Onun doğru olmadığına seni temin edebilirim.I can assure you that's not true.
O hatayı tekrar yapmayacağımıza seni temin edebilirim.I can assure you we'll never make that mistake again.
Kendimi zorlukla kontrol edebiliyorum.I can barely control myself.
Onu senin için kontrol edebilirim.I can check that for you.
Onu tamir edebilirim.I can fix it.
Bunu tamir edebilirim.I can fix this.
Yardım etmemi istersen edebilirim.I can help if you want me to.
Yardım etmemi istiyorsan, yardım edebilirim.I can help if you want me to.
Eğer istersen yardım edebilirim.I can help if you want.
Onlara yardım edebilirim.I can help them.
Sigarayı bırakmana yardım edebilirim.I can help you stop smoking.
Kendime dikkat edebilirim.I can look out for myself.
Bunu idare edebilirim.I can manage this.
Tom'u ikna edebilirim.I can reason with Tom.
İyi bir berber tavsiye edebilirim.I can recommend a good barber.
İyi bir doktor tavsiye edebilirim.I can recommend a good doctor.
İyi bir avukat tavsiye edebilirim.I can recommend a good lawyer.
İyi bir restoran tavsiye edebilirim.I can recommend a good restaurant.
Sana hâlâ yardım edebilirim.I can still help you.
İkizleri ayırt edebilirim, sorun değil.I can tell the twins apart, no problem.
Tom'un buraya zamanında gelmeyeceğini neredeyse garanti edebilirim.I can almost guarantee that Tom won't get here on time.
Sana yardım edebildim.I could've helped you.
Sana yardım edebilirdim.I could've helped you.
Yardım edebilirdim.I could have helped.
Tom'un sesini duyduğuma yemin edebilirdim.I could have sworn I heard Tom's voice.
Tom'un Mary'yi öptüğünü gördüğüme yemin edebilirdim.I could have sworn I saw Tom kissing Mary.
Almamız gereken şeylerin bir listesini yapmana yardım edebilirim.I could help you make a list of things we need to buy.
Tom'a yardım edebildim.I could help Tom.
Sana bununla ilgili yardım edebilirim.I could help you with it.
Akşam yemeği için Tom'u eve davet edebilirim.I could invite Tom over for dinner.
Ayrılmadan önce dosyalarımı düzenlememe yardım edebilir misin?Can you help me organize my files before you leave?
Herhangi birinin bu kadar hızlı hareket edebileceğini bilmiyordum.I didn't know anyone could move that fast.
Pazartesi günü sana yardım edebilip edemeyeceğimi bilmiyorum.I don't know if I'll be able to help you on Monday.
Birinin bana şimdi yardım edebileceğini sanmıyorum.I don't think anybody can help me now.
Sana yardım edebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can help you.
Tom'un bununla ilgili bize yardım edebileceğini sanmıyorum.I don't think Tom can help us with this.
Sanırım Tom'a yardım etmesini rica edebilirdim.I guess I could ask Tom to help.
Sanırım Tom'u arayabilir ve ona uğramasını ve yardım etmesini rica edebilirdim.I guess I could call Tom and ask him to come over and help.
Dans edebildiğin hakkında hiçbir fikrim yoktu.I had no idea you could dance.
O, Nobel Edebiyat ödülünü kazandı.He won the Nobel Prize for Literature.
Bana yardım edebilecek arkadaşlarım var.I have friends who can help me.
Tom'u gelmesi için ikna edebildim.I've managed to persuade Tom to come.
Tom'u biraz para bağışlaması için ikna edebildim.I've managed to persuade Tom to donate some money.
Tom'un bize yardım edebileceğini umuyorum.I hope Tom can help us.
Umarım yardım edebiliyoruz.I hope we can help.
Bana yardım edebileceğini umuyorum.I hope you can help me.
Bize yardım edebileceğini umuyorum.I hope you can help us.
Umarım yardım edebilirsin.I hope you can help.
Yardım edebilip edemeyeceğimi bilmiyorum.I don't know if I can help or not.
Sana yardım edebilip edemeyeceğimizi bilmiyorum.I don't know if we can help you or not.
Hareket edebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can move.
Sanırım Tom sana yardım edebilirdi.I think Tom could help you.
Sadece yardım edebileceğimi umuyorum.I just hope I can help.
Sadece yardım edebileceğimi düşündüm.I just thought I might be able to help.
Yardım edebilecek bir adam tanıyorum.I know a man who can help.
Nasıl yardım edebileceğimizi biliyorum.I know how we can help.
Bizim yapabileceğimiz yardım edebilecek bir şey biliyorum.I know one thing we could do that might help.
Bize yardım edebileceğini biliyorum.I know you can help us.
Tom'u onu yapması için ikna edebilirim.I might be able to convince Tom to do that.
Bir pizza sipariş edebilirim.I might order a pizza.