Oradayken, ağırlıksızlığın nasıl bir şey olduğunu tecrübe edebilmesi için kendisini salıverdik.Una volta che fu stabile, lo lasciammo andare, per fargli sperimentare la vera assenza di peso.
Oradayken, ağırlıksızlığın nasıl bir şey olduğunu tecrübe edebilmesi için kendisini salıverdik.Une fois arrivé, on l'a laissé ressentir ce que l'apesanteur était vraiment.
Oradayken, ağırlıksızlığın nasıl bir şey olduğunu tecrübe edebilmesi için kendisini salıverdik.Và khi ông đã tới, thả ông ra để trải nghiệm cảm giác thật sự của không trọng lượng.
Oradayken, ağırlıksızlığın nasıl bir şey olduğunu tecrübe edebilmesi için kendisini salıverdik.Όταν ήταν, τον αφήσαμε να βιώσει την πραγματική αίσθηση της έλλειψης βάρους.
Oradayken, ağırlıksızlığın nasıl bir şey olduğunu tecrübe edebilmesi için kendisini salıverdik.Веднъж щом беше там, го оставихме да изпита какво наистина означава безтегловност.
Oradayken, ağırlıksızlığın nasıl bir şey olduğunu tecrübe edebilmesi için kendisini salıverdik.И когда он замер, оставили его пережить настоящую невесомость.
Oradayken, ağırlıksızlığın nasıl bir şey olduğunu tecrübe edebilmesi için kendisini salıverdik.І коли він завис у повітрі, відпустили його і дали можливість пережити справжню невагомість.
Oradayken, ağırlıksızlığın nasıl bir şey olduğunu tecrübe edebilmesi için kendisini salıverdik.ברגע שהוא היה שם, עזבנו אותו על מנת שיחווה מה הוא חוסר משקל באמת.
Oradayken, ağırlıksızlığın nasıl bir şey olduğunu tecrübe edebilmesi için kendisini salıverdik.و عندما كان في تلك الحالة ، تركناه لكي يجرب حقيقة اللاجذبية.
Oradayken, ağırlıksızlığın nasıl bir şey olduğunu tecrübe edebilmesi için kendisini salıverdik.無重量が本当にどんなものか体験してもらいました 最初の放物線飛行が終わると
Örneğin evde tekerlekli sandalye ile hareket edebilmek için değişiklikler yapılabilir.Asunto voidaan muuttaa esimerkiksi sellaiseksi, että siellä voi liikkua pyörätuolilla.
Örneğin evde tekerlekli sandalye ile hareket edebilmek için değişiklikler yapılabilir.Bostaden kan till exempel byggas om så att du kan röra dig med en rullstol i den.
Örneğin evde tekerlekli sandalye ile hareket edebilmek için değişiklikler yapılabilir.Por ejemplo, puede modificarse la vivienda de forma que sea posible desplazarse por ella en silla de ruedas.
Örneğin evde tekerlekli sandalye ile hareket edebilmek için değişiklikler yapılabilir.Квартира может быть переоборудована так, чтобы в ней можно было передвигаться в инвалидном кресле.
Örneğin evde tekerlekli sandalye ile hareket edebilmek için değişiklikler yapılabilir.يمكن مثلاً تعديل المسكن بحيث يمكنك التحرك فيه بكرسي المُقعدين (الكرسي المتحرك).
Örneğin, iş ortamı, bir özürlünün daha rahat hareket edebilmesi doğrultusunda değiştirilebilir.Esimerkiksi työympäristöä voidaan muuttaa niin, että vammaisen on helpompi kulkea.
Örneğin, iş ortamı, bir özürlünün daha rahat hareket edebilmesi doğrultusunda değiştirilebilir.Por ejemplo, se puede adaptar el entorno de trabajo de modo que no existan barreras arquitectónicas.
Örneğin, iş ortamı, bir özürlünün daha rahat hareket edebilmesi doğrultusunda değiştirilebilir.Till exempel kan arbetsmiljön modifieras så att den handikappade lättare kan röra sig där.
Örneğin, iş ortamı, bir özürlünün daha rahat hareket edebilmesi doğrultusunda değiştirilebilir.Например, обстановка на работе должна быть изменена таким образом, чтобы инвалиду было легче передвигаться.
O yüzden devam edebilmek için her bir hayranımızın DVDmizi satın almasına ihtiyacımız var.1個、2個なんて言わずに
O yüzden devam edebilmek için her bir hayranımızın DVDmizi satın almasına ihtiyacımız var.Abbiamo davvero bisogno che ogni fan compri il DVD per continuare il nostro lavoro.
O yüzden devam edebilmek için her bir hayranımızın DVDmizi satın almasına ihtiyacımız var.Donc nous avons vraiment besoin que chacun de nos fans achète le DVD si nous voulons continuer.
O yüzden devam edebilmek için her bir hayranımızın DVDmizi satın almasına ihtiyacımız var.Por isso precisamos que cada fã compre uma cópia para podermos continuar.
O yüzden devam edebilmek için her bir hayranımızın DVDmizi satın almasına ihtiyacımız var.So jeder einzelne Fan muss eine DVD kaufen damit wir weitermachen können.
O yüzden devam edebilmek için her bir hayranımızın DVDmizi satın almasına ihtiyacımız var.Έτσι θα χρειαστούμε πραγματικά κάθε ένα θαυμαστή από σας να αγοράσει το DVD αν είναι για να συνεχίσουμε.
O yüzden devam edebilmek için her bir hayranımızın DVDmizi satın almasına ihtiyacımız var.Поэтому мы просим каждого фаната купить себе копию DVD.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Älä itke luovuttaaksesi, itke jatkaaksesi.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Đừng khóc để rồi từ bỏ, hãy khóc để tiếp tục vươn lên.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Gnäll inte för att du ger upp! Skrik istället så att du orkar fortsätta. Fortsätt!
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Græd ikke over at give op, græd over at forsætte!
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Huil niet om op te geven, huil om door te gaan.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.포기했다고 울지마..계속 나아 갈려고 노력해
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Não chores por desistir. Chora por continuar.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Ne jokaj, da bo odnehal, jokaj in nadaljuje.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Ne kiáltsd hogy feladod, azt kiáltsd hogy kitartasz!
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Ne pleure pas pour abandonner, pleure pour continuer.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Nevzdávaj sa, pokračuj
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.No llores para rendirte, llora para seguir adelante.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Weine nicht um aufzugeben, weine um weiter zu machen.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Μην κλάψεις για να τα παρατήσεις. Κλάψε για να συνεχίσεις.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Не жалуйтесь на трудности, жалуйтесь на то, что вы хотите идти вперед!
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Не плач здаючись, плач ідучи вперед.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Плачи, за да продължиш. Не се отказвай!
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.אל תבכה בשביל לוותר, תבכה בשביל להמשיך!
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.لا تبكي لتستسلم ، ابكي لكي تستسمر.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.泣いてもいいから諦めずに続けるんだ やめるのに泣くんじゃない
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Así que, tienen que sobrevivir todos los peligros de la playa, y uno de los grandes peligros es el mar.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Chúng phải sinh tồn vượt qua những mối hiểm họa trên bãi biển, và một trong những hiểm họa lớn đó là biển.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Devono sopravvivere a tutti i pericoli della spiaggia, e uno dei grandi pericoli è il mare.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Ele trebuie să supraviețuiască pericolelor plajei și cel mai mare pericol este marea.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Então, eles têm de sobreviver a todos os perigos da praia, e um dos maiores perigos é o mar.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Musia prežiť všetky nebezpečenstvá pláže, jedným z nich je more.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Oni musí přežít všechna ta nebezpečí pláže, a právě jedním z nich je moře.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Zo, ze moeten alle gevaren van het strand overleven, en één van de grote gevaren is de zee.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Zwierzęta muszą przetrwać wiele niebezpieczeństw na plaży, a jednym z największych jest morze.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Те трябва да преодоляват всички опасности на плажа, а една от най-големите е морето.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.Elles doivent survivre aux périls de la plage, dont la mer. Ceci représente la mer.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.Jadi, mereka harus bertahan hidup dari semua bahaya di pantai, dan salah satu bahaya yang utama adalah laut.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.그들은 해변의 모든 위험들로부터 살아남아야 되는데요 가장 위험한 것이 바로 바다입니다. 이것은 바닷물인데요
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.Tehát túl kell élniük a tengerpart veszélyeit és az egyik legnagyobb veszély a tenger.