Ana içeriğe geç
Sözlük

edebî ile cümle

edebî kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'u onu yapmaya ikna edebileceğini düşünüyor musun?Do you think you could talk Tom into doing that?
Bir aşk mektubu yazmama yardım edebilir misin?Can you help me write a love letter?
Tom'a yardım edebileceğini düşünmüyor musun?Don't you think you can help Tom?
Tom'a yardım edebileceğimizi düşünmüyor musun?Don't you think we can help Tom?
Lütfen bunu benim için tercüme edebilir misiniz?Could you please translate this for me?
Yarın Tom'u bize yardım etmek için ikna edebilip edemeyeceğini merak ediyorum.I wonder if you could talk Tom into helping us tomorrow.
Bu kadar zengin birinin nasıl da bu kadar çok şikayet edebileceğini anlamıyorum.I don't understand how someone so rich can complain so much.
Bu kadar zengin birisi nasıl bu kadar şikayet edebilir?How can someone so rich complain so much?
Tom yarın Mary'nin bize yardım edebilip edemeyeceğini soracak.Tom is going to ask Mary if she can help us tomorrow.
Tom'u gönüllü olmaya ikna edebileceğini düşünüyor musun?Do you think you could convince Tom to volunteer?
Tom, Mary'nin yarın bize yardım edebilip edemeyeceğini görecek.Tom is going to see if Mary can help us tomorrow.
Tom ve Mary bana yardım edebildiler.Tom and Mary were able to help me.
Dizüstü bilgisayarımı tamir edebilir misin?Can you fix my laptop?
Televizyonumu tamir edebilir misin?Can you fix my TV?
Lavabomu tamir edebilir misin?Can you fix my sink?
Musluğumu tamir edebilir misin?Can you fix my faucet?
Tuvaletimi tamir edebilir misin?Can you fix my toilet?
Bisikletimi tamir edebilir misin?Can you fix my bike?
Kamyonumu tamir edebilir misin?Can you fix my truck?
Tom'un sana yardım edebileceğinden şüpheliyim.I doubt that Tom can help you.
Orada ne olduğuna gelince sadece tahmin edebiliriz.As to what happened there, one can only speculate.
Orada olanları sadece tahmin edebiliriz.We can only guess what happened there.
Herkes Mary'yi rahatsız edebilir ama herkes kaçamayacak.Anyone can offend Mary, but not everyone will be able to escape.
Bir damla sudan bir mantıkçı bir Atlantik veya bir Niagara'yı tahmin edebilir.From a drop of water a logician could predict an Atlantic or a Niagara.
Edebiyatta son Nobel Ödülünü kimin kazandığını biliyor musun?Do you know who won the last Nobel Prize in Literature?
Yani bunu ifade edebiliyorsun.So you can express it.
Bir papağan insan sesini taklit edebilir.A parrot can imitate the human voice.
Mary, özel derslerini ingilizce olarak verir, böylece çalışmalarını finanse edebilir.Mary gives private tuition in English, so that she can finance her studies.
Tom beni takip edebilirdi.Tom could have followed me.
Rio'da size yardım edebilecek birini tanıyorum.I know someone in Rio who might be able to help you.
Alkol bir insanın karaciğerini yok edebilir.Alcohol can destroy the liver of a man.
Muhtemelen bunu yapmamıza yardım edebilecek tek kişi sensin.You're probably the only person who can help us do that.
Tom'un bunu yapmasına yardım edebilirim.I could help Tom do that.
Eğer meşgul değilsen, belki bana yardım edebilirsin.If you aren't busy, perhaps you could help me.
Bugün Tom'a yardım edebilecek tek kişi benim.I'm the only person who can help Tom today.
Tom'un bunu yapmasına yardım edebileceğimi düşündüm.I thought I'd be able to help Tom do that.
Tom bize yardım edebileceğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought he'd be able to help us.
Sanırım bunu yapmana yardım edebileceğim.I think I'll be able to help you do that.
Tom bize bunu yapmamıza yardım edebileceğini söyledi.Tom said he'd be able to help us do that.
Tom'un bunu yapmana yardım edebileceğinden eminim.I bet Tom could help you do that.
Sanırım Tom'un bunu yapmasına yardım edebilirim.I think I can help Tom do that.
Tom'un Mary'yi bunu yapmayı bırakmaya ikna edebileceğini düşünmemiştim.I didn't think Tom would be able to convince Mary to stop doing that.
Sanırım sana yardım edebiliriz.I think we'll be able to help you.
Sanırım size yardım edebiliriz.I think we'll be able to help you.
Tom muhtemelen Mary'yi bunu yapmaya ikna edebilir.Tom could probably talk Mary into doing that.
Sanırım Tom Mary'yi bunu yapmaya ikna edebildi.I think Tom could talk Mary into doing that.
Tom, Mary'ye yardım edebileceğini umduğunu söyledi.Tom said he was hoping he could help Mary.
Belki Tom Mary'yi bunu yapmaya ikna edebilir.Maybe Tom could talk Mary into doing that.
Boston'u ziyaret edebildim.I was able to visit Boston.
Tom Mary'yi bunu yapmaya ikna edebildi.Tom was able to persuade Mary to do that.
Tom, Mary'ye yardım edebilen tek kişidir.Tom is the only person who can help Mary.
Şarkı söyleyebilirim ve dans edebilirim.I can sing and I can dance.
Tom'un Mary'ye yardım edebileceğini düşündüm.I thought Tom would be able to help Mary.
Tom bize yardım edebileceğini düşündü.Tom thought he could help us.
Tom Mary'nin bunu yapmasına yardım edebileceğini düşünüyordu.Tom thought he could help Mary do that.
Tom, Mary'ye yardım edebileceğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought he could help Mary.
Sadece Boston'u ziyaret edebilirim.I just might visit Boston.
Sanırım Tom Mary'ye yardım edebilecek.I'm not doing that again.
Eğer isteseydi Tom Mary'ye yardım edebilirdi.Tom could help Mary if he wanted to.
Tom yardım edebilip edemeyeceğini sordu.Tom asked if he could help.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod