Ana içeriğe geç
Sözlük

edebî ile cümle

edebî kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İstediğini davet edebilirsin.You may invite anyone you like.
Ona, arabamı nereye park edebileceğimi sordum.I asked him where I could park my car.
Cüzdanını alan adamı tarif edebilir misin?Can you describe the man who took your wallet?
Trenin ne kadar geç kalacağını tahmin edebilir misiniz?Can you estimate how late the train will be?
Lavabomuzu tamir edebilir misin?Can you fix our sink?
Sadece bir dakika bana yardım edebilir misin?Can you help me for just a minute?
Tom üniversitede edebiyatı asıl branş olarak aldı.Tom majored in literature at the university.
Tom bir Çin edebiyatı profesörüdür.Tom is a professor of Chinese literature.
Tom İngiliz edebiyatı okumayı sever.Tom likes reading English literature.
Bazı insanlar geleceği tahmin edebildiklerini söylüyor.Some people say they can predict the future.
Uzayda seyahat edebilmeyi ister misin?Do you wish you could travel in space?
Elmasın değerini tahmin edebilir misin?Can you guess the worth of the diamond?
Ne zaman seyahat edebilirim?When can I travel?
Saat 7 ile 9 arasında kahvaltı edebilirsiniz.You can have breakfast between 7 and 9.
Otelin arkasına park edebilirsin.You can park behind the hotel.
İnsan yaşamı dışbükeyse, onu optimize edebiliriz.If human life is convex, we can optimize it.
İyi bir restoran tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good restaurant?
Muhtemelen neler olduğunu tahmin edebilirsiniz.Although you can probably guess what's happening.
Zamanım olsa, sana yardım edebilirim.If I had time, I could help you.
Zamanım olsaydı, sana yardım edebilirdim.If I had time, I could help you.
Tereyağını margarinden ayırt edebilir misin?Can you tell butter from margarine?
Şimdi hasarlı lastiğimi tamir edebilir misin?Can you fix my broken tire now?
Madam Tussaud'yu ziyaret edebilir miyim?Can I visit Madame Tussauds?
London Eye'ı ziyaret edebilir miyim?Can I visit the London Eye?
Bana yardım edebilirsen minnettar kalırım.I'd be very grateful if you could help me.
Ben bir bardak ikram edebilir miyim?May I offer you a glass?
Onlar iyi ata binebiliyor ve iyi ateş edebiliyorlardı.They could ride and shoot well.
Her vahşi dans edebilir.Every savage can dance.
Amerikan edebiyatı eğitimi görmek için Amerika'ya gitti.He went to America to study American literature.
Bu kelimeleri telaffuz edebilir misin?Can you pronounce these words?
Rahatsız ettiğim için özür dilerim, ama arabam bozuldu, yardım edebilir misin?Sorry to trouble you, but my car is broken, can you help me?
Gerçekten yardım edebilmeyi isterdim.I really wish I could help.
Eğer ihtiyacı olursa ona yardım edebilirim.I can help him if he needs it.
Yılın bu zamanında ne Roma'ya girebilirsin ne de terk edebilirsin.During this time of the year you can neither enter nor leave Rome.
Yaşlılar, Usenet günlerinde internetin daha özgür olduğunu iddia edebilirler.Old-timers might argue the Internet was freest during the Usenet days.
Sıkıntıdalar. Onlara yardım edebilir misin?They are in trouble. Can you help them?
Yardım edebilir miyiz?Can we provide assistance?
Onun benimle daha fazla zaman geçirmesi için onu nasıl ikna edebileceğimi düşünüyorsun?How do you think I can convince her to spend more time with me?
Çocuklara bakmak için yardım edebilir misin?Can you help look after the kids?
Birinin bana yardım edebilmesinin pek olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone can help me.
Keşke iştahımı nasıl kontrol edebileceğimi anlayabilsem.I wish I could figure out how to control my appetite.
Sakıncası yoksa, valizinizi kontrol edebilir miyiz?If you don't mind, may we inspect your suitcase?
Onu hatalı olduğuna dair ikna edebileceğin hiç olası değil.It's unlikely that you'll ever be able to convince him that he's wrong.
Bana yardım edebilecek tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know who can help me.
Birinin arzu edebileceği en iyi köpeksin!You've been the best dog one could desire!
Hasta olduğunu bilseydim seni hastanede ziyaret edebilirdim.If I had known that you were sick, I could have visited you in the hospital.
Sizi biraz rahatsız edebilir miyim?May I disturb you just a moment?
Telefon numaranı rica edebilir miyim?May I ask for your phone number?
Tom Paris'i ziyaret ettiğinde Fransızca olarak kendini ifade edebildi.Tom was able to make himself understood in French when he visited Paris.
Tom caddenin her iki tarafına da park edebilirsiniz diyor.Tom says we can park on either side of the street.
Tom sana yardım edebilir.Tom might be able to help you.
Tom bana yardım edebilecek tek kişi.Tom is the only person who can help me.
Tom Fransız edebiyatına ilgi duyuyor.Tom is interested in French literature.
Tom önümüzdeki pazartesi bizi ziyaret edebilip edemeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know if he'll be able to visit us next Monday.
Tom kendini Fransızca olarak ifade edebilir.Tom can make himself understood in French.
Tom oldukça iyi dans edebilir.Tom can dance quite well.
Tom oldukça iyi dans edebilir, değil mi?Tom can dance fairly well, can't he?
Keşke Tom'u kalması için nasıl ikna edebileceğimi çözebilsem.I wish I could figure out how to convince Tom to stay.
Tom Mary'ye yardım edebildi.Tom was able to help Mary.
Tom Mary'nin onun saatini tamir edebileceğini düşünmedi.Tom didn't think Mary could fix his watch.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod