Tam zamanında geldin, yeni modeli test edebilir misin lütfen?You come right in time. Can you please test the new model?
Ona nasıl tahammül edebiliyorsun?How you can abide him?
O kadar yorgunum ki zar zor hareket edebiliyorum.I'm so tired that I can barely move.
Bana bir şeyde yardım edebilir misin?Could you help me with something?
Bir şey duyduğuma yemin edebilirdim.I could've sworn I heard something.
Bir şey gördüğüme yemin edebilirdim.I could've sworn I saw something.
Sana bir şeyde yardım edebilir miyiz?Can we help you with something?
Sana Almanca öğrenmen için kim yardım edebilir?Who can help you learn German?
Buralarda patlak bir lastiği tamir edebilecek bir yer var mı?Is there someplace around here that can fix a flat tire?
Hiç kimse bunu tahmin edebilirdi.No one could've predicted this.
Burada biri bana yardım edebilir mi?Can somebody give me a hand here?
Lütfen, biri bana yardım edebilir mi?Can somebody please help me?
Bize yardım edebilecek birisini tanıyorum.I know somebody who can help us.
Bize yardım edebilecek birisini biliyorum.I know somebody who can help us.
Sana yardım edebilecek birini tanıyorum.I know someone who can help you.
O adama nasıl tahammül edebiliyorsun?How can you put up with that guy?
Doğruyu bilse yardım edebilir.She might help if she knew the truth.
Görüşümü ifade edebilir miyim?Might I express my opinion?
Seni bir istekle rahatsız edebilir miyim?May I bother you with a request?
Ben gördüğüm bazı kişilere küfür edebilirdim.I could have sworn I saw somebody.
Bir kiliseyi ziyaret edebilir miyim?Can I visit a church?
Londra'da benim için kalacak bir yer tavsiye edebilir misin?Can you recommend to me a place to stay in London?
Londra'da, kalmam için bir yer tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend a place for me to stay in London?
Londra'da, kalmak için bana bir yer tavsiye edebilir misin?Can you recommend me a place to stay in London?
O sana yardım edebilir.He can help you out.
O size yardım edebilir.He can help you out.
Size yardım edebilirim.I can help you out.
Birçok kişi akupunkturun hastalıkları tedavi edebildiğine inanıyor.Many people believe that acupuncture can cure diseases.
Tek başına idare edebilir misin?Can you manage alone?
Bu tek başıma baş edebileceğimden çok daha fazla.That's more than I can handle alone.
Lütfen bunu benin için tercüme edebilir misin?Can you please translate this for me?
Tom yardım edebilir.Tom can help.
Tom tanıklık edebilir.Tom may testify.
Kontrol edebiliriz.We can check.
Yardım edebiliriz.We can help.
İdare edebiliriz.We can manage.
Devam edebiliriz.We can proceed.
Onlar yardım edebilirler.They can help.
Biri yardım edebilir mi?Can somebody help?
Dans edebilirim.I can dance.
Yardım edebildim.I could help.
Müdahale edebildim.I could intervene.
O, modern edebiyatının en önemli isimlerinden biridir.He's one of the most important figures in modern literature.
Onu erkek kardeşinden ayırt edebilir misin?Can you tell him from his brother?
Yardım edebilirsin.You can help.
Öncülük edebilirsin.You could lead.
Devam edebilirsin.You may continue.
Terfi edebilirsin.You may rise.
Tom'a yardım edebilirim.I can help Tom.
Belki Tom yardım edebilir.Maybe Tom can help.
Ben Japonya'ya seyahat edebilsem güzel olurdu.It would be nice if I could travel to Japan.
Hava düzelince devam edebiliriz.We'll be able to go on when it clears up.
Nereye park edebiliriz?Where can we park?
Sana yardım edebilen arkadaşların var, değil mi?You have friends who can help you, don't you?
Endişelenme. Tamir edebilirim.Don't worry. I can fix it.
Dans edebildiğini bilmiyordum.I didn't know you could dance.
Bununla ilgili yardım edebileceğime inanıyorum.I believe I can help with that.
Tom'u bulmana yardım edebileceğime inanıyorum.I believe I can help you find Tom.
Tahmin edebileceğimden eminim.I bet I can guess.
Bunu kabul edebilirim.I can accept that.