Ana içeriğe geç
Sözlük

edebî ile cümle

edebî kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu bulaşıkları yıkamama yardım edebilir misin?Can you help me wash these dishes?
Neye sahip olduğumu tahmin edebilir misin?Can you guess what I have?
Kulübümüze katılması için onu ikna edebilir misin?Can you persuade him to join our club?
Sana işinde yardım edebilirdim.I could have helped you with your work.
Yardım edebileceğim bir şey var mı?Is there anything that I can do to help you?
Benim yaşımı tahmin edebilir misiniz?Can you guess my age?
Amerikan edebiyatına ilgi duyuyorum.I am interested in American literature.
Sana bu kitabı tavsiye edebilirim.I can recommend this book to you.
Buna tanıklık edebilirim.I can testify to that.
Kendimi İngilizce olarak ifade edebildim.I could make myself understood in English.
Edebiyata senin kadar ilgi duymuyorum.I am not as interested in literature as you.
Klasik edebiyatla çok ilgileniyorum.I'm very interested in classical literature.
Klasik Japon edebiyatını son kez lisede okudum.The last time I read classical Japanese literature was in high school.
Üniversitede Amerikan edebiyatı dalında öğrenim gördüm.I majored in American literature at college.
Onu teselli edebilirim.I can comfort her.
Ona yardım edebildim.I was able to help her.
Amerikan edebiyatı üzerine geniş bir kütüphanem var.I have a large library on American literature.
Yardım edebilir miyim?Can I help?
İnsanoğlu çevreye dikkat etmezse çevre insanoğlunu yok edebilir.If mankind doesn't take care of the environment, the environment may eliminate mankind.
Ürünü haziran ayında teslim edebiliriz.We can deliver the product in June.
Tayfun yüzünden uçuşu iptal edebilirler.They might have to cancel the flight because of the typhoon.
Dürüstlüğün uzun vadede ödeme yaptığına seni temin edebilirim.I can assure you that honesty pays in the long run.
Bu sözcüğü telaffuz edebilecek biri var mı?Is there anyone who can pronounce this word?
Bu zor durumla kim baş edebilir?Who can deal with this difficult situation?
Bana yardım edebilecek biri var mı?Is there someone who could help me?
Fiyatı tahmin edebilir misiniz?Can you guess the price?
Keşke kayıp zamanı telafi edebilsem.I wish I could make up for lost time.
Çinli bir insanı Japon'dan ayırt edebilir misin?Can you tell a Chinese person from Japanese?
Yazar Avrupa edebiyatının tüm farklı türlerini bir araya getirmiş.The author lumps all the different European literatures together.
Caddenin her iki tarafında da park edebilirsiniz.You can park on either side of the street.
Paketlemek için cumartesi günü bana yardım edebilir misin?Could you give a me hand packing on Saturday?
Bunu teslim edebilir misin?Can you deliver this?
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musun?Can you imagine him driving such a splendid car?
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine him driving such a splendid car?
O yanılgan olduğunu itiraf edebilecek bir terbiyeye sahip değildi.He didn't have the decency to admit that he was wrong.
Japon edebiyatını ona tanıtmaya çalışmanın bir faydası yok.There is no point in trying to introduce Japanese literature to him.
En azından onun iyiliğini taktir edebilirdin.You might at least have appreciated his kindness.
Onun kitaplarını okuduktan sonra bir ev inşa edebileceğimi hissediyorum.After reading his books I feel I can construct a house.
Dört dilde kendini ifade edebilir.He can make himself understood in four languages.
O, Kaliforniya Üniversitesinde Japon edebiyatı üzerine bir dizi konferans verdi.He gave a series of lectures on Japanese literature at UCLA.
Yalnız gitmeye cesaret edebilir mi?Dare he go alone?
O Amerikan edebiyatı okumak amacıyla Amerika'ya gitti.He went to America for the purpose of studying American literature.
İngiliz edebiyatında çok bilgilidir.He is well read in English literature.
O Yunan edebiyatında güvende gibi görünüyor.He seems to be at home in Greek literature.
Fransız edebiyatına aşinadır.He is well acquainted with French literature.
Kendini İngilizce olarak ifade edebilir.He can make himself understood in English.
O, İngiliz edebiyatı okumak amacıyla İngiltere'ye gitti.He went to England for the purpose of studying English literature.
Onun ana dalı İngiliz edebiyatıdır.He majors in English literature.
O, sessizce ve çabucak hareket edebilir.He can move quietly and quickly.
Ailenin geri kalanını taklit edebilir.He can imitate the rest of the family.
O, modern edebiyatı asıl branş olarak alıyor.He majors in modern literature.
Sağlığını kurtardı, bu yüzden artık çalışmalarına devam edebiliyor.He has recovered his health, so he is now able to resume his studies.
O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi biliyor.He is at home in modern English literature.
O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi bilir.He is at home in modern English literature.
Çağdaş edebiyat okuyor.He studies contemporary literature.
Küçük bir ev inşa edebildi.He was able to build a small house.
O, bir Japon edebiyatı öğrencisidir.He's a student of Japanese literature.
Kendini edebiyat çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of literature.
Yarın raporunu teslim edebilecek.He will be able to hand in his report tomorrow.
Onu benim düşünce tarzıma ikna edebildim.I managed to bring him around to my way of thinking.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod