilme hakkınada sahiptiler.加拿大公民还可以在没有护照的情况下,在美国滞留六个月。
Bu eğilimle mücadele edebilmek için bilim eğitiminde yanlılığı engelleme yöntemleri öğretilir.我曾经有机会用这种方法放弃学习而投身科学。
Caminin iç mekânı 100 metrekare büyüklüğünde olup, yaklaşık 200 kişi aynı anda ibadet edebilmektedir.礼拜大殿坐西朝东,可容纳200余人同时礼拜。
Eğer hastalık çok ciddiyse, terapinin devam edebilmesi için ilaçlar kullanılır.如果牠們生病,要使用藥品來治療。
Örneğin kütleleri 0,511MeV/c² olan bir elektron ve pozitron 1,022MeV enerjiyi yok edebilmektedirler.例如,一個電子及一個正子(電子的反粒子),都具有質量大小為511 keV,能對撞毀滅以產生1.022 MeV的能量。
2. Bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri daha yakından takip edebilmek.研究妨害:可遲滯對方之科技發展。
Yazarlık kariyerine devam edebilmek için 7 Haziran 1956'da istifa etti.그는 작가가 되기 위해서 1956년 6월 7일에 경찰직을 관두었다.
Yıllarca dünyayı dolaşarak adaletsizlik ile mücadele edebilmenin yolunu arar ve Gotham'a döner.수 년동안 불의에 맞서 싸우는 것에 대한 의미를 찾기 위해 전 세계를 여행하고서 그는 고담으로 돌아온다.
Mana elde edebilmek kolaydır.유일하게 얻기 쉽다.
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.그러나 모든 냄새를 막을 수는 없다.
Oyuncu devam edebilmek için en az dört görevi yapmalıdır.각국 선수단은 적어도 4명의 선수를 보낼 수 있다.
Kaçış alanı Yarışçıların pisti acil durumlarda terk edebilmelerini sağlayan bölüm.경기는 결과적으로 승부차기에서 우루과이가 이겨 준결승 진출에 성공하게 된다.
Her biri boyutları geçme gücünü elde edebilmek karşılığında kendileri için en değerli şeyi vermelidir.각 문제별로 최우수 답안 제출자에게는 최우수 풀이상을 수여한다.
Bu alanı kontrol edebilmek için çeşitli yapılar kullanır.이걸 관찰할 수 있는 다양한 서비스가 있다.
Geminin milyonlarca yıl ışıktan daha hızlı seyahat edebilmesinin sebebi de açıklığa kavuşmuş oluyor.즉, 우주의 나이는 별빛이 지구에 도달하기 위해 걸린 수십억년보다는 더 많아야 함을 보여 주는 증거이다.
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.그러므로 지구는 적어도 두 가지 운동을 하고 있다.
Aspasia, özellikle Perikles’in sapıklıklarını tatmin edebilmek için Atinalı kadınları ayartmakla suçlandı.특히 아스파시아는 페리클레스의 성적 도착을 만족시키기 위해 아테네의 여성을 타락으로 인도하고 있다고 비난했다.
Şu anda sivillerin adada bulunan USS Missouri müzesini ziyaret edebilmeleri mümkündür.현재는 미국 옥스퍼드의 미시시피 대학교 박물관에 보존되어 있다.
Öte yandan Zorba için kendini ifade edebilmenin yegane yolu rakstır.나는 그리스도의 모습을 표현할 방법을 찾기 위해 잠못이루는 나날을 보냈다.
Savaştan sonra, Sovyet yönetimi, "Sovyetler bütün sahillerde Batı ile rekabet edebilmeli" kararına vardılar.לאחר המלחמה הגיעו הסובייטים למסקנה, כי עליהם להדביק את המערב בכל מחיר.
Otel misafirlere açılmadan önce, halkın oteli ziyaret edebilmesi için halka açıldı.לעיתים, עשויים מלונות לקבל חבילות גם טרם הגעת האורח למלון.
Küçük balıkçı tekneleri ise daha iç kesimlere kadar devam edebilmektedirler.כלי שיט קטנים יותר יכולים להמשיך עד לזאגרב.
Az bir sayıda da olsa hayvan da beslenir, ancak beslenen hayvanlar köylünün ihtiyacını temin edebilmektedir.במשק חלקי מגדלים בעלי חיים אך אספקת המזון של בעלי החיים מגיעה מהכפרים.
Genellikle kriz meydana gelmeden önce birtakım işaretlerle kendisini belli edebilmektedir.לעיתים רחוקות יכול הכלב לפתח יכולת לחוש את ההתקף לפני שהוא קורה.
Bu alanı kontrol edebilmek için çeşitli yapılar kullanır.המוצב תרם רבות לשליטה בגזרה זו.
Sivil alana 44 uçak park edebilmektedir.באזור האזרחי של נמל התעופה ישנו מקום לכ-44 כלי טיס.
Grip A virüsünün bazı türleri domuzları ve diğer memeliler enfekte edebilmektedirler.זנים מסוימים של שפעת ייחודים לחזירים (ראו שפעת החזירים), וחזירים יכולים גם להידבק בשפעת אנושית.
Kilise artık kendisine ait çeviriyi etkin biçiminde dikte edebilme gücüne sahip değildi.הקהילה גם לא יכלה יותר להרשות לעצמה להחזיק מערכת דתית גדולה.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Лекарите може също така да насърчават пациентите да изпращат партньорите си да потърсят помощ.
Mars Savaşçısı'na dönüştüğünde ateşi kontrol edebilmektedir.Когато се превръща в Сейлър Марс, може да манипулира огъня.
Şanzıman, arazide hareket edebilmek için geliştirilmiştir.Приспособени са добре за придвижване върху земята.
Program koruyucusu: Randevuları takip edebilme.Временните караули не се включват в разписанието за караулите.
Mana elde edebilmek kolaydır.Важно е какво можеш да понесеш.
Ama ne kendisine bunu itiraf edebilmektedir ne de aşkına bir karşılık gelmektedir.Кой се обърна към него за нещо и не му се отзова благосклонно?
Bazı uç durumlarda hükümlüler intihara teşebbüs edebilmektedirler.Някои атентатори-самоубийци се опитват да постигнат мъченичество.
Bu etki, bir çevrimiçi sanal çevrede kişinin görünüşünü azami bir biçimde kontrol edebilmesinden kaynaklanır.Огледалата са особено полезни в случаите, когато по някакви причини зрителното поле на човека е ограничено.
Yıllarca dünyayı dolaşarak adaletsizlik ile mücadele edebilmenin yolunu arar ve Gotham'a döner.Putujući svijetom nekoliko godina u potrazi za sredstvima borbe protiv kriminala, vraća se u Gotham.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Liječnici također trebaju poticati bolesnike da upute svoje partnere na liječenje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod