Tom Mary'yi bunu yapmaya ikna edebilir.Tom could convince Mary to do that.
Sanırım Tom yarın Mary'ye yardım edebilir.I think Tom can help Mary tomorrow.
Sanırım Tom Mary'nin onu yapmasına yardım edebilir.I think Tom can help Mary do that.
Tom ve ben Mary'ye yardım edebildik.Tom and I were able to help Mary.
Tom, Mary'ye yardım edebileceğinden emin değil.Tom isn't sure he can help Mary.
Tom Mary'ye yardım edebileceğini düşündü.Tom thought he could help Mary.
Tom bana yardım edebilirdi.Tom could've helped me.
Tom zorlukla hareket edebilir.Tom could hardly move.
Tom hızlı hareket edebilir.Tom can move quickly.
Tom zorlukla hareket edebiliyor.Tom can hardly move.
Zorlukla hareket edebiliyorum.I can hardly move.
Tom'un bana yardım edebilip edemeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether Tom might be able to help me.
Tom bunu yapmayı kabul edebilir gibi görünüyor.It looks like Tom may agree to do that.
Elimden gelse Tom'a yardım edebilirdim.I'd have helped Tom if I could've.
Bence Tom bunu yapmayı kabul edebilir.I think Tom may agree to do that.
Bunu yapmanıza yardım edebilirim.I might be able to help you do that.
Belki tekrar birlikte seyahat edebiliriz.Maybe we can travel together again.
Birlikte seyahat edebileceğimizi düşündüm.I thought we could travel together.
Tom bunu yapmayı kabul edebileceğini söyledi.Tom said he might agree to do that.
Nasıl yardım edebileceğimden emin değildim.I wasn't sure how I could help.
Tom bunu yapmayı kabul edebilirdi.Tom might've agreed to do that.
Tom bunu yapmayı kabul edebilir.Tom might agree to do that.
Bu saati tamir edebilir misiniz?Can you repair this watch?
Birlikte seyahat edebiliriz.We could travel together.
Tom Mary'nin bunu yapmasına yardım edebileceğini umuyordu.Tom was hoping he could help Mary do that.
Tom, Mary'ye bunu yapmasına yardım edebileceğini umuyor.Tom is hoping he can help Mary do that.
Tom Mary'nin bunu yapmayı kabul edebileceğini söyledi.Tom said Mary might agree to do that.
Hâlâ bize yardım edebilir misin?Can you still help us?
Tom ve Mary birlikte seyahat edebilirlerdi.Tom and Mary could travel together.
Tom Mary'ye yardım edebileceğini umuyordu.Tom was hoping he could help Mary.
Tom Mary'ye yardım edebileceğini umuyor.Tom is hoping he can help Mary.
Tom'un bize yardım edebilip edemeyeceğini bilmiyorum.I don't know if Tom can help us.
Bana ismimle hitap edebilirsin.You can call me by my first name.
Tom bugün bize yardım edebilir.Tom might help us today.
Sanırım hepimiz bunun kötü bir fikir olduğunu kabul edebiliriz.I think we can all agree that that's a bad idea.
Tom'u para bağışlamaya ikna edebildin mi?Were you able to persuade Tom to donate money?
Tom, Mary'ye yarın bize yardım edebilip edemeyeceğini soracak.Tom will ask Mary if she can help us tomorrow.
Tom, Mary'nin bugün bize yardım edebileceğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary might help us today.
Tom'u araba kullanmaya ikna edebileceğini düşünüyor musun?Do you think you could persuade Tom to drive?
Tom bugün senin bize yardım edebileceğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought you could help us today.
Tom'u gönüllü olması için ikna edebildiniz mi?Were you able to persuade Tom to volunteer?
Tom bugün birkaç saatliğine yardım edebildi.Tom was able to help today for a few hours.
Keşke bugün sana yardım edebilsem ama edemem.I wish I could help you today, but I can't.
Tomu sana yardım etmeye ikna edebildin mi?Were you able to persuade Tom to help you?
Tom bugün bizeyardım edebileceğini düşünüyordu.Tom thought he'd be able to help us today.
Tom, Mary'nin bunu yapmayı kabul edebileceğini söyledi.Tom said that Mary might agree to do that.
Arabamı nerede park edebileceğimi söyler misiniz?Could you tell me where I can park my car?
İstersen bunu yapmana yardım edebilirim.I can help you do that if you want me to.
Tom'u araba sürmeye ikna edebildin mi?Were you able to persuade Tom to drive?
Tom Mary'yi araba sürmeye ikna edebildi.Tom was able to persuade Mary to drive.
Tom bugün bize yardım edebileceğini söyledi.Tom said he'd be able to help us today.
Bunu yapmama yardım edebilip edemeyeceğini merak ediyorum.I wonder if you could help me do that.
Tom Mary'ye bugün bize yardım edebileceğini söyledi.Tom told Mary he could help us today.
Tom'un Mary'ye yardım edebilecek arkadaşları var.Tom has friends who can help Mary.
Bana bu konuda yardım edebilir misin?Can you give me a hand with this?
Belki Tom'un bunu yapmasına yardım edebilirim.Maybe I could help Tom do that.
Bana bir dakika yardım edebilir misin?Could you help me for a second?
Tom bugün bize yardım edebileceğini söylüyor.Tom says he can help us today.
Tom'u bunu yapmaya ikna edebilen tek kişi sensin.You're the only person that can persuade Tom to do that.
Tom yarın bize yardım edebileceğini düşünüyordu.Tom thought he'd be able to help us tomorrow.