Ana içeriğe geç
Sözlük

edebî ile cümle

edebî kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Profesör çağdaş edebiyata aşinadır.The professor is familiar with contemporary literature.
Bugünlerde evini ziyaret edebilir miyim?May I visit your home one of these days?
Sizi şeker için rahatsız edebilir miyim?May I trouble you for the sugar?
Affedersin ama bana yardım edebilir misin?Excuse me, but can you help me?
John Oxford Üniversitesi'nde Fransız edebiyatı profesörü ve eşi Fransız.John is professor of French literature at Oxford and his wife is French.
Kaş çatma öfke ya da hoşnutsuzluk ifade edebilir.A frown may express anger or displeasure.
Onu teslim edebilir misin?Can you deliver that?
Bu kuş insan sesini taklit edebilir.This bird can imitate the human voice.
Bu bileti iptal edebilir miyim?Can I cancel this ticket?
Buralarda güzel bir restoran tavsiye edebilir misiniz?Could you recommend a nice restaurant near here?
Bu kapıyı tamir edebilir misin? Gıcırdıyor.Can you fix this door? It's creaking.
Bu yahnide bana yardım edebilir misin?Could you give me a hand with this stew?
Buraya park edebilirsin.You can park here.
Arabamı buraya park edebilir miyim?Could I park my car here?
Burada park edebilirsiniz.You may park here.
Onu bu şekilde yaparsan, birkaç saat tasarruf edebilirsin.If you do it this way, you can save several hours.
Dr. Clark, sizden bir iyilik rica edebilir miyim?Dr. Clark, may I ask a favor of you?
Gelmek isteyen herkesi davet edebilirsin.You may invite whoever wants to come.
Her kim gelmek isterse davet edebilirsin.You may invite whoever wants to come.
Bazı kanser türlerini tedavi edebiliriz.We can cure some types of cancer.
Ben yardım edebildiğime sevindim.I'm glad I could help.
Keşke sana yardım edebilsem.I wish I could help you.
Adınızı ve adresinizi rica edebilir miyim?Might I ask your name and address?
Eve kadar size eşlik edebilir miyim?May I escort you home?
İstediğin zaman beni ziyaret edebilirsin.You may call on me whenever you like.
Yalnız seyahat edebilmek için çok gençsiniz.You are too young to travel alone.
Tavsiye edebileceğin mutfak ya da restoran türleri var mıdır?Are there any types of cuisine or restaurants that you could recommend?
Papağan bir insanın sesini taklit edebilir.A parrot can mimic a person's voice.
Bir papağan insan konuşmasını taklit edebilir.A parrot can imitate human speech.
Papağanlar insan konuşmasını taklit edebilen tek hayvandır.Parrots are the only animal that can imitate human speech.
İşi her zaman terk edebilirsin.You can always quit the job.
Ben, bir gün sizi ziyaret edebilir miyim?May I call on you some day?
Seni ne zaman ziyaret edebilirim?When can I visit you?
Bu doktor onun kanserini tedavi edebilir.That doctor may cure him of his cancer.
Gerçekleri onun yüzüne ifade edebilir misin?Can you state the facts to his face?
Mademki tekrar iyisin,seyahat edebilirsin.Now that you are well again, you can travel.
Tom'u ikiz kardeşinden ayırt edebilir misin?Can you tell Tom from his twin brother?
Dans edebilirsin, değil mi?You can dance, can't you?
Şimdi buradaysan, temizlemeye yardım edebilirsin.Now that you are here, you can help do the cleaning.
Hasta olduğunu bilseydim, seni hastanede ziyaret edebilirdim.If I had known about your illness, I could have visited you in the hospital.
Yürüyüşünüzde size eşlik edebilir miyim.May I accompany you on your walk?
Bana yardım edebilecek tek kişisin.You're the only one who can help me.
Tavsiye edebileceğin biryer var mı?Is there any place you recommend?
Sadece GIF dosyalarını ithal edebilirim.I can only import GIF files.
"Size yardım edebilir miyim?" "Hayır, teşekkürler. Sadece bakıyorum.""May I help you?" "No, thank you. I'm just looking."
"Size yardım edebilir miyim?" Hayır teşekkür ederim. Ben sadece etrafımı seyrediyorum.""Can I help you?" "No, thank you. I'm just looking around."
"Size yardım edebilir miyim?" "Evet, bir elbise arıyorum.""May I help you?" "Yes, I'm looking for a dress."
"Buraya park edebilir miyim?" "Hayır, etmemelisin.""May I park here?" "No, you must not."
Bir kiraz veya ananas ile kokteyli dekore edebilirsin.You can decorate the cocktail with a cherry or a pineapple.
İnsanın aya seyahat edebileceği zaman yakında gelecek.The time will soon come when man will be able to travel to the moon.
Ayda yürümeyi hayal edebilir misin?Can you imagine walking on the moon?
15 Mart'a kadar laboratuvar ekipmanını teslim edebileceğimden eminim.I'm certain we can deliver the laboratory equipment by March 15th.
Beni daha sonra tekrar aramanı rica edebilir miyim?May I ask you to call me back later?
Güzel hava sayesinde, tüm ürünleri bir gün içinde hasat edebildik.Thanks to the nice weather, we were able to harvest all of the crops in a day.
Konferansçı genel olarak Amerikan edebiyatı ve özellikle Faulkner hakkında konuştu.The lecturer spoke generally about American literature and specifically about Faulkner.
Şimdi ne düşündüğümü hayal edebilir misin?Can you imagine what I am thinking now?
Lavaboyu bu öğleden sonra tamir edebilirim.I am able to fix the sink this afternoon.
Onu bu akşam teslim edebiliriz.We can deliver it this evening.
Vejetaryen yemekleri tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend any vegetarian dishes?
Bir çocuk bile doğru ile yanlışı ayırt edebilir.Even a child knows right from wrong.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod